Eskişehirspor’un efsane futbolcusu Ender Konca, ES TV’de yayımlanan Sabah Kahvesi Programı’na konuk oldu. Şinasi Kula’nın sorularını cevaplayan Konca, önemli açıklamalarda bulundu.
Babam ve amcam teşvik etti
ES TV’de yayımlanan Sabah Kahvesi Programı’nda Şinasi Kula’nın sorularını yanıtlayan Konca önemli açıklamalarda bulundu. Konca, “Futbola Kasımpaşa’nın altyapısında başladım. Babam ve amcam benim futbolcu olmamı çok istediler. Babam, İngiltere konsolosluğunda çalışıyordu. Bana İngiltere’den Siyah-Kırmızı krampon getirmişti. Maçlarda gol attığımda babam ve amcam bana gol primi verirdi. Hayatımda hep iyi antrenörlerle çalıştım. Bunda şansım yaver gitti.”
Es Es’i tercih ettim
“Beni çok isteyen kulüp vardı. Fenerbahçe, Galatasaray gibi. Hayatımda yedek kalmayı hiç sevmezdim. Yedek kalacağım korkusundan gitmedim bu iki takıma. Önce Altay benle görüştü, daha sonra Aydın Begiter benle görüşmeye geldi. İkna kabiliyeti çok iyiydi ve beni ikna ederek Eskişehir’e getirdi.”
Aramız açılıyor
“Biz İstanbul’a kafa tuttuk. Ligi 2 sefer 2’nci bitirdik. Çok güzel işler yaptık. Biz Türkiye’de devrim yaptık. Abdullah Geçiç ile beraber Anadolu’da futbol devrimi yaptık. Ancak bizden sonraki futbolcuları unutmamak gerekiyor. Öyle bir ortam yaratılıyor ki, bizden sonra görev alan futbolcularla aramız açılıyor. O futbolcularında bu kulüpte emekleri var.”
O adam Amigo Orhan’mış
“Eskişehirspor formasıyla ilk maçımı oynayacağım. Stadyuma çıktım, ısınmaya. Baktım bir tane adam geçmiş sahanın ortasına kireçlere vuruyor, sonra tribündekiler Es Es Es, ki ki ki Es ki Es ki Es” tezahüratını söylüyor. Tüylerim diken diken olmuştu o an. Sonra içeriye girdim. Arkadaşlarıma döndüm, “Ortada bir amigo var inletiyor ortalığı” dedim. Sonra öğrendim ki o Amigo Orhan’mış”.
Begiter çok iyi başkandı
“Türkiye’de çok iyi tanıdığım ve beğendiğim 2 başkan vardır. Birisi Aydın Begiter, diğeri de İlhan Cavcav. Bu ikisi mükemmel yöneticilerdir. Bizim yıllarda yapılan transferlerle Yalçın Kılıçoğlu, Nafiz Yazıcıoğlu, Şükrü Kuntasal ile Aydın Begiter ilgileniyordu. Begiter, transferden çok iyi anlardı. Aydın Begiter, “Şu futbolcuyu alalım” derdi; Yalçın Kılıçoğlu’da hemen parayı verirdi.”
Babam ve amcam teşvik etti
ES TV’de yayımlanan Sabah Kahvesi Programı’nda Şinasi Kula’nın sorularını yanıtlayan Konca önemli açıklamalarda bulundu. Konca, “Futbola Kasımpaşa’nın altyapısında başladım. Babam ve amcam benim futbolcu olmamı çok istediler. Babam, İngiltere konsolosluğunda çalışıyordu. Bana İngiltere’den Siyah-Kırmızı krampon getirmişti. Maçlarda gol attığımda babam ve amcam bana gol primi verirdi. Hayatımda hep iyi antrenörlerle çalıştım. Bunda şansım yaver gitti.”
Es Es’i tercih ettim
“Beni çok isteyen kulüp vardı. Fenerbahçe, Galatasaray gibi. Hayatımda yedek kalmayı hiç sevmezdim. Yedek kalacağım korkusundan gitmedim bu iki takıma. Önce Altay benle görüştü, daha sonra Aydın Begiter benle görüşmeye geldi. İkna kabiliyeti çok iyiydi ve beni ikna ederek Eskişehir’e getirdi.”
Aramız açılıyor
“Biz İstanbul’a kafa tuttuk. Ligi 2 sefer 2’nci bitirdik. Çok güzel işler yaptık. Biz Türkiye’de devrim yaptık. Abdullah Geçiç ile beraber Anadolu’da futbol devrimi yaptık. Ancak bizden sonraki futbolcuları unutmamak gerekiyor. Öyle bir ortam yaratılıyor ki, bizden sonra görev alan futbolcularla aramız açılıyor. O futbolcularında bu kulüpte emekleri var.”
O adam Amigo Orhan’mış
“Eskişehirspor formasıyla ilk maçımı oynayacağım. Stadyuma çıktım, ısınmaya. Baktım bir tane adam geçmiş sahanın ortasına kireçlere vuruyor, sonra tribündekiler Es Es Es, ki ki ki Es ki Es ki Es” tezahüratını söylüyor. Tüylerim diken diken olmuştu o an. Sonra içeriye girdim. Arkadaşlarıma döndüm, “Ortada bir amigo var inletiyor ortalığı” dedim. Sonra öğrendim ki o Amigo Orhan’mış”.
Begiter çok iyi başkandı
“Türkiye’de çok iyi tanıdığım ve beğendiğim 2 başkan vardır. Birisi Aydın Begiter, diğeri de İlhan Cavcav. Bu ikisi mükemmel yöneticilerdir. Bizim yıllarda yapılan transferlerle Yalçın Kılıçoğlu, Nafiz Yazıcıoğlu, Şükrü Kuntasal ile Aydın Begiter ilgileniyordu. Begiter, transferden çok iyi anlardı. Aydın Begiter, “Şu futbolcuyu alalım” derdi; Yalçın Kılıçoğlu’da hemen parayı verirdi.”