Yaz sıcaklarıyla birlikte artan klima kullanımı, uzmanlara göre göz ardı edilen bir sağlık riskini yeniden gündeme taşıdı. Düzenli bakımı yapılmayan klima ve su sistemlerinde çoğalabilen legionella bakterisinin neden olduğu lejyoner hastalığına karşı uzmanlar uyarıda bulunuyor. Güven Çayyolu Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Barış Mustafa Poyraz, özellikle yaz döneminde kapalı alanlarda çalışan iklimlendirme sistemlerinin sağlık açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtti. Poyraz’a göre bakımsız klima sistemleri ve durgun su kaynakları, legionella pneumophila bakterisinin çoğalması için uygun ortam oluşturabiliyor. Uzman değerlendirmesine göre bu bakteri solunum yoluyla vücuda ulaştığında akciğerlerde ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor. İlk belirtiler çoğu zaman grip ya da mevsimsel enfeksiyonlarla karıştırıldığı için tanı süreci gecikebiliyor.
Lejyoner hastalığında ateş, kas ağrısı, öksürük ve nefes darlığı gibi şikayetlerin görülebildiğini aktaran Poyraz, erken dönemde müdahale edilmediğinde tablonun ağır zatürreye dönüşebileceğine dikkat çekti. Hastalığın ilerlemesi durumunda ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği ifade edildi. Özellikle merkezi iklimlendirme sistemlerinin bulunduğu alanların risk açısından öne çıktığını belirten uzmanlar; oteller, hastaneler, alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve ortak kullanım alanlarında bakım süreçlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Risk grubunda yer alan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğine dikkat çeken Poyraz, 50 yaş üzerindeki bireyler, sigara kullananlar, kronik kalp veya akciğer hastalığı bulunanlar ile bağışıklık sistemi zayıf kişilerde hastalığın daha ağır seyredebileceğini söyledi.
Uzmanlar, yüksek ateş, titreme, şiddetli öksürük ve nefes almada güçlük gibi belirtilerin birlikte görülmesi halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor. Lejyoner hastalığının uygun antibiyotik tedavisiyle kontrol altına alınabildiği, ancak erken teşhisin tedavi başarısında belirleyici olduğu ifade ediliyor. Tanı sürecinde akciğer görüntülemesi ve idrar antijen testi gibi yöntemlerin kullanılabildiğini belirten uzmanlar, düzenli bakım yapılan sistemlerin bu riskin azaltılmasında önemli rol oynadığına dikkat çekiyor.