ES TV ekranlarında yayınlanan “Soruyoruz” programının bu haftaki konuğu Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt oldu. Gazeteciler Tarkan Demir, Kerem Akyıl ve Murat Taşkın’ın sorularını yanıtlayan Başkan Kurt, ulusal gündem ve kent gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Belediye’nin çalışmaları ve bu çalışmalara yönelik soru işaretlerine yanıt veren Kurt, kent gündeminde yaşanan sıcak gelişmelere yönelik de yorumda bulundu.
CHP’NİN KİMLİĞİNE YÖNELİK SALDIRI
CHP’li belediye başkanlarına yönelik tutuklamalara yönelik değerlendirmelerde bulunan Kurt, “CHP üzerinde açıkça bir kurgu var, bir oyun oynanıyor. Bu sadece belediyeler üzerinden değil; partinin tüzel kişiliği üzerinden, partililer üzerinden yürüyen çok yönlü bir baskı söz konusu. Bazı gelişmeler ise göz göre göre geliyor. Örneğin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı meselesi… Tutuklama nasıl olur? Kanunda açık. Ya kaçma şüphesi olacak, ya delilleri karartma ihtimali olacak ya da suçüstü hali olacak. Bunlar yoksa tutuklama olmaz.Ortadaki dosya 10 yıl öncesine ait. Eğer delil varsa zaten duruyor. 10 yıldır değişmeyen delili bugün niye değiştirsin? Üstelik ilgili kişi zaten o görevden ayrılmış. Evraklar zaten savcılığın elinde. Böyle bir durumda delil karartma ihtimali yok. Amaç belli: Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni ele geçirmek.Saldırıyı büyütmek için Ankara İl Başkanı tutuklandı. Başkentteki siyasi yapıyı zayıflatmak istediler. Oysa onun da dosyası 8-10 yıl öncesine ait bir kooperatif meselesi. Aynı şekilde; kaçma yok, delil karartma yok, suçüstü yok. İfade alınır, bırakılır. Ama tutuklandı.Bu operasyonlar artar mı? Artabilir. Çünkü artık hukuki bir süreç işlemiyor. Bu süreç CHP’nin kurumsal kimliğine yönelik bir saldırıdır. ‘İhbar eden CHP’li’ deniyor. CHP’nin 2 milyon üyesi var. Elbette içinden yanlış yapanlar çıkabilir. Ama neden sadece suçlayan dikkate alınıyor da diğerleri alınmıyor?Amaç açık: ‘Sizin de bizden farkınız yok’ algısını oluşturmak. Yani ‘bunlar da çalıyor’ imajını yaratmak” diye konuştu.
HALK DESTEĞİ AZALDI
CHP’nin ara seçim çıkışına yönelik de ifadeler kullanan Kurt, Eskişehir’in hazır olduğuna dikkat çekti. Kurt, “Demokrasilerde halk desteğini kaybeden iktidar seçime gider. Belediyelerin yarısını CHP kazandı. Bu açıkça halk desteğinin azaldığını gösterir.Demokratik ülkelerde ne olur? Hükümet istifa eder ve seçime gider. Erken seçim yapılmadığı için CHP bir başka formül geliştirdi: ara seçim. CHP gerekirse 22 vekil istifa eder. Hatta sadece 30 değil, 130 vekil bile istifa edecek güç vardır partide. Bu bir sorun değildir. Ben de bir vekilimizle konuştum, ‘Talimat gelsin hemen istifa ederim’ dedi.İktidar ara seçimden kaçabilir ama erken seçime razı olabilir. Çünkü ara seçim çok daha net bir tablo ortaya koyar. 30 ilde yapılacak bir seçimde eğer CHP büyük bir üstünlük sağlarsa, bu iktidar açısından çok ciddi bir risk olur. Bu riski almak yerine erken seçime gitmeyi tercih edebilirler. Ara seçim olursa diğer muhalefet partileri de katılır. Bu bizi rahatsız etmez. Tam tersine bu demokratik bir haktır.CHP içinde olası karışıklık senaryoları, mutlak butlan gibi iddiaların da bu sürecin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Hukuken böyle bir karar çıkması mümkün değil. Burada eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun nasıl bir duruş sergileyeceğini kestiremiyorum ama kuşkuluyum. Ben kendisinden onursal bir duruş beklerim aksi halde bu doğrudan iktidara yarar” dedi.
EKSİKLİK DEĞİL DÖNÜŞÜM
Mitinglere gençlerinkatılımının az olduğu eleştirilerine yönelik konuşan Kurt, “Ben buna katılmıyorum. Artık 2026 yılındayız. İnsanlar saatlerce miting alanında beklemek istemiyor. Sosyal medyadan, telefondan takip ediyor. Bir konuşmanın belli bir bölümünü izleyip bilgiye ulaşıyor. Bu bir eksiklik değil, siyasetin dönüşümüdür.Bugün 250 kişinin izlediği bir toplantıyı sosyal medyada 20 bin kişi izleyebiliyor. Bu yeni gerçekliktir. O yüzden kalabalıklar üzerinden siyaset ölçmek doğru değil” ifadelerini kullandı.
MECLİS TERKETMEK DOĞRU DEĞİL
Son Odunpazarı Olağan Meclis Toplantısı’nda AK Parti’li meclis üyelerinin meclis salonunu terk etmesinin doğru olmadığını belirten Kurt, demokratik tepkinin konuşarak ve tartışarak olması gerektiğini savundu. Kurt, “Geçmişte de meclisi terk ettikleri oldu ama bunun hiçbir faydası yok. Demokratik tepki konuşarak olur, kaçarak olmaz. Hele hele bu kadar deneyimli, belediyecilik yapmış, şu anda da grup başkan vekilliği görevinde olan bir ismin buna vesile olması hiç doğru değil.AK Parti’nin kendi içinde bir kaos var. Bunu dile getirdiğimde kızıyorlar ama gerçek bu. Parti içinde, belediye meclis üyelerinin yeterince sert muhalefet yapmadığını düşünen bir kesim var ve onları suçluyorlar. Oysa meclis üyeleri gayet düzgün eleştiriler yapıyor. Ben hepsini not alıyorum, yararlanıyorum. Ama daha sert, daha kavgalı bir siyaset beklentisi var ve bu doğrultuda hareket ediliyor.Sonuçta oylamada zaten sayı belli; onlar 13 kişi, biz 25 kişiyiz, sonuç değişmez. Ama kamuoyunda bir iz bırakabilirsiniz. Ne kaldı şimdi akıllarda? Eleştiriler değil, meclisi terk etmeleri kaldı” diye konuştu.
HASARLAR GİDERİLDİ
Hamamyolu ile Karaoğlanoğlu Caddesi’nin kesişimindeki bina yıkımında yan binaların zarar görmesi üzerine belediyelere yönelik yapılan eleştirilere de yanıt veren Kurt, “Daha önce benzer bir yıkımda sıkıntı yaşandığı için bu kez daha dikkatli davranıldı ve makineyle yıkım yapılmasına karar verildi. Bizim ekiplerimiz de yıkım sırasında oradaydı, süreci takip etti.Büyükşehir Belediyesi de UKOME üzerinden trafiğin geçici olarak kapatılmasına karar verdi. AK Parti grubu ‘keşke elle yıkılsaydı’ demiş ama eğer elle yıkılsaydı bu iş bir ay sürerdi ve trafik bir ay kapalı kalırdı. Bu yüzden hızlı ve güvenli bir yöntem tercih edildi. Nitekim yıkım 4 gün gibi kısa bir sürede tamamlandı.Evet, bazı binalarda hasar oluştu. Bu olmasa daha iyi olurdu ama eski yapı olduğu için iki bina arasındaki boşluk zaten kalmamış, birbirine yapışmış durumdaydı. Müteahhit firma da bu hasarları giderdi, şu an orada bir sorun yok. Vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Odunpazarı Belediyesi olarak bizim yapabileceğimiz bir şey varsa yapmaya hazırız” ifadelerini kullandı.
SİYASETİN DOĞASI
Kurt, “AK Parti’de kaos var CHP’de durum nasıl?” sorusuna da cevap vererek,“Elbette bizde de var. Bu siyasi partilerde doğaldır. Ama AK Parti’deki gibi üst yönetim katmanında değil. Bizde daha çok farklı kademeler arasında görüş ayrılıkları olur; il, ilçe, vekiller, belediyeler arasında zaman zaman farklı yaklaşımlar olabilir.Bana karşı bir cephe oluştuğu hissine de kapılmıyorum. Siyasette gruplaşmalar olur, bu çok doğaldır. Bir kongrede yan yana olduğunuz insanlarla bir sonraki kongrede karşı karşıya gelebilirsiniz. Bu siyasetin doğasında var. İnsan olan her yerde bu tür farklılıklar olur.Geçmişte hiç yan yana gelmeyen insanlar bugün birlikte hareket edebilir. Ya da çok yakın olanlar bugün farklı yerlerde durabilir. Bu sadece bana özgü değil, siyasetin genel gerçekliği.Ama şuna inanıyorum: Ben samimi bir partiliyim. Yıllardır bu mücadelenin içindeyim. Ciddi bir mesele olduğunda o arkadaşların büyük çoğunluğunun benim yanımda duracağına inanıyorum” dedi.
KİMSENİN PARASI ODUNPAZARI’NDA KALMAZ
Odunpazarı Belediyesi’nin “Hesap Veriyoruz” toplantısına yönelik ifadeler kullanan Başkan Kurt, “Odunpazarı’nda hiç kimsenin parası kalmaz. İş yapan herkes parasını zamanında alır. Bu sayede ihalelerimize katılım artıyor. Katılım artınca rekabet oluşuyor, rekabet olunca da maliyetler düşüyor. Yani aslında zamanında ödeme yapmak bile başlı başına bir tasarruf kalemi.Mesela geçen hafta yaptığımız bazı ihalelerde yüzde 50’ye yakın kırım oldu. Bir de gereksiz harcamaları ortadan kaldırdık. Örneğin araç kiralama. Daha önce yakıt dahil kiralama yapılıyordu. Yakıtı da 8 saat çalışacak gibi hesaplıyorlar ama hiçbir araç 8 saat çalışmaz. Biz bunu kontrol altına aldık. Bu sayede yakıt tüketimimiz bile düştü.Enerjide de tasarruf yapıyoruz. Güneş enerji santralimiz var, elektrikte ciddi avantaj sağlıyor. Bu sayede şu an ciddi bir nakit sıkıntısı yaşamıyoruz” diye konuştu.
MİLLETİN PARASI
Eskişehir’de düzenlenen yöresel lezzetler festivaline yönelik tartışmalara da yanıt veren Kurt, “Biz doğrudan teminleri bile elektronik ihale yöntemiyle yapıyoruz ve en uygun fiyatı kim verirse ona işi veriyoruz. Bu nedenle Eskişehirli olmanın otomatik bir avantajı kalmadı. Elbette isteriz ki Eskişehirliyle çalışalım ama şartlar belli: İhaleyi takip edecek, uygun fiyatı verecek.Fiyat tespiti yaparken de belli kurallar var. En az üç firmadan teklif alıyoruz. Ama bazen Ticaret Odası’ndan gelen fiyatlar çok yüksek oluyor. Üç firma 12-15 lira derken, oradan 27 lira gibi bir rakam geliyor. Bu ortalamayı yukarı çekiyor. Ama sonra başka bir şehirden bir firma yarı fiyatına işi alıyor. Aynı ürün, aynı kalite.O yüzden Eskişehirli esnafa şunu söylüyorum: Kimse kusura bakmasın, doğru fiyat verilecek. Bu kamu parasıdır, milletin parasıdır. Bu yüzden biz kamu ihalelerinin tamamının elektronik ortamda yapılmasını savunuyoruz ve uyguluyoruz” ifadelerini kullandı.
SAĞLIĞA ERİŞİM KOLAY OLMALI
Eski devlet hastanesi arazisinin özelleştirme kapsamına alınmasına yönelik konuşan Başkan Kurt, “Özelleştirme İdaresi’nin kendi yasaları çerçevesinde o alanı değerlendirme, gerekirse imar planını değiştirerek satma yetkisi var. Odunpazarı Belediyesi olarak bu devre karşı dava açma imkanımız hukuken var ama açık söylemek gerekirse pratikte kazanılması çok zor bir dava olur. İdare mahkemeleri bu tür konularda menfaat ilişkisini farklı değerlendiriyor.Ancak bu konuda tamamen eli kolu bağlı değiliz. Şu anda CHP Genel Merkezi bu devrin iptali için dava açıyor. Bunun dışında, eğer o alanda bir imar planı değişikliği yapılırsa bu plan bizim önümüze gelir ve askıya çıkar. O noktada bizim itiraz etme ve dava açma hakkımız var. Büyükşehir Belediyesi’nin de var, ilgili meslek odalarının da olabilir. Yani bu süreçte mücadele edilecek alanlar var.Sağlık hizmetlerine erişim kolay olmalı. Şehrin merkezinde, insanların yürüyerek ulaşabildiği bir hastaneyi yıkıp, şehrin dışına, Ankara yolu üzerine 5-10 kilometre uzağa taşımak doğru değil. Bunu büyük bir hizmet gibi sunmanın da bir anlamı yok.Kamu hizmeti vatandaşa en yakın yerden verilmelidir” açıklamasında bulundu.
30 YILLIK İHTİYACI KARŞILAR
Belediye hizmet binası projesine ilişkin de bilgilendirmelerde bulunan Kurt, “Arkadaşlarımız taslak projeyi bitirmek üzereler. Bu aşamadan sonra maliyetlendirme süreci başlayacak, ardından da ihaleye çıkacağız. İhaleye herkes katılabilir, Eskişehirli müteahhitler de gelsin, biz buna açığız.Bizim düşüncemiz şu: Kat karşılığı inşaatın biraz farklı bir modelini uygulamak. Belediye hizmet binamızı yapacak müteahhide, ticari alanı da teklif edeceğiz. Kabul ederse orada ticari faaliyet yapacak. Bu ticari alanın ne olacağı tamamen müteahhidin tercihi. Büro yapabilir, dükkan yapabilir, apart yapabilir. İster kiralar ister satar, altını dükkan üstünü ofis yapar, tamamen onun tasarrufu.AK Partili meclis üyeleri ‘Bugün yapılan bina 20-30 yıl sonra yetmez, o alan tamamen belediye hizmet alanı olmalıydı’ diyorlar. Ama ben buna samimi bulmuyorum. Çünkü geçmişte de bizim belediye hizmet alanı taleplerimize karşı çıktılar. Hemen arkamızda eski hastane alanı vardı, ‘bize verin’ dedik, vermediler. Şimdi yıkıldı, boş duruyor, otopark olarak kullanılıyor.Bizim amacımız belediyeden para çıkmadan bu işi çözmek. İhale sürecinde bunu başarabilirsek hızlı bir şekilde tamamlarız. Bu da belediyenin en az 30 yıllık ihtiyacını karşılar. 30 yılını kurtarmak bile büyük bir iştir” dedi.
ADİL BİR PLANLAMA GEREKİYOR
Kentsel dönüşümün devlet desteği olmadan yapılamayacağını dile getiren Kurt, “Daha önce güzel bir adım atılmıştı. Kocakır tarafında rezerv alan ilan edilmişti. Amaç şuydu: Dönüşüm yapılacak mahallelerdeki insanları geçici olarak oraya taşımak, evleri bitince tekrar geri göndermek. Bunun yanında bitişik nizamı da bitirmek gerekir. Adil bir planlamayla bazı alanları genişletip yeni düzen kurmak lazım.Bakanlığın açıkladığı kredilerle bu iş çözülmez. O krediler bulunamaz, sürdürülemez. Zaten bireysel dönüşümlerde kimlerin avantaj sağladığına bakarsanız tabloyu görürsünüz. Aynı kişi olunca tüm haklardan yararlanıyor, başkası olunca yararlanamıyor. Bu da sistemin adil işlemediğini gösteriyor. Bu iş rant bakışıyla çözülmez.Tepebaşı Belediyesi çevresi ve eski otogar bölgesindeki yoğun yapılaşmanın trafik ve altyapı sorunlarına neden olabileceğine ilişkin de konuşuluyor. O bölge afet riskli alan ilan edilerek planlandı ve ilçe belediyeleri dışında süreç yürütüldü. Daha sonra bize de bazı görevler verildi. Biz de mevzuat gereği gerekli ruhsatları verdik, vermek zorundaydık. Bu kadar yoğun yapılaşmanın altyapı sorunları yaratacağı açık. Büyükşehir’in bu konuda bazı projeleri olduğunu duyuyorum, örneğin alt geçit gibi çalışmalar. Bu kararlar yeni değil, 2004-2009 yıllarında alındı. O dönemde meclis çoğunluğu farklıydı ve bu planlar o şekilde geçti” ifadelerinde bulundu.