Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ES TV’de canlı yayınlanan “Soruyoruz” programında CHP içindeki tartışmalar, yargı süreçleri ve Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurt, “İktidarın değil, halkın CHP’siyiz” ifadeleriyle dikkat çekti.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “‘Ben yüzde 25’lik muhalefete razıyım. 100 tane arkadaşım milletvekili olsun, 50 tane arkadaşım belediye başkanı olsun, bu bize yeter’ derseniz, o zaman iktidarın hoşuna giden bir CHP olursunuz. Biz, iktidar olmak isteyen halkın CHP’siyiz” dedi.
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ES TV’de canlı yayınlanan “Soruyoruz” programında gazeteciler Tarkan Demir ile Kerem Akyıl’ın sorularını yanıtladı. Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan mutlak butlan tartışmaları, olası parti içi gelişmeler ve ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurt, hem yargı süreçlerine hem de parti içindeki tartışmalara yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
KİMSENİN GÜVENCESİ YOK
Hukuk Fakütesi’nde okuduğu dönem içerisinden mutlak butlan kavramının örneğini bulamadıklarını aktaran Kurt, “45 yıllık avukatlıktan sonra çok net anlamış olduk nasıl olduğunu. Sizin yıllar önce kazandığınız hakları bile yok sayan, elinizden alan bir karar. Resen kendiliğinden yapılan hareketlerle CHP’ye karşı bir parçalama hareketi gerçekleşti. Yargı kararını istediğiniz kadar tanımayın, kabul etmeyin ama polis gücüyle, devlet gücüyle uygulamaya başladı. Şu anda Türkiye'de hiç kimsenin güvencesi olmayan bir siyasi yaşam ortaya çıkmış oldu. Bir partinin 5 yıl önce yapılan genel kurulunda iki tane yalancı tanıkla bir butlan kararı alınabilecek hale geldi. Nitekim daha önceki yıllarda MHP’de bir Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesi bir karar verdi. Meral Hanım’ın kazanacağı seçim iptal edildi ya da kazandığı seçim iptal edildi. Devlet Bahçeli hala duruyor. İkinci hamleyi de gerçekleştirdiler, Kemal Kılıçdaroğlu da hala duruyor. Sayın Erdoğan da duruyor. Böylelikle ölünceye kadar üçü gidecek herhalde, öyle görünüyor” diye konuştu.
İKİ YÜZLÜLÜĞÜ BIRAKSINLAR
Başkan Kurt, Kılıçdaroğlu’nun ‘Namuslu olan belediye başkanlarını koruyacağız’ ifadelerine eleştirilerde bulunarak, “Bir Genel Başkan da olsa hiç kimsenin bir başkasının namusuyla, ahlakıyla ilgili yargılama derecesinde bir hüküm vermesi yasal olarak mümkün değil. Belediye başkanlarımız tutuklanıyor, belediye başkanlarımız gözaltına alınıyor, belediye başkanlarımız ceza da görebilir ama bu onların gerçekten bu suçu işlediğini göstermez. Bunu en iyi Kemal Bey bilmesi lazım. Kemal Bey, AKP yargısına güvenmediği için 500 kilometre yol yürüyen ve arkasından bütün Türkiye'yi yürüten bir kişi. Niye yürüdü? ‘Bu yargılama hükümleri yanlış, kötü, peşin hükümlüsünüz, siz tarafsınız, siz bu CHP'ye zarar vermek için varsınız’ diye yürüdü. Şimdi diyor ki, ‘Tutuklananların bir kısmı namuslu, bir kısmı namussuz.’ Hiçbir arkadaşımızın namussuz olduğuna inanmıyorum. Şu anda tutuklanan belediye başkanlarımızın birçoğu Sayın Kılıçdaroğlu'nun önermesi ile belediye başkanı adayı gösterilen kişiler. Onun döneminde namusluydular da şimdi Özgür Özel'in döneminde mi namussuzlar? Bu ikiyüzlülüğü bırakmak lazım” dedi.
YAKLAŞIMI KABUL ETMİYORUZ
Başkan Kurt, yapılan anketlerde yargıya güvenin yüzde 20’lere düştüğünü aktararak, “Eğer Kemal Bey, kendisini desteklemeyen belediye başkanlarını tasfiye etmeye çalışırsa bu çok ucuz çok adi bir yaklaşım olur. Kemal Bey’in bayramlaşma mitinginde iki tane belediye başkanı vardı. Yani geri kalan 400 küsur belediye başkanı, özür dilerim, namussuz mu? Öyle mi yaklaşacağız yani? Bu böyle mi, böyle mi değerlendirir? Ya da biz şimdi Kemal Bey'e karşı, ben özellikle başından beri yanlış olduğunu söyleyip politik bir duruş sergileyen birisiyim. Benim namusumla ilgili hangi yaklaşımda bulunabilecek? Kim ne diye bilecek? Namussuzluk ak görünüp kara olmaktır, ak deyip kara çıkmaktır. Namussuzluk bir insana olmayan bir suçu rahatlıkla yapıştırabilmektir. Bunun dışında bir şeyi kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
BİZİ YILDIRAMAZLAR
Kurt,“Elinde gücü tutanlar o güce karşı çıkanları tasfiye edecekse edebilir, güç orada. O zaman Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptıklarının hiçbirine itiraz etmememiz lazım. Onda daha büyük güç var, o da daha büyük tasfiyelerde bulunuyor. Yani ben disiplin kuruluna gitmeye alışmış bir kişiyim. Üç kere gitmişim, iki kere tedbiren ihraç edilmişim. Kendileri bilir. Biz doğru düşündüğümüzü her zaman her yerde rahatlıkla söyleyen bir felsefeden geliyoruz. İnandığımızı kimseden çekinmeden, yüzüne karşı söyleyebilen bir anlayıştan geliyoruz. O nedenle disipline verebilir, verirse biz de hukuki yolları deneriz. Sonunda bir yere varılır. Ne oldu? Ben üç kere disipline verildim, iki kere ihraç edildim. Sonuçta gene CHP'liyim, yine görevdeyim, yine mücadeleye devam ediyorum. O nedenle bunlar bizi yıldırmaz, korkutmaz” diye konuştu.
GÖREVİNİZ KURULTAY YAPMAK
Kılıçdaroğlu’nun kurultayıerken zamanda toplayacağını düşünmediğini belirten Başkan Kurt, “Parti sözcüsü söylüyor zaten, kurultay olmaz diyor bu şartlarda. Orada da tedbir kararına gerekçe gösteriyorlar. Niçin tedbir kararı var? Siz partiyi canınız istediği gibi dizayn edin diye mi? Canınız istediği gibi insanları ihraç edin diye mi? Tedbir kararı bir hakkın kaybolmaması içindir. Eğer kurultayda bir şaibe varsa buyurun, şaibesiz bir kurultay yapın. Göreviniz budur. Orada da tüzük belli, 45 gün içinde kurultay yapılır. E siz ne yapacaksınız? ‘Tasfiyeleri yapacağım. Ayıklayacağım namussuzları. Ondan sonra üyeleri sıfırlayacağım. Sonra yeniden kafama göre üye yapacağım.’ Ondan sonra buyurun gelin, eşit şartlarda yarışalım diyecek. Bu samimi bir yaklaşım değil, doğru bir yaklaşım değil, demokrat bir yaklaşım değil. Demokrasi ve demokratik kurallar hiçe sayılıyor. Kurmacalarla denediler, uğraştılar, bulamadılar ama şimdi CHP'yi de dağıtmak suretiyle savunmasız bıraktılar” dedi.
KÖTÜ BADİRELERİ ATLATACAĞIZ
Kurt, CHP’ninfiilen ikiye bölündüğünü ancak parlamento grubun Özgür Özel’in yanında bulunduğuna dikkat çekerek, “Bu proje Türkiye'nin projesi değil. Bu proje Büyük Ortadoğu Projesi'nin bir devamıdır, parçasıdır. Amerika'nın hazırlayıp tezgahladığı ve ortaya koyduğu, yerli işbirlikçilerinden uyguladığı bir projedir. ‘Ben yüzde 25'lik muhalefete razıyım. 100 tane arkadaşım milletvekili olsun, 50 tane arkadaşım belediye başkanı olsun, bu bize yeter’ derseniz, o zaman iktidarın hoşuna giden bir CHP olursunuz. Ama bizim CHP öyle olmadı. ‘Biz iktidar olmak istiyoruz, Türkiye'yi yönetmek istiyoruz’dedi. Halktan karşılık bulduğu yüzde 35’lerin üstünde oy aldı ve tehlikeli olmaya başladı. Bu tehlike ancak böyle bertaraf edilir ve edildi. Ben şuna inanıyorum: Biz bu badireyi atlatacağız. Biz bu badireden sağ salim çıkacağız ve halkın sorunlarını dile getirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ
“Bu müesses nizam denilen şey, her ülkede olan kurulu düzen. Bu kurulu düzenden nemalananlar var, bir de rahatsız olanlar var. Biz rahatsız olanların partisiyiz” diyen Kurt, “O nedenle bu kurulu düzeni değiştirmeye çalışıyoruz. 600 vekilin korumak üzere yemin ettiği bir anayasamız var. Hukukun üstünlüğü diyor, güçler ayrılığı diyor, yargı bağımsızlığı diyor. İnsanlar yaşarken yaptığı eylemden dolayı başına ne geleceğini bilme hakkına sahip. Bu da neyle olur, hukukla olur. Ben bu hukuk kuralları içerisinde yaşadığım sürece benim başıma aykırı bir şey gelmez. Çağdaş devlet bunu korur, kollar. E şimdi siz devlet aklı diye benim zararıma olan bir düzeni oturtuyorsanız, illa onu yerleştirelim diye mücadele ediyorsanız e o zaman bu devlet nasıl bir devlet? Kimin için var? Bu akıl nereye çalışıyor? İnsanların üçte ikisi aç, okul bitiren üniversite öğrencilerinin neredeyse dörtte üçü işsiz, çözüm bulunamamış, talan var, imarda yolsuzluk var, Türkiye’de yolsuzluk var, ihalelerde bir acayiplik var. E siz de diyorsunuz ki bu müesses nizam korunsun, Tayyip Erdoğan sonrasını da düşünüyor devlet diyorsunuz. Ya biz Tayyip Erdoğan sonrasını düşünüyoruz ama devlete göre düşünmüyoruz, biz halka göre düşünmemiz lazım, ezilenlere göre düşünmemiz lazım, hukuka göre düşünmemiz lazım” diye konuştu.
ATAMALARI TANIMAM
Başkan Kurt, CHP’ye atanacak bir yönetimin il başkanlığı görevine farklı bir isim getirmesi durumunda bu kararı tanımayacağını belirterek, kurultayın ertelenmesinin demokratik işleyişe aykırı olduğunu belirtti Kurt, “Hiç kimse kusura bakmasın. Kanun dışı, anti-demokratik yollarla il başkanı, ilçe başkan, genel başkan olup da bana kimse talimat veremez. Bu kadar net. Erken seçim ya da baskın seçim halinde insanların eli torba toplamaz, herkes bir çözüm bulur. Türkiye'de bizimle iş birliği yapacak pek çok parti bulunur, pek çok kurul bulunur. Nitekim bu mutlak butlan kararı çıkıp parti işgal edilmeye başlayınca neredeyse bütün muhalefet partileri bizim yanımızda durdu. Bu bir muhalefet cephesi oluşması kadar doğal bir şey olmaz. İttifaklar mümkün, gayet doğal girilir, seçilinir. CHP Eskişehir Örgütü, belediye başkanlarıyla beraber ortak hareket ediyor. Sesimizi çıkarmazsak hiçbir seçimin güvencesi yoktur. Her seçim iptal edilebilir. Çünkü gücü elinde tutanlar işte YSK'yla, mahkemeyle ya da başka bir işte polisle, bu işi çözer. Dolayısıyla bu ciddi anlamda rejim sorunudur, tek adam sorunudur, parlamenter sistem sorunudur” dedi
SANDIK HALK İÇİN KUTSAL
“Türk halkı için sandık çok kutsal bir emanettir. Susar, susar, susar sandık geldi mi verir cevabını, anlayamazsın bile” diyen Kurt,“Kendi partimizden örnek vereyim. Ne diyorlardı? Mevcut genel başkanını hiç kimse değiştiremez. Kurultayda kimse kazanamaz. Atatürk gelse bu delegeyle bu kongreyi kazanamaz diyorlardı. Özellikle Barış Yarkadaş diyordu ki ‘Özgür Özel kazanırsa gazeteciliği bırakacağım.’ Ama ne oldu? Özgür Özel kazandı. Sandık öyle önemli bir şeydir. Sandığa inanacağız, sandığa güveneceğiz. Türk halkına da güveneceğiz. Biz bu halkla beraber Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştirdik. Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiye'de okuma yazma oranı yüzde 4 - 5. Traktör yok, otomobil yok, tank yok, tüfek yok, uçak yok, hiçbir şey yok. Ama ona rağmen 7 düveli yenmişiz. Yine yeneriz. Bizim söylediklerimizin doğru olduğunu görüyorlar, sokakta biz varız. Türkiye'nin işçilerinin, esnaflarının, tüccarlarının, sanayicilerinin devlet memurlarının memnun olmadığı bir düzende seçim kazanamıyorsak kusuru kendimizde aramalıyız. Biz kazanacağız o partide ya da bu partide ama mutlaka kazanacağız” ifadelerini kullandı.
KURBAN YARI YARIYA DÜŞTÜ
Başkan Kurt, Odunpazarı Belediyesi’nin kurban kesim alanında geçen yıl 260’ın üzerinde kurban kesilirken, bu yıl sayının 160’a düştüğüne dikkat çekerek, “Kurban kesebilen insanda bile yarı yarıya bir düşüş olmuş. Bize eee kendisi kesip bağışlayanlar da var. Bizim kesim alanında kesenler ayrı, bir de bizim aşevimize yapılan bağışlar var. Geçen yıla göre üçte iki civarında. Yani üçte biri yok. Dolayısıyla bunlar ekonomik küçülmenin yoksullaşmanın işareti. İyi yönetilmiyoruz. Kurtuluş reçetesi; adalet, hukuk. Yanlış bir mutlan kararı 15 milyar doları götürdü. Daha da götüreceği ayrı. Türkiye'nin hem yeraltı kaynakları hem yerüstü kaynakları dünyanın birçok ülkesinden daha zengin hem de insan gücü, insan beyni olarak pek çok ülkeden daha öndeyiz ama enflasyonda şampiyonuz, yoksullukta şampiyonuz, eğitimde PISA değerlerinde şampiyonuz. O zaman 25 yılda bu düzelmeyen işi bundan sonra düzeltmek bize kalıyor” diye konuştu.
ÖRNEKKÖY PROJESİNE İZİN ÇIKTI
Osmangazi Mahallesi’ndeki yeni cazibe merkezinin bitmek üzere olduğunu Alzheimer Merkezi’nin ise temmuz ayında açmayı düşündüklerini kaydeden Kurt, belediyenin çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Başkan Kurt, “Bu yıl çok büyük miktarda asfalt ve yama işi yapacağız.Sanıyorum 300 milyon civarında bir yatırım yapacağız. Birisi Tıp Fakültesi'nin karşısında tramvay durağının etrafındaki parkın revize edilmesi, bir diğeri Kızılyer'deki parkımızın ihalesinin yaptık. Örnekköy projemize nihayet izin çıktı. O proje bu sene tamamlanır ama tabii bazı ihaleler yapılacak, onları hazırlıyor arkadaşlarımız şimdi. Örnekköy projemizi de bitirmiş oluruz. Ne yazık ki Kalkanlı'daki mısır kurutma tesisi ile biyogaz tesisimize izin çıkmadı. Orada tarım dışı bir şey yapma şansımız olmadı. Köy yerleşim alanlarının genişletilmesiyle ilgili bir çalışmamız vardı, orada da olumsuz dönüşler oldu. Şimdi farklı bir versiyonla yeniden onu gündeme getiriyoruz. Yeni belediye hizmet binasının da mimari projesi bitti, kendi arkadaşlarımız yapıyor. O hesaplamalar da bittikten sonra onu da ihale aşamasına bu yıl geliriz” dedi.
LOBİMİZ OLMADIĞI İÇİN KAYBETTİK
Eskişehirspor’un play-off karşılaşmasında aldığı yenilginin ardından yaptığı açıklamalara değinen Kurt, “Maç sonunda yapmış olduğum açıklamalar bir yıl boyunca biriken, açıklanamayanların dışa vurumudur. Çünkü ben orada hatalı olduğumuzu düşünüyorum. Lobimiz olmadığı için bunu duruma düştüğümüzü düşünüyorum. Bir çare bulmalı. Federasyonu en azından Eskişehirspor'a karşı nötr hale getirecek bir yaklaşım içinde olmalı. Federasyon Başkanı, Trabzonspor'un başkanı; Eskişehirspor'dan 4 milyon lira alacağı var. Eskişehirspor'u 5 sene tırmalatmış, intikam duygusuyla federasyon başkanı olmuş, bu sene de şampiyonluğumuzu elimizden aldı. Şimdi işte AKP’li troller, yok efendim sarhoş muydu bilmem neydi. Ben nerede ne konuşacağını bilen bir adamım. Bunların başı sıkıştı mı ya alkolle getiriyorlar ya türbana getiriyorlar. Gerçekler var. Bu ülkeyi siz yönetiyorsunuz. Bu ülkeyi yönetiyorsanız bu federasyonların yanlış yapmasını engellemek zorundasınız. Eskişehir'de bu lobiyi oluşturacak yönetim, organizasyon yapılamazsa seneye yine aynı hüsranla karşılaşırız” ifadelerini kullandı.