İsveç’ten Türkiye’ye uzanan serüven ERKAN ZENGİN
Eskişehirspor’un başarılı kanat oyuncusu Erkan Zengin, Anadolu Gazetesi’ne konuştu. Spor muhabirleri Aytaç Ersoy ve Ahmet Deniz Canoruç’un sorularını yanıtlayan İsveç asıllı Türk futbolcu, futbola başlayış öyküsünü, Eskişehirspor’u seçme nedenlerini ve Eskişehirspor taraftarına olan hayranlığından bahsetti.
Hayatı…
Eskişehirsporlu Erkan Zengin, gurbetçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gözlerini açar. İsveç’te büyür ve 10 yaşında futbola başlar. İsveç’teki Hammarby takımında oynadıktan sonra bilindiği üzere Beşiktaş’a oradan da Eskişehir’e transfer olur.
Erkan Zengin, futbolda iddialı bir sporcu olmasına rağmen özel yaşamında çok mütevazı bir kişiliği var; ev ve aile yaşamına çok önem veriyor. Eskişehir’de yaşamaktan çok memnun olan Zengin, ilk geldiğinde Eskişehir’in soğuğunu yadırgamışsa da bugünlerde alıştığını söyledi. Burada yaşıyor olmaktan arkadaş ve dost çevresinden çok memnun. Zaten onun mütevazı kişiliğinden de bu beklenirdi.
Ahmet Deniz: Türkiye’ye ilk gelişini anlatır mısın neler yaşadın?
Türkiye’ye geldiğimde çok sıcak karşılandım. Beşiktaş’ta tesislere çıktığımda o zamanlar hocamız Mustafa Denizli’ydi. Herkesi toplamıştı beni de hocamız ortaya almıştı. Hocam döndü bana “ Hadi kendini anlat tanıyalım seni” biraz demişti. Türkçem o zamanlar kötüydü. Konuşamıyordum. Hatta Mustafa Denizli’ye “Ağabey” demiştim. Herkes çok gülmüştü. İlk gelişimde böyle komik olaylara sahne olmuştu. Çok utanmıştım. Sonraları tabi birçok şeyi öğrendim ve durumlara alıştım.
Ahmet Deniz: Hemen sözü futbola getirmek istiyorum. İsveç ve Türk futbolunu karşılaştırdığında neler göz önüne çıkıyor
İsveç’te oyun felsefesi uzun toplarla sonuca gitmeye dayalı. Ayrıca koşu ve kondisyon ağırlıklı. Türkiye’de ise sert ve tekniye dayalı oyun felsefesi var. İsveç’ten pek teknik oyuncu çıkmıyor. Türkiye’de daha fazla teknik oyuncu yetiştiriliyor. Türkiye’de İsveç’ten daha çok güzel futbol oynanıyor. Şunu eklemek istiyorum Türkiye Ligi, Avrupa Lig’lerinde birçok ligden çok daha iyi.
Aytaç E:Beşiktaş’tan ayrıldığına üzüldün mü?
Beşiktaş’tan ayrıldığıma üzülmedim. Ben kendim ayrıldım. Ayrılış hikâyem ise şu şekilde; Beşiktaş’la kampa girecektim. O zamanlarda Eskişehirspor’un Teknik Direktörü Rıza Çalımbay’dı. Beni aradı konuştuk. Ben de orada forma şansı bulamadığım için Eskişehirspor’a geldim. Bu arada 6 ay forma giydim. Sonra Beşiktaş’la görüştüm ayrılmak istediğimi söyledim. Daha sonrada Eskişehirspor’un oyuncusu oldum.
Aytaç E:Eskişehirspor’da nasıl karşılandın?
Daha önce Beşiktaş’ta oynadığım zaman buraya gelmiştim. Eskişehirspor taraftarına hayran kalmıştım. Cep telefonları ile mükemmel bir şov yapmışlardı. Eskişehirspor’a geldiğimde inanmadım; ama alışma sürecim uzun sürmedi. İlk geldiğimde hava çok soğuktu. Allah’ım ben nereye geldim dedim, kendi kendime; Hem Eskişehir’in soğuk havasına hem de sıcak havasına alıştım.
Ahmet Deniz: Her başarılı bir erkeğin arkasında başarılı bir kadın vardır. Senin futboldaki başarına ailenin etkisi nedir?
Ben aileme çok düşkün birisiyim. Dışarıya cafelere, barlara çıkmam. Eşim, annem, babam kardeşlerimle daha çok vakit geçiririm. 7 yıllık evliyim eşim ve çocuğumla her zaman vakit geçiriyorum. Eşimi ilk gördüğümdeki anı unutamam. İlk görüşte aşk derle ya aynı şekilde bana da böyle olmuştu. Çok etkilenmiştim o an. Eşime ve aileme çok önem veriyor ve onları çok seviyorum.
Aytaç E:Eskişehirspor haricinde hangi takımla oynamak istersin
Ben İspanya’da oynamak isterim. Valencia, Atletico Madrid gibi takımlarda oynamak isterim. Real Madrid, Barcelona gibi takımlara karşı oynamak çok isterim.
Ahmet Deniz: Eskişehirspor taraftarını nasıl buluyorsun?
Eskişehirspor taraftarına hayranım. Dediğim gibi Beşiktaş’ta oynarken Eskişehir’e gelmiştim. Maç anında yedek oturuyordum ve yedek kulübesinde Serdar Özkan’la birlikte otururken aramızda konuşmuştuk. Mükemmel bir taraftar diye. Çok etkilenmiştim. Şimdi de öyle onlar bana çok destek oldu. Kendimi Eskişehirspor’da buldum.
Aytaç E:Sözleşmenin son senesindesin. Sözleşmeyi uzatmak istiyor musun?
O gün geldiği zaman her şey konuşulacak. Çünkü daha bir senem var bu bir senede daha çok performansımı attırmak istiyorum. Sadece bunu düşünüyorum. Eskişehirspor’a katkı vermek istiyorum. Her şeyin hayırlısı diyelim.
Ahmet Deniz: Messi mi? yoksa Cristiano Ronaldo mu?
Bence. Zlatan İbrahimoviç. O iki oyuncu asla kıyaslanamaz. Messi ayrı bir dünya. Ronaldo ayrı bir dünya. Ancak Messi, Ronaldo’dan daha iyi bir futbolcu.
Masa tenisinde de iddialı
Ahmet Deniz: Hobilerin nedir?
Masa tenisi oynamayı çok severim. Tenisi çok severim. Beşiktaş’ta da, Eskişehirspor’da da benim üzerime masa tenisi oynayan yoktur. Sadece Zafer Tüzün’e yenildim. Başka yenildiğim kimse yok.
Aytaç E:Takımda en iyi anlaştığın arkadaşın kim?
Ben bu kulüpte herkesle çok iyi anlaşıyorum. İsveç’te 2-3 tane arkadaşım vardı. Türkiye’de böyle değil. Herkes çok samimi. Herkesle çok iyi anlaşıyorum.
Ahmet Deniz: Giyim kuşamında neye önem veriyorsun?
Markaya hiç bakmam. Ucuz şeyler de giyerim. Hiç sorun etmem. Bir de eşim giyinişime çok önem verir. Çok pahalı olmayacak ama kaliteli olacak der. Çoğu zaman onunla birlikte seçeriz.
Aytaç E:Sahada sol kanatta mı daha iyi oynuyorsun yoksa forvetin arkasında oynamayı mı daha çok seviyorsun?
Ben sol kanatta oynadığımda hep orada oynamıyorum. Zaten Ersun Yanal hocamız, benim her yerde oynamamı istiyor. Her yerden top almamı istiyor. Ben zaten topu alıp dikine giden bir oyuncuyum her mevkide de böyle yapıyorum zaten.
Ahmet Deniz: Alper’le Karabükspor maçındaki paslaşmayı anlatır mısın?
Alper’le antrenmanda hep birlikte çok çalışırız. Saha içinde de olsun hep konuşuruz. O maçta da öyle olmuştu; konuştuk ve atağı gerçekleştirdik. Bir de skor anlamında işler iyi gitmezse, “ Hadi Alper başlayalım artık çevirelim şu maçı” derim o da aynı şekilde bana der. Çıkar oynarız.
Ben rakibime bakarım. Nasıl geliyor. Ne biçimde geliyor. Benim üstüme geldiği zaman ki ana bakarım. Çalımlar hep anlık olur. Ben de hep anlık atarım çalımlarımı. Zaten tekniğim var onu da en iyi şekilde kullanmaya çalışıyorum.
Aytaç E: Bu sezon zirve yarışında önemli adımlar attınız; bunun hakkında neler düşünüyorsun?
Biz zaten çok iyi bir takımız. Geçtiğimiz sezonu 5’inci sırada bitirmiştik. Bu sezon 3. veya 4. sırada bitirmemiz lazım. Eğer 5. sıranın altında bitirirsek başarısız oluruz. Dediğim gibi 1- 2-3. ya da 4. olmamız gerekiyor. Bunu başaracak gücümüz var. Zaten antrenmanlarda da inanılmaz şekilde çalışıyoruz. Şuan bakıldığı zaman en çok şut atan takım biziz. En çok pas yapan takımlar arasında biz geliyoruz.
Ahmet Deniz: Türkiye’de en çok beğendiğin futbolcu kim?
Sergen Yalçın’ı çok beğeniyordum. Hakan Şükür’ü büyük bir zevkle izliyordum. Çok yetenekli futbolculardı. Birde Alex De Souza tabi ki. Onla karşılıklıda oynadığım zaman büyük bir hayranlıkla izlemiştim. İnanılmaz bir futbolcuydu.
Aytaç E: En büyük hayalin nedir?
Milli takımda oynamak. Orada oynamayı hep hayal ediyordum. Özellikle 2008 yılındaki Avrupa Şampiyonası’ndaki başarıdan çok etkilenmiştim. Keşke orada oynasaydım. İnşallah ilerleyen zamanda o formayı giymek istiyorum.
Biz de seni Mili takımda görmek isteriz. Sana ve Eskişehirspor’a başarılar diliyor ve teşekkür ediyorum.
Röportaj: Ahmet Deniz Canoruç–Aytaç Ersoy
(Bize mesaj ve ihbarda bulunmak için, sitenin üst ve alt kısmında bulunan mesaj gönder bölümünü kullanabilirsiniz.
Herhangi bir haber ya da köşeye yorum yapmak için ise haberin altında bulunan mesaj bölümünü doldurmanız yeterli olacaktır)