Güvenli liman algısındaki zayıflama, altın fiyatlarında soluklanmayı beraberinde getirdi. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, son dönemdeki yükselişlerin kalıcı bir trend olarak algılanmaması gerektiğini belirterek, her fiyat artışının alım fırsatı sunmadığına dikkat çekti.
Rekorun ardından geri çekilme başladı
Küresel piyasalarda ons altın, geçtiğimiz hafta 4.549 dolar ile tarihi zirvesini gördükten sonra yönünü aşağı çevirdi. Yeni haftaya düşüşle başlayan spot altın, yüzde 0,4’lük kayıpla 4.512 dolar seviyelerinde işlem görürken, ABD vadeli kontratlarında fiyatlar 4.536 dolar civarına geriledi. Teknik açıdan bakıldığında, 4.450 dolar seviyesi önemli bir eşik olarak izleniyor.
Ons altındaki bu hareket, yurt içi piyasalara da yansıdı. Haftanın ilk işlem gününde gram altın yüzde 0,3 değer kaybederek 6.230 TL seviyelerine indi ve gün içinde 6.174 TL’ye kadar çekildi.
29 Aralık 2025 itibarıyla iç piyasada oluşan satış fiyatları şöyle şekillendi:
Gram altın 6.232 TL
Çeyrek altın 10.300 TL
Yarım altın 20.595 TL
Tam altın 41.230 TL
Cumhuriyet altını 40.999 TL
Gremse altın 103.392 TL
Jeopolitik mesajlar piyasaları rahatlattı
Fiyatlardaki geri çekilmede, küresel siyasi gelişmelerin etkisi dikkat çekti. Donald Trump’ın Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin yaptığı açıklamalar, piyasalarda risk algısının düşmesine yol açtı. Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile sürdürülen görüşmelerde ateşkese oldukça yaklaşıldığını dile getirdi. KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, bu açıklamaların kâr satışlarıyla birleşerek altın ve gümüş üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
Gümüşte sert dalga, yıllık performans yine güçlü
Gümüş cephesinde ise hareketlilik daha sert yaşandı. Gün içinde 83,62 dolar ile tarihi zirvesini test eden spot gümüş, sonrasında yüzde 1,3’lük düşüşle 78,12 dolar seviyesine kadar geriledi. Buna rağmen gümüş, 2025 yılı genelinde yüzde 181’lik artışla altını geride bırakarak yılın en fazla kazandıran değerli metali olmayı başardı. ABD’de “kritik mineral” kapsamına alınması, sınırlı arz, düşük stok seviyeleri ve sanayi kaynaklı güçlü talep, gümüşün uzun vadeli görünümünü destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
İslam Memiş’ten 2026 için temkinli mesaj
Haber Global’de değerlendirmelerde bulunan İslam Memiş, yıl sonuna doğru görülen yükselişlerin büyük ölçüde dönemsel fiyatlamalardan kaynaklandığını söyledi. Özellikle gümüşte Türkiye piyasalarında oluşan tarihi seviyelerin spekülatif etkiler barındırdığını belirten Memiş, mevcut fiyatlardan yeni pozisyon açmanın riskli olabileceğini dile getirdi. Altın tarafında ise 2026’ya ilişkin daha ihtiyatlı bir tablo çizen Memiş, “en olumsuz senaryonun” göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Küresel faiz politikaları, enflasyonun seyri, jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının rezerv stratejileri, önümüzdeki dönemde fiyatlar üzerinde belirleyici olacak başlıklar olarak öne çıkıyor. Memiş’e göre kısa vadeli yükselişler yanıltıcı olabilir ve her hareket yeni bir yükseliş trendinin başlangıcı anlamına gelmeyebilir.
2026 projeksiyonu: Potansiyel yüksek, belirsizlik de öyle
CNBC-e’nin derlediği verilere göre altın, 2025 yılı boyunca yüzde 72’lik yükselişle dikkat çekici bir performans sergiledi. Bu yükselişte ABD’de faiz indirimlerine yönelik beklentiler, küresel riskler ve altın ETF’lerine artan ilgi etkili oldu. Tim Waterer, ABD Merkez Bankası’nın daha yumuşak bir para politikası izlemesi halinde altının 2026’da 5.000 dolar seviyesini hedefleyebileceğini, gümüşte ise 100 dolar ihtimalinin tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Buna karşın uzmanlar, oynaklığın yüksek olduğu bu dönemde yatırımcıların kısa vadeli fiyat hareketlerinden çok, risk yönetimine ve dengeli stratejilere odaklanmasının daha sağlıklı olacağı görüşünde birleşiyor.