Memiş’e göre piyasada net bir yön oluşmuş değil. Ateşkes beklentileri iyimserliği desteklerken, çatışma haberleri risk algısını artırıyor. Bu durum, fiyatların bir gün zirveye yaklaşırken ertesi gün geri çekilmesine neden oluyor. Enerji tarafında da benzer bir oynaklık görülürken, petrol fiyatlarındaki sert hareketler piyasalardaki kırılganlığı artırıyor. Uzman isim, altın ve gümüşte kısa vadede “oyalama” olarak nitelendirdiği bir sürecin devam ettiğini belirtiyor. Küresel piyasalarda kapanış sonrası görülen düşüşlere rağmen, iç piyasada açılışların daha yüksek seviyelerden gerçekleşmesi dikkat çekiyor. Bu durumun, bazı aktörlerin düşük fiyat fırsatlarını sınırlamaya yönelik bir stratejisi olabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan Memiş’in analizinde üç tarih öne çıkıyor: Mayıs, Haziran ve Ağustos ayının son haftası. Bu dönemlerin emtia piyasaları açısından belirleyici olabileceğini vurgulayan Memiş, özellikle Mayıs ayında barışa yönelik gelişmelerin fiyatlamalara olumlu yansıyabileceğini düşünüyor. Fiyat beklentilerine de değinen Memiş, ons altında 5 bin doların, gram altında ise 7 bin liranın üzerinin test edilebileceğini belirtiyor. Yaz aylarında artan talep ve düğün sezonunun etkisiyle gram altının 8 bin lira seviyesini aşma ihtimali de senaryolar arasında yer alıyor.
Makro tarafta ise ABD politikaları belirleyici olmaya devam edecek. Jerome Powell sonrası olası yönetim değişikliği ve Federal Reserve’in faiz politikasındaki yön, altının seyrinde kritik rol oynayabilir. Daha temkinli ve bekle-gör yaklaşımının benimsenmesi halinde, piyasalardaki sert dalgalanmaların azalabileceği öngörülüyor. Genel tabloya bakıldığında, uzmanlara göre yılın en zorlu döneminin geride kaldığı düşünülüyor. Bundan sonraki süreçte ise özellikle belirtilen üç tarih aralığında piyasanın yönü daha net şekillenebilir.