Yaz aylarında sıcak havadan bunalan milyonlarca kişi soluğu havuz ve denizde alıyor. Ancak serinlemek için yapılan bilinçsiz hareketler, kulak sağlığını tehdit edebiliyor. Kulak Burun Boğaz uzmanları, özellikle kulak zarı hasarı bulunan kişilerin suyla temas konusunda çok daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Kulak zarındaki küçük bir delik bile suyun orta kulağa ulaşmasına neden olarak enfeksiyon riskini artırabiliyor.
Kulak zarı sadece sudan zarar görmüyor
Kulak zarı, dış kulak ile orta kulağı ayıran ve işitme sisteminin en önemli parçalarından biri olarak görev yapıyor. Uzmanlara göre kulağa alınan darbeler, kronik orta kulak iltihapları, çok yüksek sese maruz kalınması, ani basınç değişimleri, kontrolsüz dalışlar ve uçak yolculuklarında yaşanan basınç farklılıkları kulak zarında yırtılma veya delinmeye neden olabiliyor.
En büyük risk yüksekten suya atlamak
Yaz tatillerinde sıkça yapılan yüksekten denize veya havuza atlayışlar da kulak sağlığı açısından önemli riskler taşıyor. Suya sert şekilde giriş sırasında oluşan ani basınç, özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçiren kişilerde kulak zarının yırtılmasına yol açabiliyor. Uzmanlar, kontrolsüz dalışlardan ve yüksekten atlamalardan kaçınılmasını öneriyor.
Bu belirtileri hafife almayın
Deniz veya havuz sonrası kulakta şiddetli ağrı, işitmede azalma, çınlama, kulaktan sıvı ya da kan gelmesi, baş dönmesi ve dolgunluk hissi gibi şikayetler kulak zarı hasarının habercisi olabilir. Bu belirtilerin görülmesi halinde kulağa herhangi bir cisim sokulmaması ve vakit kaybetmeden Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması gerekiyor.
Kulak zarını korumak için bunlara dikkat edin
Yaz boyunca kulak sağlığını korumak için yüksekten suya atlamaktan kaçının, derin dalışları bilinçsiz şekilde yapmayın ve kulak zarında delik ya da kronik kulak hastalığınız varsa doktor önerisi olmadan havuza veya denize girmeyin. Kirli havuzlardan uzak durmak, yüzme sonrasında kulağı nazikçe kurulamak ve kulak çubuğunu kulağın içine sokmamak da alınabilecek basit ama etkili önlemler arasında yer alıyor. Uzmanlar, erken fark edilen kulak zarı problemlerinin tedavisinin daha başarılı olduğunu ve kalıcı işitme kaybı riskinin bu sayede azaltılabileceğini vurguluyor.