×

Hantavirüse karşı aşı var mı?

Son dönemde gündeme gelen hantavirüs vakaları, “Bu virüse karşı aşı var mı?” sorusunu yeniden tartışmaya açtı. Özellikle MV Hondius adlı kruvaziyer gemisinde yaşanan ve 3 kişinin hayatını kaybettiği salgının ardından gözler bilim insanlarının yürüttüğü çalışmalara çevrildi. Şu anda hantavirüse karşı dünya genelinde yaygın kullanılan onaylı bir aşı bulunmasa da araştırmacılar umut veren yeni sonuçlar paylaşıyor.

Kemirgenlerden insanlara bulaşabilen hantavirüs, enfekte fare ve benzeri hayvanların idrarı, dışkısı ya da salyasından yayılan parçacıkların solunmasıyla insanlara geçebiliyor. Özellikle kapalı, havasız ve hijyenik olmayan alanlarda riskin arttığı belirtiliyor. Uzmanlara göre virüs bazı kişilerde hafif atlatılırken, bazı vakalarda ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Bilim dünyasının üzerinde çalıştığı en dikkat çekici projelerden biri ise İngiltere’deki University of Bath bünyesinde geliştirilen yeni aşı adayı oldu. Araştırmacılar, Hantaan tipi hantavirüse karşı geliştirilen deneysel aşının laboratuvar ve hayvan çalışmalarında güçlü bağışıklık tepkisi oluşturduğunu açıkladı.

Uzmanlar, aşının henüz erken araştırma aşamasında olduğunun altını çiziyor. İnsanlar üzerinde uygulanabilmesi için uzun sürecek klinik deneylerin tamamlanması gerekiyor. Ancak ilk bulgular, gelecekte hantavirüse karşı koruyucu bir çözüm geliştirilebileceği yönünde umut veriyor.

Hantavirüs neden bu kadar tehlikeli?

Virüsün en korkulan yönlerinden biri, belirtilerin başlangıçta grip veya Covid-19 ile karıştırılabilmesi. İlk aşamada yüksek ateş, kas ağrısı, halsizlik ve baş ağrısı görülebiliyor. Ancak bazı hastalarda tablo kısa sürede ağırlaşıp akciğerlerde ciddi hasara, solunum yetmezliğine ve böbrek problemlerine dönüşebiliyor. Şu anda hantavirüse özel bir ilaç tedavisi bulunmuyor. Doktorlar daha çok destekleyici bakım uyguluyor. Ağır vakalarda oksijen desteği, solunum cihazı ve diyaliz gerekebiliyor. Bu nedenle erken teşhis hayati önem taşıyor.

Salgının kaynağı araştırılıyor

MV Hondius gemisinde ortaya çıkan salgının nasıl başladığı henüz netleşmedi. Yetkililer, yolcuların gemiye binmeden önce ziyaret ettiği bazı bölgelerde kemirgen teması yaşanmış olabileceğini değerlendiriyor. İddialara göre bazı turistlerin kuş gözlemi için çöp depolama alanına gittiği ve burada virüse maruz kalmış olabileceği düşünülüyor. Uzmanları endişelendiren bir diğer detay ise Andes türü hantavirüsün insandan insana bulaşma ihtimali. Bu nedenle farklı ülkelere dağılan yolcuların temas zinciri dikkatle takip ediliyor.

Bilim insanları yeni geliştirilen aşının yalnızca etkili değil, aynı zamanda taşınabilir olmasını da hedefliyor. Araştırma ekibi, aşının çok düşük sıcaklıklarda saklanma zorunluluğunu azaltacak yeni yöntemler üzerinde çalışıyor. Böylece gelecekte salgın bölgelerine daha hızlı ulaştırılabilen bir aşının geliştirilmesi planlanıyor.