Pek bilimsel görünmüyor
Fidanlık, ihaleyi kazandığı halde Odunpazarı Belediyesi’ne verilmedi. İhaleyi son anda iptal edenler ‘ağaçlar üzerinde bilimsel çalışma yapacağız’ demişti. Evet, bölgede hummalı bir çalışma var ama pek bilimsel görünmüyor.
Fidanlık’ta ne oluyor?
Her yer çöp içinde. Rastgele ateşler yakılmış. Yangın çıkması işten bile değil. Onlarca içki şişesi her tarafa dağılmış. Kesilen ağaç kökleri ‘neden’ sorusunu akla getiriyor. Yetkililere “Fidanlık’ta ne oluyor” diye soruyoruz.
Kütahya Yolu üzerindeki Orman Fidanlığı’na gittim. Biliyorsunuz bir süredir gündemde. Odunpazarı Belediyesi ihaleyi kazandığı halde ‘son anda’ iptal edilmişti. İptal gerekçesi hepimizi ‘acı acı’ gülümsetmişti! Kentimizin en güzel mesire yerlerinden biri “CHP’li olduğu gerekçesiyle” belediyeye verilmemişti. İhaleyi iptal edenlerin amacı neydi bilmiyoruz! Hedeflerinde Başkan Kazım Kurt varsa, Kurt’a bir şey olmadı! Olan vatandaşa oldu. Ve ağaçlara… Halk, yazın bunalttığı şu günlerde serinlemek için harika mekânlardan birinden oldu. Kente yakın, ücreti de yok denecek kadar azdı. Yani Orman Bölge Müdürlüğü Başkan Kurt’u değil vatandaşı bunalttı!
Peki, ağaçlara nasıl yazık oldu? Bakın bu kısım gerçekten çok acıklı, çok hüzünlü. Öte yandan çok bilinmeyenli! Orman Fidanlığı’nda ‘bi şeyler’ oluyor ama ne olduğunu an itibariyle bilmiyoruz. Öğrenmek için olup bitenden haberi olanlardan açıklama bekleyeceğiz.
Öncesinde size gördüklerimi anlatayım. Birkaç gün önce Soner Yüksel’in ‘incelediği’ bölgeye gittim. Şöyle bi gezindim, gördüklerime inanamadım. Muhtemelen yazıya da aktaramam! Burada birazcık benim acizliğim biraz da manzaranın ‘inanılmazlığı’ etkili… O nedenle sayfaya bol fotoğraf koydum.
Mezbele… Sanırım Fidanlığı anlatacak eni iyi kelime bu. Daha girerken sizi ‘hızar’ sesleri karşılıyor. Sanki Keresteciler Sitesi’ndeyim… Ürkütücü bir ses! İlerliyorum… Girişte ‘kontrol’ falan yok. Elimi kolumu sallayarak giriyorum. Sağda kesilmiş ve güzelce istiflenmiş onlarca ağaç görüyorum. Bir ‘ster’ mi demeliyim yoksa! Onlarca Orman işçisi yoğun mesai yapıyor. Fidan dikmesi, ağaç sulaması, temizlik yapması gereken personel var gücüyle ağaç kesiyordu! Resmi araçlar, sivil otobüs, minibüs… Ortam çok hareketli… İlerleyip sola dönüyorum. Tam dönüşteki tabela gözüme çarpıyor. Tabelada ‘kesim sahasına girmek yasak’ yazıyordu. Kesim sahası… Devam ediyorum. Çardaklar var… Hepsi çöp içinde. İçki şişeleri her yerde. Poşetler, yemek artıkları… Bildiğiniz çöplük işte. Ve onlarca yerde ateş yakıldığına dair kül birikintileri gördüm. Öyle yolda veya yola yakın yerde değil. Ormanın içinde yakılmış ateşler. Hepsinin yanında yöresinde yine içki şişeleri. Şu ana kadar yangın çıkmaması mucize! İleride yine bir ‘ster’ ağaç görüyorum. Yanlarına gidiyorum. Büyük, devasa ağaçlar… Hasta ya da yaşlı görünmüyor. Ama inşallah öyledirler. Yoksa daha çok üzüleceğim. Bunu yapanların Ormancı olması üzüntümü katlayacak. Neden kesildiler, bilmiyoruz? Ağaçların hemen yanında masa… Üzeri ve çevresi çöp dolu. İçki şişeleri her yerde… Hemen yanında ateş yakılmış. Allah korumuş!Sanki birileri ‘Fidanlık’ta yangın çıksın’ diye uğraşıyor gibi. Anlaşılır gibi değil. Az daha gidiyorum… Cinayet mahalli ile karşılaşıyorum. Onlarca ağaç kökü… Gördüğüm ağaçların kökleri…
Orman Fidanlığı ‘bi şeye’ hazırlanıyor gibi. Ağaçlar kesilmiş, ‘bi şeylere’ alan açılmış gibi… Başta hemşerimiz Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu olmak üzere yetkili herkese sesleniyorum. Orman Fidanlığı’nda ne oluyor? Kim, ne yapmaya çalışıyor? Böylesine kıymetli bir alan neden bu kadar sahipsiz? Niçin başıboş bırakıldı? Halka çok görülen güzide mekân neden içkicilerin mekânı oldu?