Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orçun Anatürk, küçük ve orta ölçekli işletmelerin içinde bulunduğu ekonomik darboğaza ilişkin dikkat çeken bir basın açıklamasında bulundu. Anatürk, mevcut ekonomik şartlar altında yeni bir amme alacakları yapılandırmasının artık bir tercih değil, ekonomik sürdürülebilirlik açısından zorunlu hale geldiğini ifade etti. Türkiye ekonomisinin üretim, istihdam ve ticaret yükünü omuzlayan küçük ve orta ölçekli işletmelerin son yıllarda ciddi bir ekonomik baskı altında kaldığını belirten Anatürk, artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan sorunların esnafı ödeme güçlüğü içerisine sürüklediğini söyledi.
"Mevcut tablo sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır"
Özellikle kira giderleri, enerji maliyetleri, işçilik ücretleri ve hammadde fiyatlarında yaşanan artışların işletmelerin kâr marjlarını büyük ölçüde daralttığını buna paralel olarak vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinin de ağırlaştığını belirten Anatürk, "Bugün gelinen noktada birçok küçük ve orta ölçekli işletme, yalnızca ticari faaliyetini sürdürme mücadelesi vermemekte; aynı zamanda kamuya olan yükümlülüklerini yerine getirebilmek için de ciddi bir ekonomik savaş vermektedir. Mevcut tablo sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır" diye konuştu.Anatürk, son kapsamlı yapılandırmanın 12 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe giren 7440 Sayılı "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanunu" ile gerçekleştirildiğini hatırlatarak, söz konusu düzenlemenin milyonlarca mükellef açısından önemli bir nefes alma imkânı sunduğunu vurguladı. Ancak aradan geçen süreçte ekonomik şartların beklenen ölçüde iyileşmediğini, aksine bazı sektörlerde daha da ağırlaştığını belirten Anatürk, benzer bir düzenlemenin yeniden gündeme alınmasının kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
"Tecil ve taksitlendirme yapılanmanın yerini tutmamaktadır"
Mevcut sistemde amme alacaklarının ağırlıklı olarak 6183 Sayılı Kanun'un 48. maddesi kapsamında "Tecil ve Taksitlendirme" yöntemiyle çözümlenmeye çalışıldığını belirten Anatürk, yapılandırma ile tecil uygulaması arasındaki farkların kamuoyunda yeterince bilinmediğini söyledi. Orçun Anatürk, açıklamasında, yapılandırma kapsamında vatandaşların yasal bir haktan yararlandığını, gecikme faizlerinin silinerek Yİ-ÜFE oranları üzerinden yeni ödeme planlarının oluşturulduğunu, borçların 48 aya kadar taksitlendirilebildiğini ve peşin ödeme halinde haciz işlemlerinin kaldırıldığını belirtti. Buna karşılık tecil uygulamasında ise borçlunun mali durumunun idare tarafından değerlendirmeye tabi tutulduğunu ifade eden Anatürk, şu değerlendirmede bulundu:"Tecil uygulamasında mükellefin bilanço yapısı incelenmekte, ‘zor durum hali' şartı aranmaktadır. Ayrıca borçların önemli kısmının peşin ödenmesi istenmekte, kalan tutarlara yeniden faiz işletilmektedir. Bunun yanında hacizler kaldırılmamakta, yüksek borçlarda taşınır veya taşınmaz teminat talep edilmektedir. Taksitlerin aksaması halinde ise tüm borç muaccel hale gelmekte ve vatandaş çok daha ağır sonuçlarla karşı karşıya kalmaktadır."
Özellikle araç veya taşınmazların teminat gösterildiği durumlarda ciddi mağduriyetler yaşandığını belirten Anatürk, ödeme aksaklıklarında vatandaşların araçlarına yakalama kararı çıkarılabildiğini, mallarının ihale yoluyla satışa sunulabildiğini ifade etti.