×

Eskişehir Şehir Hastanesi o hastalar için uygulamaya başladı!

Eskişehir Şehir Hastanesi ihtiyacı olan uygun hastalara, EBUS işlemi yapmaya başladı. Peki Ebus nedir, hangi hastalıkların tanısında kullanılır? İşte detaylar...

Eskişehir Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi uzmanı Op. Dr. Selma Mina Kara Apaydın ve Göğüs Hastalıkları uzmanı Uzm. Dr. Saliha Yılmaz tarafından ilk endobronşial ultrason (EBUS) işlemleri gerçekleştirildi.

EBUS , akciğer kanserinin yanı sıra tüberküloz, sarkoidoz, diğer enfeksiyon hastalıkları, lenfomalar gibi birçok hastalığın teşhisinde kullanılan ve bronkoskopun ucuna eklenmiş prob ile ses dalgaları yayarak bronş duvarının arkasındaki lenf bezi, doku ve kan damarlarını ultrason görüntüsü olarak gösteren bir yöntem olarak biliniyor. Doktorlar tarafından EBUS’un, özel iğnesi sayesinde bronkoskopi ile ulaşılamayan bölgelerdeki büyümüş lenf bezlerine ya da solunum yollarına komşu lezyonlara ulaşmayı ve biyopsi alabilmeyi sağladığı belirtiliyor. İşlemler genel anestezi altında gerçekleştirilirken, alınan örnekler patoloji tarafından değerlendirilmek üzere laboratuvara gönderiliyor. Alınan sonuçlar ile de hastalar uygun tedavi için yönlendiriliyor. Uzman doktorlar tarafından verilen bilgilere göre, bu yöntem sayesinde ulaşılması zor olup, tanıya ihtiyaç duyulan lezyonların hızlı ve güvenilir bir yöntem ile adının konulmasına imkan sağlanıyor. Bu çerçevede, Eskişehir Şehir Hastanesi’nde mediastinal yerleşimli lezyonu olan veya lenf nodunda tanı ve evreleme ihtiyacı olan uygun hastalara Bronkoskopi Ünitesi’nde Göğüs Cerrahisi ve Göğüs Hastalıkları Klinikleri tarafından Anestezi ve Patoloji ekiplerinin katkıları ile EBUS işlemi yapılmaya başlandığı açıklandı.

Eskişehir Şehir Hastanesi Yönetimi, hastaneye yapılan destekler için İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yaşar Bildirici , Başhekim Doç. Dr. Mustafa Sungur ve ekibine teşekkür ettiklerini açıkladı.

EBUS nedir? 

Ultrasonografi ses dalgalarının insan vücudundaki farklı doku ve organlara çarpıp yansıması ile görüntü elde etme yöntemidir. Bu yöntemde ultrasonik ses dalgaları insan dokusuna gönderilmekte, dokuya çarpan ve dokunun özelliklerine göre belirli oranda geri yansıyan ses dalgaları tekrar algılanarak dokunun görüntüsüne dönüştürülmektedir. Doğada bu sistemin en iyi örneği yarasalar olup aslında kör olan bu hayvanlar insan kulağının duyamadığı frekansta sesler çıkarıp bu seslerin yansımalarını dinleyerek görmedikleri halde çevrelerindeki her şeyi çok net olarak algılayabilmektedirler.

EBUS sisteminde bronkoskopun ucuna yerleştirilen ultrasonografi birimi sayesinde bir yandan havayolunun içi görülürken ultrason yöntemi ile de bronşun duvarının arkasındaki doku ve kan damarları çok net olarak görüntülenebilmektedir. Biyopsi yapılmak istenen lenf bezi veya tümör kitlesi ultrasonografi ile görüldükten sonra bronkoskopun içerisinden, özel bir iğne gönderilmekte ve ultrasonografik görüntü altında bu lenf bezi ya da kitleden örnek alınabilmektedir. Yöntemin birinci avantajı görerek biyopsi alınmasını sağlaması ve hedefe ulaşmanın kesin olarak mümkün olmasıdır. İkinci avantaj ise kan damarlarının ultrasonografi ile görüntülenmesi ve bu sayede damar yaralanması riskinin ortadan kalkmasıdır.

Bu yöntemde bronkoskopik girişim lokal veya genel anestezi altında ağız yolundan yapılmaktadır. Normal bronkoskopi işlemine göre işlem süresi sadece 15-20 dk. uzamaktadır.

EBUS hangi hastalıkların tanısında kullanılır?

Bu yöntem havayollarına komşu lenf bezlerinde büyüme yapan kanser, lenfoma, sarkoidoz, tüberküloz, enfeksiyon hastalıkları gibi birçok hastalığın tanısında kullanılmaktadır. Kanser hastalarında hastalık tanısı yanında, hastalığın evresinin belirlenmesinde de bu yöntemin başarısı çok yüksektir. Bu yöntemin kullanılması ile birçok hasta gereksiz ameliyatlardan korunabilmekte ve hastanede dahi yatırılmadan kesisiz, ağrısız bir işlemle hastalıklarının tanısı ve evrelenmesi sağlanabilmektedir. Özellikle sarkoidoz, tüberküloz gibi göğüs boşluğu içerisindeki lenf bezlerinden biyopsi alınmasına olanak sağlayarak çok yüksek oranda diğer cerrahi yöntemlerin uygulanmasından hastayı kurtarabilmektedir. Kanser hastalarında ise doğru evreleme ve doğru tedavi politikasının belirlenmesinde temel faktördür. İşte bu yöntemle yine hastaların çok önemli bir bölümünde (% 90 üzeri) evreleme yapılabilmekte ve mediastinoskopik yönteme ancak hastaların % 5-10'unda gerek kalmaktadır.