×

Eskişehir’in 2030 hedefi belli oldu! Kesikbaş açıkladı

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, ES TV’de katıldığı “Soruyoruz” programında kentin sanayi geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi. “Vizyon 2030” projesini anlatan Kesikbaş, Eskişehir’in teknoloji, yeşil ve dijital dönüşümde Türkiye’nin lider kenti olabileceğini söyledi.

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, ES TV ekranlarında yayınlanan “Soruyoruz” programına konuk oldu. Gazeteciler Tarkan Demir ve Kerem Akyıl’ın sorularını yanıtlayan Kesikbaş, Eskişehir sanayisinin mevcut durumu, gelecek hedefleri ve “Vizyon 2030” projesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Eskişehir’in güçlü sanayi altyapısının teknoloji, yeşil ve dijital dönüşüm, nitelikli insan kaynağı ve yeni nesil yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kesikbaş, Serbest Bölge çalışmalarından URAYSİM projesine, ESO Plaza’dan kentin sanayi geleceğine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.

10 MİLYAR DOLARLIK DEĞER

Kesikbaş, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncellemesine yönelik açıklamalarda bulundu. Eskişehir’in önemli bir sanayi kenti olduğunu belirten Kesikbaş, “Eskişehir, 930 bin nüfusuna rağmen, 5 milyar dolara yakın bir ciro üretiyor ihracattan. Yaklaşık bir 5 milyar dolar da Eskişehir'in sanayiden gelen satışları var. Yani toplam 9-10 milyar dolarlık aslında bir değeri var sanayinin. 1600 üyeden 150'ye yakını ihracat yapıyor. Eskişehir kişi başına düşen ihracat rakamında birçok kenti geride bırakıyor. Enflasyonla mücadele ediyoruz hepimiz. İhracat Türkiye'de artıyor ama Dünya genelinde emtia fiyatlarının yüksek olması, maliyetlerin yüksek olması sebebiyle aslında değer olarak ihracat artıyor ama miktarsal olarak ihracat düşüyor. Tabii ki bu, Eskişehir'deki fabrikaların da kabiliyetlerini, kapasitelerini kullanmıyor anlamına geliyor” diye konuştu.

DEVLET DESTEĞİ ŞART

Yurt içi piyasaların baskılanması, finansmana erişimde yaşanan sorunlar, kredi hacmindeki sınırlamalar ve kur politikalarının sanayicinin maliyetlerini artırdığını ifade eden Kesikbaş, “Gelirlerinizi artırırken öbür taraftan da maliyetlerinizi yukarı çekiyor ve şirketlerin aslında karsızlaşmasına dönüşüyor. O karsızlığına bağlı olarak da yapısal sıkıntılar başlıyor. İşte konkordatolar, tahsilat süreçlerindeki uzamalar... Doğal olarak değer yaratamazsanız yatırım yapamıyorsunuz. Yatırım yapamadığınız zaman kapasiteyi artıramıyorsunuz. Parası olan, gücü olan, neyse mutlaka ve mutlaka sanayiye, üretime yatırım yapması gerekiyor. Devletin de bu işi gerçekten desteklemesi gerekiyor” dedi.

AYNI REÇETE YAN ETKİ YAPIYOR

Kesikbaş, enflasyonla mücadelede sektörler arasındaki farklılıkların dikkate alınması gerektiğini savundu. Temel mallardaki enflasyonun yüzde 17,7 seviyesinde olduğunu, buna karşılık gıda enflasyonunun yüzde 37, hizmetler enflasyonunun ise yüzde 45’in üzerinde bulunduğunu belirten Kesikbaş, “Günün sonunda aslında enflasyonla mücadelede bize hepimize aynı reçete veriliyor. Aynı reçete verilince de siz ihtiyacınız olmayan bir ilacı alıyorsunuz ve doğal olarak sıkıntı yaşıyorsunuz. O ilaç size yan etkiler yaratıyor. Biz enflasyon yaratmıyoruz. Sanayiye verilen her kuruş gerçekten helal para. Ve dönüyor tekrardan sanayinin içerisine” ifadelerinde bulundu.

ESKİŞEHİR’E DEĞER KATAR

Şehirde yürütülen serbest bölge kurulmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini aktaran Kesikbaş, “Serbest bölgeyle ilgili çalışılıyor. Bu işe bir finansman gerekiyor tabii. Biz sanayicilerin arasında bir anket yaptık. 70'e yakın firma, ‘Eskişehir'de bir serbest bölge olsa orada yatırım yaparım’ demiş. İhracata gittiğin zaman dünyadaki 200 ülkenin en üst düzey firmalarıyla rekabet içerisindesin. Serbest bölgeler aslında şirketlerin global ölçeğe taşınması ve rekabet gücünün artırılması açısından son derece kıymetli. Bu Eskişehir'e büyük değer katar. Bu işin fizibilite çalışmaları yapılacak mutlaka. Bu konuyla ilgili görüş, fikir alışverişlerinde bulunduk. Kısa süreçler değil, büyük yatırımlar gerekiyor. Nereden baksanız 40-50 milyon euroluk bir yatırımdan bahsediyoruz. Eskişehir'de mutlaka bir serbest bölge olması bir vizyondur. Bunu mutlaka realize etmemiz lazım. Eskişehir'de bu potansiyel var” açıklamasında bulundu.

İHALELER YAPILACAK

URAYSİM projesine yönelik de değerlendirmeler yapan Kesikbaş, “O biraz yılan hikayesine dönmüştü ama son bir yıldır o iş kurumsallaştı. İçerisinde şu anda Bakanlığın da, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın da olduğu bir yönetim kurulu var. URAYSİM'in 1’inci fazı realize ediliyor. Aslında o bir mükemmeliyet merkezi. Eskişehirli raylı sistemlerini alır A noktasından B noktasına taşır. Bu bir teknolojik yatırımdır. Öncelikli olarak komponentlerin testleriyle ilgili olan kısım şu anda güncel. Yakın zamanda bunun ihale süreçleri yapılacak orada çünkü binalar hazır. En azından bu bile bir başlangıç” dedi.

DÖNÜŞÜM ŞART

2030 Vizyon Projesi’ne yönelik açıklamalarda bulunan Kesikbaş, Eskişehir’in sanayi, teknoloji ve yaşam kalitesi açısından bütüncül bir dönüşümden geçmesi gerektiğini söyledi.  Kesikbaş, “Kenti dönüştürmemiz lazım. Eskişehir teknolojiyi geliştiren bir kent olsun. Yeşil ve dijital dönüşümü en üst seviyeye taşıyan bir Eskişehir. Nitelikli insan kaynağını şehirde tutmak gerekiyor. Yeni nesil yatırımları Eskişehir Fonu'yla desteklememiz gerekiyor. Küresel tedarik zincirlerinde daha güçlü yer alan bir Eskişehir, bizi çok ilgilendiriyor. İstanbul'daki, İzmir'deki, Ankara'daki birçok teknoloji şirketinin Eskişehir'e merkezlerini ya da şubelerini taşıdığını düşünün. Bunların hepsi birer fabrika. Teknolojiyi yaratırsanız eğer, aslında biz bugün üretim yaptığımız fabrikalara Ar-Ge satın alması yapabiliriz, inovasyon satın alması yapabiliriz” dedi.

ÜRETİM GÜCÜMÜZÜ KAYBEDECEĞİZ

Kesikbaş, Eskişehir’in yalnızca sanayi yatırımları açısından değil, yaşam kalitesi bakımından da yatırımcılar ve nitelikli çalışanlar için cazip hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Kesikbaş, “Ölçek ekonomisine şirketleri taşıyor olmamız son derece kıymetli. Yaşam kalitesiyle yatırımcıların yeteneklerini çeken bir Eskişehir sanayisi, bir ideali... Ekosistem. Siz şimdi geldiniz Eskişehir'de ev kirası 40 bin lira. Gelmezsiniz. Yani buna bir ekosistem de yaratmak gerekiyor. Sosyal donatılarıyla yaşanılabilir bir kent. Yaşanılabilir bir kent demek sadece Porsuk'un kenarında oturup çay içmek değil.  Bu bakış açısını realize etmekle ilgili bir sürü şey yazdık. Onların hepsini açıklayacağız yakında. Ama bu vizyonun bir parçası olamazsak, hem üretim kabiliyetlerimizi hem üretim gücümüzü kaybedeceğiz. Bu kadar projeyi alta alta dönüştürebilirsek aslında toplumu da dönüştürmüş olacağız. Bu sadece bir Sanayi Odası işi değil. Bunun içerisinde üniversitelerin de olması gerekiyor, kamu da olması gerekiyor, diğer odaların da olması gerekiyor” diye konuştu.

PLATFORM İŞ GÖRDÜ

Eskişehir sanayicisinin tedariklerini birbirinden yapması yönündeki çağrısının karşılık bulduğunu belirten Kesikbaş, “Bu konuyu büyük ölçüde başardık. Bizim görevimiz toplumu dönüştürmek, sektörü dönüştürmek, insanları dönüştürmek, bakış açılarını dönüştürmek, yeni bakış açıları katmak, insanları bir araya getirmek, bir network kurmak. Birbirimizden satın almalarımız gerçekten arttı. Satın alma platformumuz gerçekten çok iş gördü. Bununla birlikte yine Eskişehir Sanayi Odası'nın üye kartlarını yaptık, birçok yerden indirimler yapılıyor. Çünkü amacımız orada aslında indirimden daha çok birbirimizden ticaret yapıyor olmamız” dedi.

YÜZDE 87 YATIRIM YAPMAYACAK!

Eskişehir Sanayi Odası tarafından, üye firmaların 2026 yılının 2’nci yarısına ilişkin ekonomik ve işletme bazlı beklentilerini ortaya koymak amacıyla hazırlanan “Ekonomi Beklenti Anketi”nin sonuçlarına değinen Kesikbaş, “Bin 600 üyemiz var. 228 tane üyemiz cevap vermiş ki önemli bir anket, önemli bir oran. 2026'nın 2’nci yarısında Türkiye ekonomisinde çözülmesi gereken öncelikli sorun alanlarına; yüksek faiz, finansmana erişim, döviz kuru üzerindeki baskı, enflasyon, girdi maliyetlerindeki artış, adalet-hukuk sistemi, üretim-sanayi politikaları, güven ortamı, nitelikli insan kaynağı, jeopolitik riskler, işsizlik denmiş. 2026'nın 2’nci yarısında şirketleri bekleyen başlıca sorunlara ise, yüksek enflasyon, iç piyasalardaki daralma, finansmana erişim gene, döviz kurları, tahsilat, üretim girdi maliyetleri, nitelikli personel sıkıntısı, vadelerin uzaması, ihracattaki daralma, enerji maliyetleri denmiş. 2026 yılında yatırım yapmayı planlıyor musunuz diye sormuştuk; Yüzde 87'si ‘yapmayacağım’ demiş. Yüzde 13'ü ‘evet’ demiş. Evet diyenler ise Ar-Ge, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, tevsi, kapasite artırımı gibi alanlara yatırım yapmayı düşünüyor. Sanayicimiz aslında bilinçli. Diyor ki, ‘ben verimlilik, Ar-Ge, dijital dönüşüme, yeşil dönüşüme para yatıracağım. Yaptığım yatırımı buralara harcayacağım. Çünkü artık bu maliyet yapılarıyla benim biraz daha farklı düşünmem gerekiyor’ diyor. Yani Eskişehir doğru yolda. Bu kenti dönüştürebilirsek teknoloji olarak Türkiye'nin bir numarası oluruz. Bunun için de vizyon 2030 projemizi hazırladık” dedi.

KAVGAYA MÜSAADE ETMEM

Oda başkanlığı seçimlerinde aday olduğunu dile getiren Kesikbaş, odalar arasında dostluk ortamı oluştuğuna dikkat çekerek, “Bu adaylık, aday olmama meselelerinden biz Eskişehir olarak çok çektik. Bir tane koltuk uğruna insanlar birbirlerine yapmadığını bırakmıyordu, söylemediğini bırakmıyordu. Biz hepimiz şu anda birbirimizle helalleştik. Meclisimizin içerisinde çok homojen bir yapı var. Bir dostluk ortamı yarattık. Bu anlamda oda seçimleri bundan sonra patırtılı, kütürtülü olur mu? Ben buna müsaade etmem. Etmemek için de uğraşırım. Çünkü bu kent değerli, kıymetli. Kavga etmemize, zaman kaybetmemize gerek yok” dedi.

SANAYİCİYE DESTEK OLACAK

Eskişehir Adalar Mevkii’nde inşaatı devam eden “ESO Plaza”ya ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Kesikbaş, “Eskişehir Sanayi Odası'nın parası yok. Bizim yıllık bütçemiz 800 bin dolar civarında. Bizim Adalar'da bir arazimiz vardı, döneminde düşük kiraya verilmiş. 1 buçuk sene önce 180 bin lira civarında bir kira geliri vardı. Bu araziyi değerlendirmek için yakın zamanda ihaleye çıktık. Şu anda inşaatı devam ediyor. Zemin iyileştirmeleri yapıldı. Yakın zamanda temel atma töreni de yapacağız. Bir sene sonra bittiğinde ciddi bir kira geliri elde etmiş olacağız ki bu, Eskişehir Sanayi Odası'nın geleceği açısından son derece önemli. Yaklaşık olarak toplamı 3 bin 600 metrekare. Tabii ki kira verecekler. Bir gelir modeli oluşturmak gerekiyor. Geliriniz yoksa sürdürülebilir olmuyor bu işler” ifadelerini kullandı.