ÇED RAPORU TUTARSIZ
Yedek, ÇED raporunun hangi yerinden bakılırsa bakılsın ciddi sorunlar içerdiğine dikkat çekerek, “Yürütmeyi durdurma kararı çıkmadan şirket orman alanında faaliyete başlarsa geri dönüşü olmayan zararlar doğacak. Bu nedenle ivedi şekilde yürütmenin durdurulmasını istedik; keşif ve bilirkişi sonrası da yürütmenin durdurulması kararının yeniden değerlendirilmesini talep ettik. Ancak bu süreçte şirket durmuyor. Kamulaştırma tehdidiyle, mevcut ÇED alanındaki arazi hazırlıkları için yöredeki arazi sahiplerinden mülkleri edinmeye yönelik girişimlerde bulunuyorlar. Hatta 47 bin dönümlük alan için bir fiyat belirlemişlerdi. Biz buna da neden itiraz ettik? Çünkü bu şirket buraya geldiğinde halka ‘refah getireceğiz’, ‘bölgeyi kalkındıracağız’, ‘istihdam yaratacağız’ demişti. Ancak gelinen noktada sürecin bu şekilde işlemediğini görüyoruz” dedi.SÜREÇ HUKUKA AYKIRI
Şirketin Alpagut köyüne astığı ilanda dönüm fiyatını 250 bin liraya yükselttiklerini ve 2026 sonunda 50 bin lira daha ödeme yapacaklarını duyurduğunu belirten Avukat Yedek, “Bu duyuruda bize yönelik ‘yanıltıcı beyanlarda bulunuyorlar, halkı provoke ediyorlar’ şeklinde ithamlarda bulunmuşlar. Kendi raiç bedel duyurularında bile bize yönelik mesnetsiz suçlamalar yapmışlar. Bu bile ÇED sürecinin ne kadar hukuka aykırı yürütüldüğünün açık göstergelerinden biridir. Arazi fiyatı bildirirken bile bize yönelik ithamlarda bulunuyorlar. Nihai ÇED raporu dosyası sunulmadan önce bile şirket tarafından hazırlandığını düşündüğümüz, altında imza bulunmayan ‘Altın Madeni Milli Mücadelemizdir’ başlıklı broşürler şehirde dağıtıldı. Bu broşürlerde hem bize yönelik ithamlar vardı hem de altın madenlerinin milli değer olduğu, siyanürün zarar vermediği yönünde gerçek dışı bilgiler bulunuyordu. Neye yönelik bir rıza üretimi yapılmaya çalışıldığı ortadadır” ifadelerini kullandı.