×

Eskişehir'den utanç tablosunu böyle duyurdu: 342 ölüm...

Eskişehir'de İYİ Parti İl Kadın Aile ve Sosyal Hizmetler Başkanı Leyla Çam, iktidarın kadın cinayetlerine karşı etkisiz kaldığını belirterek, İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmesi ve yasal düzenlemelerin acilen yapılması çağrısında bulundu.

Eskişehir'de İYİ Parti İl Kadın Aile ve Sosyal Hizmetler Başkanı Leyla Çam 2025’in ilk 7 ayında 342 kadının öldürüldüğünü belirterek, iktidarın kadın cinayetlerine karşı etkili önlemler almadığını söyledi. Çam, İstanbul Sözleşmesi’ne dönüş ve haksız tahrik indirimlerinin kaldırılması çağrısında bulundu.



UTANÇ VESİKASI

Türkiye’nin en acil sorunlarından birinin kadın cinayetleri olduğunu belirten Çam, “2025 yılının ilk 7 ayında; şüpheli ölümler dahil olmak üzere 342 kadın öldürüldü. Sadece son 13 gün içinde bile 15 kadın öldürüldü ve bu 15 kadından sadece 3 tanesi, kağıt üzerinde kalan ‘koruma kararlarına’ sığınmışlardı.  Bu rakamlar, hiçbir tedbir almayan, aldığı sözde tedbirleri de uygulamaktan aciz olan iktidarın utanç vesikasıdır” dedi.

FAİLLER KAYIRILIYOR

Çam, cinayete kurban giden kadınların isimlerini sıralayarak, “Nazlı söylemez uyurken çocuklarıyla birlikte kocası tarafından öldürüldü. Sinem Topaloğlu boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından öldürüldü. Yasemin Budak Diyarbakır’da aile meclisi kararıyla öldürüldü. Didem Örs Alacı eşi tarafından çocuğuyla birlikte öldürüldü. Saliha Akkaş boşanma aşamasındaki eşi tarafından öldürüldü.  Fatıma Rahmani erkek arkadaşı tarafından öldürüldü. Gonca Avcı boşanma aşamasındaki eşi tarafından öldürüldü. Tuğba Sağlam eşi tarafından öldürüldü. Neşe Karakaya kocası tarafından öldürüldü. Nilüfer Tuzlulu oğlu tarafından öldürüldü. Songül Perçem bir erkek tarafından öldürüldü. Doktor Semra Derya, Sedanur Bağdigen, Ezgi El, Teslime Hanedan ise şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçtiler. Hukuk sistemimiz, kadınları değil failleri koruyan daha da ileri giderek kayıran bir hale gelmiştir” ifadelerini kullandı.

1 AY İÇİNDE 76 KADIN DAHA ÖLDÜRÜLDÜ

3 Temmuz’dan bugüne kadar 76 kadının daha öldürüldüğünü söyleyen Çam, “İktidarın her kadın cinayetinden sonra slogan haline getirdiği o alışıldık ‘sıfır tolerans’ sözünün; gerçek hayattaki ve sahadaki karşılığı; ‘sıfır tedbir’, ‘sıfır koruma’, ‘sıfır adalet’, ‘aile yılı’ sloganıyla kadını, evde, çocuk ve mutfakla sınırlamaya çalışan iktidar zihniyeti, kadını birey olarak değil aile kurumunda bir figür olarak konumlayarak; ‘kadına karşı şiddetin’ cüret alanını yaratmaktadır” dedi.