Eskişehir'den Ali Paşa Şanlı Memur-Sen’e sert çıktı
Eskişehir’de Tüm Emeklilerin Sendikası Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, memur ve emekli maaşlarına ilişkin hükümetle yürütülen toplu sözleşme görüşmelerinde yetkili sendika Memur-Sen’in tutumunu eleştirdi
Memur ve memur emeklilerine yapılacak zam pazarlığında hükümet ile yetkili sendika Memur-Sen arasında uzlaşma sağlanamadı. Memur-Sen’in teklifi Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na taşımasıyla süreç yeni bir aşamaya geçti. Hükümet, 2026 yılı için ilk altı ayda yüzde 11, ikinci altı ayda yüzde 7; 2027 yılı için ise her iki dönemde yüzde 4 zam ve bin liralık taban aylık artışı önermişti. Hakem Kurulu’nun 5 gün içinde kararını açıklaması bekleniyor.Tüm Emeklilerin Sendikası Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, Memur-Sen’in iktidara yaslanan tutumuyla çalışanların haklarını savunmadığını, bu tavrın memur ve emeklileri yalnız bıraktığını belirtti.Yetkili sendika olan Memur-Sen’in, siyasi iktidara yaslanan bir yapıya sahip olması nedeniyle çalışanların hakkını savunmasının mümkün olmadığını kaydeden Tüm Emeklilerin Sendikası Şube Başkanı Şanlı, “Yetkili sendika olan Memur-Sen ise topu iktidarın sahasına atmış, çalışanları çaresiz bırakmıştır. Böylece adaletsiz gelir dağılımı devam etmektedir. Bugün kamu çalışanları yoksulluk sınırının altında maaş almaktadır. Yoksulluk sınırı 90 bin liraya dayanmışken memurların maaşları 50-60 bin lira seviyesindedir. Memur emeklileri daha da sıkıntılıdır. En düşük memur emekli maaşı 22 bin lira, diğer emeklilerin maaşı ise 16 bin 881 liradır. Oysa açlık sınırı 36 bin lirayı aşmıştır. Bu, gelir adaletsizliğinin açık göstergesidir. Emekliler, kendi hakları için örgütlenmedikçe ve demokratik tepkilerini ortaya koymadıkça, ne mevcut iktidar ne de gelecektekiler haklarını verecektir. Şu anda 16 milyonu aşkın emekli, asgari ücretlilerle birlikte 20 milyonu aşan bir kesim açlık sınırının altında yaşamaktadır. En az 25-40 yıl çalışan emekliler aynı maaşa mahkum edilmektedir. Bu büyük bir haksızlıktır” diye konuştu.
Şanlı, bugün hükümet varmış gibi görünse de, aslında Çalışma Bakanı’nın da Maliye Bakanı’nın da bir yetkisi olmadığını dile getirerek, “Aslında tüm yetki Cumhurbaşkanı’ndadır. Dolayısıyla bu adaletsizliği giderecek olan da odur. Cumhurbaşkanı, emeklilerin aldığı maaşla bir ay geçinmeye çalışsa, durumun vahametini bizzat görecektir. Emeklilerin tek çözümü örgütlenmek ve hakları için mücadele etmektir. Sessiz kaldıkça hiçbir kazanım elde edilemez. Emekliler büyük bir kitleyi oluşturuyor ve seçimleri belirleme gücüne sahip. Bu gücün demokratik yollarla kullanılması şarttır. Başka bir yol yok. Emekliler sessiz kaldıkça yok sayılacak, mücadele ettikçe haklarını kazanacaktır. Hep söylüyoruz: Emekli olmak, siyasi düşünce veya inanç fark etmeksizin herkes için insanca yaşama hakkı demektir” ifadelerini kullandı.