İklim krizi birçok canlıyı ve tarımsal üretimi olumsuz etkilemeye devam ediyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve Eskişehir’de kurak geçen kış mevsimi, üretimin her alanında olduğu gibi arıcılığı da vurdu. Arıcılık için kış mevsiminin ve kar yağışının çok önemli olduğunu vurgulayan Eskişehir İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bünyamin Yiğit, “Arıcılıkta bir söz vardır: ‘Kaç santim kar, o kadar kilo bal.’ 30 santimetre kar yağarsa kovan başına 30 kilo bal olur. Kar, yağmur gibi değildir. Kar yağdığı zaman toprak daha güzel sulanıyor. Dolayısıyla daha fazla çiçek açıyor ve arılarımız da daha fazla polan toplayıp daha fazla nektar getiriyor” dedi. Arıların iklim değişikliğinden dolayı ‘salkıma girme’ denilen kış uykusuna girmediğini belirten Yiğit, “Bu sene salkıma girme durumu olmadı. Arılarımız devamlı çalıştı. Salkıma giren arılarımızın ömrü 6 ila 8 aya kadar uzayabiliyor. Ama salkıma girmezse arının ömrü 42 gündür. Devamlı çalıştığı için ömürleri bitti. Kovanda devamlı bir üretim, yavru faaliyeti vardır ancak kış günü bu faaliyet olmuyor. Bu yüzden arıların mevcudu çok azaldı. Bu da kovan kayıplarına neden olacak büyük ihtimalle. Arıcılarımız biraz zorluk çekecek gibi gözüküyor. Biz arıcılıkta dünya ikincisi bir ülkeyiz. Tüketici bal bulmakta zorlanmaz. Bal bulunur ama kovan sayısı azaldığı için üretim düşecek” ifadelerini kullandı.
Eskişehir'deki tehlikenin habercisi arılar oldu!
Eskişehir’de kurak geçen kış mevsimi arıların kış uykusuna yatmasını engelledi. Bu durum arıların ömrünü kısaltıyor ve bal üretimini tehlikeye atıyor.
Küresel ısınma yüzünden kurak geçen kış mevsimi ekosistemin en önemli parçalarından biri olan arıları da olumsuz etkiledi. Arıların kış uykusuna yatmadığı için ömürlerinin kısaldığını söyleyen Eskişehir İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bünyamin Yiğit, “Arıların ölümü kovan kayıplarına neden olacağı için bal üretimi düşecek” dedi.
İklim krizi birçok canlıyı ve tarımsal üretimi olumsuz etkilemeye devam ediyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve Eskişehir’de kurak geçen kış mevsimi, üretimin her alanında olduğu gibi arıcılığı da vurdu. Arıcılık için kış mevsiminin ve kar yağışının çok önemli olduğunu vurgulayan Eskişehir İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bünyamin Yiğit, “Arıcılıkta bir söz vardır: ‘Kaç santim kar, o kadar kilo bal.’ 30 santimetre kar yağarsa kovan başına 30 kilo bal olur. Kar, yağmur gibi değildir. Kar yağdığı zaman toprak daha güzel sulanıyor. Dolayısıyla daha fazla çiçek açıyor ve arılarımız da daha fazla polan toplayıp daha fazla nektar getiriyor” dedi. Arıların iklim değişikliğinden dolayı ‘salkıma girme’ denilen kış uykusuna girmediğini belirten Yiğit, “Bu sene salkıma girme durumu olmadı. Arılarımız devamlı çalıştı. Salkıma giren arılarımızın ömrü 6 ila 8 aya kadar uzayabiliyor. Ama salkıma girmezse arının ömrü 42 gündür. Devamlı çalıştığı için ömürleri bitti. Kovanda devamlı bir üretim, yavru faaliyeti vardır ancak kış günü bu faaliyet olmuyor. Bu yüzden arıların mevcudu çok azaldı. Bu da kovan kayıplarına neden olacak büyük ihtimalle. Arıcılarımız biraz zorluk çekecek gibi gözüküyor. Biz arıcılıkta dünya ikincisi bir ülkeyiz. Tüketici bal bulmakta zorlanmaz. Bal bulunur ama kovan sayısı azaldığı için üretim düşecek” ifadelerini kullandı.
İklim krizi birçok canlıyı ve tarımsal üretimi olumsuz etkilemeye devam ediyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve Eskişehir’de kurak geçen kış mevsimi, üretimin her alanında olduğu gibi arıcılığı da vurdu. Arıcılık için kış mevsiminin ve kar yağışının çok önemli olduğunu vurgulayan Eskişehir İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bünyamin Yiğit, “Arıcılıkta bir söz vardır: ‘Kaç santim kar, o kadar kilo bal.’ 30 santimetre kar yağarsa kovan başına 30 kilo bal olur. Kar, yağmur gibi değildir. Kar yağdığı zaman toprak daha güzel sulanıyor. Dolayısıyla daha fazla çiçek açıyor ve arılarımız da daha fazla polan toplayıp daha fazla nektar getiriyor” dedi. Arıların iklim değişikliğinden dolayı ‘salkıma girme’ denilen kış uykusuna girmediğini belirten Yiğit, “Bu sene salkıma girme durumu olmadı. Arılarımız devamlı çalıştı. Salkıma giren arılarımızın ömrü 6 ila 8 aya kadar uzayabiliyor. Ama salkıma girmezse arının ömrü 42 gündür. Devamlı çalıştığı için ömürleri bitti. Kovanda devamlı bir üretim, yavru faaliyeti vardır ancak kış günü bu faaliyet olmuyor. Bu yüzden arıların mevcudu çok azaldı. Bu da kovan kayıplarına neden olacak büyük ihtimalle. Arıcılarımız biraz zorluk çekecek gibi gözüküyor. Biz arıcılıkta dünya ikincisi bir ülkeyiz. Tüketici bal bulmakta zorlanmaz. Bal bulunur ama kovan sayısı azaldığı için üretim düşecek” ifadelerini kullandı.