Eskişehir'deki değerli madenler siyaseti kızıştırıyor: CHP'den açıklama
Eskişehir’in dünya çapında dikkat çeken nadir toprak elementi rezervi, siyasi tartışmaların odağında. CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan,Beylikova’da bulunan 694 milyon tonluk nadir toprak elementi rezervi ile ilgili açıklama yaptı.
CHP Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer, Jale Nur Süllü ve İbrahim Arslan, İl Başkanı Talat Yalaz ile birlikte Beylikova’da tespit edilen nadir toprak elementi (NTE) rezervi hakkında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trump ile yaptığı görüşmelere dikkat çeken CHP’li vekiller, Trump ile yapılan anlaşmaların TBMM aracılığıyla kamuoyuna şeffaf şekilde açıklanması gerektiğini ifade etti.
“Sayıştay raporuna göre elementleri ayrıştıracak endüstriyel tesis yok”
Beylikova’daki rezervin 1950’li yılardan beri bilindiğini söyleyen Jale Nur Süllü, “50’li yıllardan beri varlığı bilinen bir saha. Çünkü orada radyoaktif elementler olması nedeniyle bunun varlığı biliniyor. 70’li yıllardan sonra da aralıklı sondajlar yapılmış. Yeni bir keşif değil aslında. Ama ancak yoğun çalışmalar 2011 yılında başlamış. Saha ETİ Maden’e devredildikten sonra sondajlar artmış ve toprak analizleri yapılmış. Dünyanın ikinci büyük rezervi olarak 694 milyon tonluk cevher saptanmış.ETİ Maden işletmesinin pilot tesisi var. Bu tesis laboratuvar gibi çalışıyor. Alınan cevher burada öğütülüyor. Bilinen 17 nadir toprak elementinden 10’unun bu elde edilen konsantre içinde olduğu biliniyor. İçinde toryum ve eser miktarda uranyum olduğu biliniyor.10 element hala ayrıştırılamıyor. Yani her biri ayrı teknolojiler ve kullanım alanları olan, her biri ayrı maddi değere sahip olan elementler ayrıştıracak endüstriyel tesis Sayıştay raporunda da yer aldığı üzere henüz ortada yok” dedi.
“Küresel masada pazarlık konusu olması endişemiz var”
“Ham cevher ya da nadir toprak elementi konsantrasyonu olarak küresel masada pazarlık masasına sürüleceği endişesini yaşıyoruz” diyen Süllü,“ETİ Maden işletmesinde AR-GE çalışmalarını taktir ediyoruz. Emek veren tüm çalışanlarına teşekkür ediyoruz.ETİ maden işletmesi bor minareleri ve türevlerini çıkaran devlete ait madencilik ve kimya kuruluşu. Ama dikkat çekmek istediğimiz bir konu var: ETİ Maden işletmesi 2016 yılında kurulan tıpkı Halk Bankası,Ziraat Bankası, BOTAŞ, PTT gibi devlet kuruluşlarının da içinde yer aldığı varlık fonu içinde yer alıyor. Bu büyük riskleri de içinde barındırıyor” diye konuştu.
“Vahşi madencilik endişemiz de var”
CHP olarak madenciliğin bilimsel metotlar ışında yapılması gerektiğine dikkat çeken Süllü, vahşi madencilik endişeleri olduğunu söyledi. Süllü, “Bir diğer endişelendiğimiz konu da Türkiye’de yürütülen vahşi madencilik faaliyetlerinde olduğu gibi çevresel etki değerlendirmeleri. Çünkü AKP’nin bu konuda karnesi hiç de parlak değil. Son yıllarda sıklıkla madencilik şirketleri lehine değişen maden yasası ve Trump’ın her yere kazma vurun dediği gibi, her yeri talan alanına çevirecek yasa değişiklikleri endişemizin bir kaynağı. Ne yazık ki ülkemiz son yıllarda maden facialarıyla bilinir hale geldi. Ermenek’te yitirdiğimiz 18 madenci, Soma’da yitirdiğimiz 301 can, Amasra’da kömür ocaklarında 42 madenci ve bilim insanlarının tüm uyarılana karşın dikkate alınmaması nedeniyle en son da İliç’te toprak altında kalan 6 emekçi unutulmadı. Yitirdiğimiz canlar dışında maden sahalarının insan, canlı sağlığı üzerindeki tehlikeleri de ne yazık ki yaşamsal önem taşıyor” şeklinde konuştu.
“Uyarılarımıza işlerine gelmeyince engelleme diyorlar”
Süllü, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Biz CHP olarak madencilik faaliyetlerine karşı değiliz asla. Ancak bilimsellikten uzak, canlı sağlığını ve geleceğimizi hiçe sayan rantı tüm bunlara tercih eden AKP zihniyeti bizim uyarılarımızı işine gelmediği için engelleme olarak göstermeye çalışıyor. Aynı tutumla nadir toprak elementleri konusunda da kendi beceriksizliklerini küresel pazarlıklarda gizli kapalı kapılar arında şeffaflıktan uzak nadir toprak elementlerini pazarlık konusu yapmalarının üstünü Eskişehir Büyükşehir Belediyemizi engellemeye çalışıyor diye yaftalayarak örtmeye çalıştılar. Oysa çevresel etki değerlendirme süreçleri yasal ve teknik bir süreç. Belediyeler de yine görüş istenen tüm kurumlar da yönetmelikler çerçevesinde hareket eder. Böylece büyükşehir belediyemizin de üzerine düşeni yapması engelleme değil hukukun ve bilimin gereğini yerine getirmektir.”
“Trump ile imzalanan anlaşma kamuoyuna açıklansın”
CHP’lileri iftara atmakla suçlayan AK Partili siyasetçileri eleştiren Utku Çakırözer, “Trump ile imzalanan anlaşmanın ve diğer anlaşmaların şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklansın. Nasıl bir iş birliği var bu açıklanmalı. Trump’ın 2 dolara alacağız dediği ülkeler arasında Türkiyevar mı açıklansın” dedi.
“Dışarıya satmak yasaktır kanun teklifine imza atsınlar”
CHP’nin nadir toprak elementleriyle ilgili verdiği kanun teklifine dikkat çeken ve AK Partili milletvekillerini de imza atmaya davet eden Çakırözer, “Beylikova’daki rezerv üç yıl önce seçimlere 20 gün kala açıklanmıştı. Bizler de demiştik ki, biz bundan mutlu oluruz şehrimiz adına. Ama bu Beylikova’ya süt et tesisi açacağız dediniz hepsi boş kaldı. Burayı da boş kalacak yer yapmayın diye uyarmıştım. Üç yıl sonra ne oldu Trump bir toplantıda bütün yaptıkları pazarlıklar ortaya çıktı. Genel başkanımız bu peşkeşi açıkça ortaya çıkardı. Sonra bir telaş başladı. Çok basit. Kanun teklifini biz verdik. Nadir toprak elementlerinin yurt dışına cevher olaraksatışının yasaklanması noktasında. Sadece CHP olarak vermedik. Tüm vekillerin imzasına açık. Dışarıya satmak yasaktır kanun teklifini imzalamaya herkesi davet ediyoruz” diye konuştu.
“900 günde 90 gün Eskişehir’e geldiler”
AK Parti Eskişehir Milletvekillerinin 900 günde 90 gün Eskişehir’e geldiğini söyleyen İbrahim Arslan, “2023 yılında yapılan seçimlerden yaklaşık 900 gün geçti. Toplam 900 günün 90 gününü Eskişehir’de geçirmeyen,Eskişehir’e yabancı kalan insanlar arada Eskişehir’e uğrayınca bu tür açıklamaları tartışmak durumunda kalıyoruz. Eskişehir’e daha çok zaman ayırsınlar. Eskişehir milletvekili olduklarını unutmasınlar” dedi.
“CHP hem motor hem fren olmak zorunda”
CHP’nin hem motor hem de fren olmak zorunda olduğunun altını çizen Arslan, “Bu tartışma sayın Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesi genel başkanımızın ortaya koyduğu Trump’ın oğluyla yapılan görüşmelerden hareketler ortaya çıkan Trump’ın yapmış olduğu paylaşım ve açıklamalarla tartışma konusu olan ziyaret sonrasında da bu tartışmaların devam ettiği bir süreç. Bu tartışmayı başlatan biz olmadık. O nedenle birinci mesele, arkadaşlar iftira sözcüğünü kullanmış. Ülkeye de ihanet gibi algılıyorlar. İki, günah çıkarma kavramını öne çıkarmışlar CHP’liler büyükşehir aracılığıyla ÇED raporuna itiraz ettiler sonra da öyle değil böyle diyerekgünahçıkarıyorlar diyorlar. Bize fren olmayın, motor olun tavsiyeleri var. Freni olmayan bir aracın kaza yapması ve uçurumdan aşağı gitmesi kaçınılmazdır. O nedenle biz hem motor olmak zorundayız hem de fren olmak zorundayız. Muhalefetin görevi iktidarı denetlemektir, iktidara yol çizmektir, yön çizmektir. Bu yönüyle fren olmasında dediği andan itibaren ülkenin nereye gideceğini hep beraber yaşarız” şeklinde konuştu.
“NTE Eskişehir’de işlenmeli”
NTE’nin Eskişehir’de işlenmesini savunduklarını söyleyen Arslan, “AKP temsilcilerinin bizi uyarılarımızdan sonra bu madenimizin ya da bu elementlerin burada işlenecek olmasını ifade etmelerinden çok memnunuz. Biz de bunu savunuyoruz. Soru şu: Arkadaşlarımız diyor ya, Sayın Erdoğan 18 Nisan 2023 tarihinde yaptığı açıklama ile tesis açılmıştır. Yılda 1200 ton cevheri işliyoruz diyorlar. Yani yaklaşık 2,5 yılda 3 bin ton tesiste işlendiği ortaya çıkıyor. Kamuoyuna açıklayın o pilot tesiste 3 bin ton cevheri kim işledi, kimler işliyor, işlenenleri ne yaptınız, nereye gidiyor. Yabancılar var mı, yok mu? Tümüyle devlet kamu çerçevesinde mi gidiyor?Bunları açıklayın. İki, Amerika ziyaretinin tüm detaylarını kamuoyu ile niye paylaşmıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
“Samimilerse bu kanun teklifine evet desinler”
CHP’nin hazırladığı kanun teklifine atmaları çağrısında bulunan Arslan, “Kanun metni 4 madde. Bu kanun teklifi CHP’li Eskişehirmilletvekilleriyle sınırlı değil. CHP’nin 138 milletvekili de bu kanun teklifine imza koymuştur. Mesele Eskişehir’i aşıp, Türkiye meselesi haline gelmiştir. Samimilerse bu kanun teklifine evet diyelim. O nedenle biz günah filan çıkarmıyoruz. Bu ülkenin motoru da olacağız, freni de olacağız. Bunu tartışıyor olmak projeyi itibarsızlaştırma değil” dedi.
“Eskişehir’i niye eksik bırakıyorsunuz sorusunu soran partidir”
Arslan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Sayın Dönmez 2019 yerel seçimlerinden önce Kırka yolunun temeli attı. Üstünden 6 yıl geçti. Kırka yolunda 6 km’de çalışma var. Gerisinde hiçbir şey yok. Neredesiniz? Alpu yoluna gidelim. Sarıcakaya-Nallıhan bağlantısına beraber gidelim. Hadi yüreğiniz yetiyorsa Eskişehir milletvekilleri olarak, düzeysiz diyeyim, bize takoz diyor. TOKİ’yi de biz engelliyormuşuz, URAYSİMİ de biz engelliyormuşuz. Uzaktan bakmaya başlarsanız 900 günde 90 gün aralıklı olarak Eskişehir’e uğrarsanız böyle olur. CHP bütün kurumsal kimliğiyle de Eskişehir’i niye eksik bırakıyorsunuz sorusunu soran partidir. Engel olan parti değildir. Ihlamurkent’te, Çankaya’da TOKİ konut yaptı. Sorgulamayalım mı? Alt yapısını kim yaptı? Sormayalım mı? Karapınar TOKİ projelerinde hani boğaz köprüsünü andıran orada köprüler olacaktı, sosyal tesisler olacaktı, okullar olacaktı, kreşler olacaktı, yaşam merkezleri olacaktı? Projede olmasına rağmen camisi bile yok. Bunları sormayalım mı? Konuşmayalım mı?”