Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde aralarında 28 yaşındaki milli voleybolcu Emincan Kocabaş’ın da bulunduğu 21 kişinin enkaz altında kalarak hayatını kaybettiği ve tutuklu sanığın bulunmadığı Kırçuval Oteli davasının 3’üncü duruşması Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, dönemin AK Partili Battalgazi Belediye Başkan Yardımcısı Zafer Kırçuval ile diğer sanıkların tutuklanması talebini bir kez daha reddederek duruşmayı 14 Şubat tarihine erteledi.
3 DURUŞMADA DA TİYATRO İZLETTİLER
Duruşmaya Malatya Büyükşehir Belediyespor takımından 6 voleybolcu ile 4 ampute futbolcunun da aralarında bulunduğu 21 kişinin ailelerinin yanı sıra tutuksuz sanıklar Zafer Kırçuval, Saffet Kırçuval, Aziz Murat P., Fırat P. ile sanık ve müşteki avukatları katıldı. Saniyeler içinde yıkılan otelde hayatını kaybeden sporculardan biri olan milli voleybolcu Emincan Kocabaş’ın babası Bülten Kocabaş ise duruşmaya eşinin sağlık problemlerinden ötürü SEGBİS’le katıldı. Duruşmanın ardından ES TV’ye konuşan Kocabaş kendilerine yine bir tiyatro izlettiklerini söyledi.
MADENCİ AKSAY’DAN KRİTİK İFADELER
Kurtarma çalışmalarına katılan madenci Görkem Aksay’ın kolonların çok zayıf olduğunu ve otelin duvarlarında 4’üncü kattan itibaren farklı malzeme gözlemlediğini belirten Kocabaş “Bizler otel enkazında çalışma yapan madenci Görkem Aksay’ı tanık olarak gösterdik. İlk önce onun tanıklığına başvuruldu. Görkem Aksay orada yaşadıklarını anlattı. 4’üncü kattan üstünün farklı malzemeyle yapıldığını iddia etti. İnce demirler, deniz kumu ve benzeri şeyler” ifadelerini kullandı.
MAHKEMEYİ YANILTMAYA ÇALIŞIYORLAR
Sanık avukatlarının tanıklarından olan otel çalışanı Erkan Çelebi’nin oteli yıkıldığı anı hatırlamadığını iddia ettiğini söyleyen Kocabaş, “2006 yılından beri otelde çalışıyormuş. 2020 Elazığ depreminde denetlemeye gelen arkadaşı gezdirdiğini söylüyor. Otelden deprem anında sağ çıkarken kafasına tabela düşmüş. Hakim kaç saniyede dışarı çıktığını sordu. 15 - 20 saniye sürdüğünü söylüyor. 15 – 20 saniye sürmüş olsaydı benim oğlum uyanıktı. 04.15’te kız arkadaşıyla yazışmaları var. Benim oğlum sporcu, 2.02 metre boyu var. 2’nci kattan atlasa bile kırıkla kurtulurdu. 15 – 20 saniye sürmesi ve bu kişinin dışarı çıkması manidar. Sanık avukatları tanığa soruyor: ‘Otelin bodrumu sağlam mıydı’ diye. Otel 7’nci saniyede yıkılmış bodrum kalır mı orada? Tanık binanın yıkıldığını fark etmiyor ama dışardaki kamu görevlilerinin konuşmalarını hatırlıyor. Sürekli mahkemeyi yanıltmaya yönelik hareketler var” şeklinde konuştu.
SADECE 1 KİŞİ DENETLEMEYE GİTMİŞ
Tanıkların ifadelerinde 2020’deki Elazığ depreminden sonra sadece 1 kişinin oteli denetlediğini söylediğini ve bunun üzerinde durulması gerektiğini belirten Kocabaş, “1 kişinin elinde bir tablet ve 1 çekiç varmış. Bizim az çok devlette gördüğümüz şekilde denetlemeye 2 kişi gider. 1 kişi kontrol yapar, 1 kişi not alır. Her ne hikmetse buraya 1 kişi gidiyor, bütün binayı geziyor. Hakim ‘fotoğraf çekti mi?’ diye 2 kez sordu. İkisinde de ‘çekti’ dedi. Hakim dedi ki: ‘Burada hafif hasarlı ya da hasarsız binalarda fotoğraf çekilmez. Orta ya da ağır hasarlı binalarda fotoğraf çekilir.’ Ona da cevap veremedi. Sanık avukatları otelin sağlamlığından bahsediyor” dedi.
AĞIZ BİRLİĞİ YAPIYORLAR AMA…
Depremden hemen sonra otelin enkazının çekilen fotoğraflarını gösteren Kocabaş, “Sanıkların 11’i de ağız birliği ettiği şekilde, o sokakta bütün binaların yıkıldığını söylüyorlar. Otelin yanındaki iş hanını 3’üncü gün çelik makaslarla biz yıktırdık arama kurtarma çalışmaları hızlansın diye. 6 gün orada kaldım ben ve 6 günde 1 tane bina bile yıkılmadı. Otelin bitişiğindeki bina ve market ayakta… Bu binalar yıkıldıktan sonra zaten cenazeleri almaya başladık” diye belirtti.
BÖYLE MİMARİYE NASIL İZİN VERİLİR?
Tanıkların beyanlarının üzerine inşaat mühendislerine seslenen Kocabaş, “Buradan Eskişehir’deki ve Türkiye’deki tüm inşaat mühendislerine soruyorum: Binanın altında dükkan, üzerinde bodrum katı ve onun üzerinde de otel. Nasıl böyle bir mimariye izin verilir? Mahkemeyi yanıltmaya yönelik hareketlerden biri de bu. Benim aklım mantığım almıyor. 7 – 8 yaşında çocuğa söyleseniz güler. Böyle bir mimari var mı?‘Mahkemeyi yanıltalım, ne kadar uzatabilirsek’ uzatalım diyorlar. Allah’ın adaleti gecikir ama şaşmaz. Belki bu dönemde adaleti kandırırlar ama Allah’ın adaleti şaşmaz” açıklamasını yaptı.
TUTUKLAMA TALEBİ YİNE REDDEDİLDİ
Mahkeme heyeti, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan Elazığ depreminde binada hasar tespit çalışmaları yapan görevlilerin bir sonraki celsede tanık olarak dinlenmesine, tutuksuz sanıkların tutuklanmasınailişkin taleplerin reddine karar vererek, duruşmayı 14 Şubat'a erteledi.