Eskişehir’de basın özgürlüğüne yönelik baskılara karşı düzenlenen yürüyüşte gazeteciler, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar bir araya geldi. Basın meslek örgütlerinin çağrısıyla gerçekleştirilen eylemde gözaltı ve tutuklamalar, ev hapsi kararları, medya kuruluşlarına kayyım atanması ve haber sitelerine erişim engelleri protesto edildi.
Türkiye Gazeteciler Sendikası, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Eskişehir şubelerinin düzenlediği yürüyüş, Köprübaşı mevkiinden başladı ve Yediler Parkı’nda sona erdi. Katılımcılar yürüyüş boyunca “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Özgür basın susturulamaz”, “Birleşe birleşe kazanacağız” ve “Sansüre hayır, habere özgürlük” sloganları attı.
Eskişehir’de basın özgürlüğü yürüyüşüne geniş katılım
Yürüyüşe gazetecilerin yanı sıra Yeni Parti Milletvekili İbrahim Arslan, Yeni Parti İl Başkanı Talat Yalaz ve Yeni Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı katıldı. Zafer Partisi ve İYİ Parti temsilcilerinin yanı sıra Emek Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Sol Parti, Saadet Partisi ve Emekçi Hareket Partisi temsilcileri de yürüyüşte yer aldı.
Tüm Emeklilerin Sendikası, Emeklinin Sesi Derneği, DİSK Emekli-Sen, çeşitli meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş da gazetecilere destek verdi.
Eylem Lodos: Gazeteciliğin suç sayıldığı düzene sessiz kalmayacağız
Yediler Parkı’nda yapılan basın açıklamasında gazeteciler adına konuşan Çağdaş Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Eylem Lodos, gazetecilerin mesleklerini yerine getirirken karşılaştıkları baskılara dikkat çekti. Lodos, medya kuruluşlarına yönelik müdahaleler, tutuklamalar ve erişim engellerinin basın özgürlüğünü doğrudan etkilediğini belirtti.
Lodos, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz! Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız.”
Televizyon kanallarına kayyım atanması, haber sitelerinin erişime engellenmesi ve gazetecilerin tutuklanması gibi uygulamalara değinen Lodos, bu koşullarda basın özgürlüğünden ve demokrasiden söz edilemeyeceğini ifade etti.
Gazetecilere yönelik baskıların toplumun haber alma hakkını da etkilediği belirtildi
Gazeteciliğin yalnızca haber aktarmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Lodos, işçilerin hak kayıplarının, emekçilerin mücadelelerinin, kadınlara yönelik şiddetin, gençlerin sorunlarının ve yoksulluğun kamuoyuna duyurulmasının mesleğin kamusal sorumlulukları arasında bulunduğunu söyledi.
Gazetecilerin halkın bilmesi gerekenleri ortaya çıkarmakla yükümlü olduğunu belirten Lodos, basına yönelik baskıların toplumun gerçeklere ulaşma hakkını da hedef aldığını dile getirdi.
“Susturulan sizin hakkınızdır” çağrısı
Konuşmasında vatandaşlara da seslenen Lodos, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecileri ilgilendiren bir konu olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Gazetecilerin haber yapmasının engellenmesinin, toplumun gelişmeler hakkında bilgi edinmesini ve kendi kararlarını özgürce oluşturmasını da etkilediğini belirtti.
Lodos, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“‘Gazetecilik suç değildir’ diye haykıran onlarca meslektaşımızın bu mesajı iktidaradır ama yurttaşlarımızın da duyması gerekir. Susturulan sizin hakkınızdır. Engellenen sizin gerçeklere ulaşma hakkınızdır. Kapatılan sizin gerçekleri öğrenip politik iradenizi oluşturma hakkınızdır.”
Lodos, konuşmasını “Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur!” sözleriyle tamamladı. Yürüyüşe katılan diğer meslek örgütü ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de tutuklu gazetecilerle dayanışma mesajları verdi.
Eskişehir Barosu’ndan gazetecilere dayanışma mesajı
Eskişehir Barosu Başkan Yardımcısı Bora İmadoğlu, basın emekçileri ve tutuklu gazetecilerin yanında olduklarını belirtti. Gazetecilere yönelik uygulamaların halkın haber alma özgürlüğü açısından taşıdığı öneme değinen İmadoğlu, “Basın emekçisi kardeşlerimizin ve tutsak bulunan arkadaşlarımızın her zaman arkasında olduğumuzu beyan etmek isteriz. Tutuklu olanlar aslında gazeteci arkadaşlarımız değil, halkın haber alma özgürlüğüdür” dedi.
Ezgican Ceylan: Gerçekleri yazmaya devam edeceğiz
Birgün Gazetesi muhabiri ve gazeteci İsmail Arı’nın mesai arkadaşı Ezgican Ceylan da gazetecilerin baskılara rağmen mesleklerini sürdürme kararlılığında olduklarını ifade etti.
Ceylan, “Medyanın büyük çoğunluğunun iktidarın kontrolünde olması bir yana, bizler bugün gazetecilikte ısrar ettiğimiz için iktidarın doğrudan hedefindeyiz. İsmail, bu mesleğin yüz akı olan gazetecilerden yalnızca biri. İçerideki arkadaşlarımıza selam olsun. Onlar için, mesleğimizin onuru ve geleceği için mücadele etmeye, gerçekleri yazmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
KESK temsilcisinden basın özgürlüğü vurgusu
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Eskişehir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Uygar Kurtcu, halkın haber alma hakkının korunması gerektiğini belirterek basına yönelik baskıların toplumun farklı kesimlerini de etkilediğini söyledi.
Kurtcu, “Yıllardır bu ülkede halkın haber alma hakkı sistemli bir şekilde yok edilmek isteniyor. Basına vurulan her kelepçe, halkın iradesine ve özgürlüklerine vurulan bir kelepçedir. Gazeteciliğin susturulmak istenmesi, bu ülkedeki emekçilerin, kadınların, gençlerin ve tüm halkın gerçeği öğrenme hakkının karartılması anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
Tabip Odası Başkanı Aksaray’dan mücadele mesajı
Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray da basın emekçileriyle dayanışma içinde olduklarını dile getirdi. Aksaray, basın özgürlüğü sıralamasında Türkiye’nin 180 ülke arasında 163’üncü sırada bulunduğunu belirterek gazetecilerin özgürlüklerine kavuşması için mücadele edeceklerini söyledi.
İbrahim Şavlukbaş’tan Murat Ağırel’e destek
Memleket Sevdalıları Derneği Başkanı ve gazeteci Murat Ağırel’in mesai arkadaşı İbrahim Şavlukbaş da konuşmasında Ağırel’e destek mesajı verdi. Ağırel’in mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Şavlukbaş, “Murat’ın kendisi de çocukları da eşi de artık bize emanettir, bizlere emanettir. Bizler mücadele edenlerin yanındayız” dedi.
Eskişehir’deki yürüyüş, basın özgürlüğü ve gazetecilerle dayanışma çağrılarının öne çıktığı açıklamaların ardından sona erdi.