×

Eskişehir’de yerel esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor: ESGO’dan çarpıcı araştırma!

Odunpazarı Belediyesi Eskişehir Strateji Geliştirme Ofisi’nin hazırladığı araştırma, Eskişehir’de faaliyet gösteren 626 zincir marketin yüzde 95’inin vergi merkezinin şehir dışında olduğunu ortaya koydu. Raporda, yerel ekonominin giderek zayıfladığına dikkat çekildi.

Odunpazarı Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Eskişehir Strateji Geliştirme Ofisi tarafından hazırlanan kapsamlı perakende sektörü araştırması, Türkiye’de uzun yıllardır büyüyen zincir market sisteminin artık yalnızca ticari değil, ekonomik ve sosyal etkileri olan yapısal bir meseleye dönüştüğünü ortaya koydu. Hazırlanan raporda özellikle yıllardır çıkarılamayan Perakende Yasası nedeniyle gıda merkezli zincir marketlerin kontrolsüz şekilde büyüdüğü, piyasa yapısının birkaç büyük şirket lehine yoğunlaştığı ve yerel ekonomilerin giderek zayıfladığı vurgulandı. Araştırmada, bu dönüşümün en görünür örneklerinden birinin ise Eskişehir olduğu ifade edildi.

Aynı mahallede tek tip ekonomi oluşuyor

Araştırmaya göre son 20 yılda Türkiye’de perakende sektörü büyük ölçüde zincirleşti. Merkezi satın alma sistemleri, agresif şubeleşme politikaları ve ölçek ekonomisinin sağladığı avantajlarla büyüyen zincir marketlerin artık yalnızca bakkal ve küçük marketleri değil; kasap, manav, kuruyemişçi, züccaciye esnafı ve birçok küçük işletmeyi doğrudan etkileyen bir yapıya dönüştüğü belirtildi. Raporda, özellikle mahalle bazında oluşan yoğunlaşmanın ekonomik çeşitliliği azalttığına dikkat çekildi. Aynı cadde üzerinde çok sayıda zincir marketin faaliyet göstermesinin, yerel esnaf açısından ciddi bir rekabet baskısı yarattığı ifade edildi.

Eskişehir’de 626 zincir market faaliyet gösteriyor

Araştırmanın Eskişehir bölümünde yer alan rakamlar ise dikkat çekici bulundu. ESGO’nun Eskişehir Ticaret Odası verileriyle birlikte hazırladığı çalışmaya göre kentte faaliyet gösteren gıda merkezli zincir market sayısı 2026 itibarıyla 626’ya ulaştı. Bu marketlerin 595’inin vergi merkezinin Eskişehir dışında bulunduğu, yalnızca 31 marketin vergi kaydının şehirde olduğu belirtildi. Başka bir ifadeyle kentte faaliyet gösteren zincir marketlerin yaklaşık yüzde 95’inin vergi gelirleri şehir dışına aktarılıyor. Raporda bu durum için, “Gelirin yerelde üretildiği ancak yerel ekonomiye aynı ölçüde geri dönmediği bir yapı oluşuyor” değerlendirmesine yer verildi.

“Yük yerelde, gelir merkezde kalıyor”

ESGO raporunda yer verilen saha görüşlerinde, zincir marketlerin oluşturduğu ekonomik ve kamusal yükün büyük bölümünün şehirde kaldığına dikkat çekildi. Sektör temsilcileri ve yerel gözlemlere göre zincir marketlerin oluşturduğu trafik yoğunluğu, çöp miktarı, altyapı baskısı ve kamusal maliyetler yerel yönetimlerin sorumluluğunda kalırken, elde edilen vergi gelirlerinin başka şehirlerde toplandığı ifade edildi. Raporda ayrıca küçük esnafın ruhsat ve faaliyet alanı konusunda çeşitli sınırlamalarla karşı karşıya kaldığı, buna karşın zincir marketlerin çok geniş ürün yelpazesiyle faaliyet gösterebildiği belirtildi.

Tartışma artık sadece market sayısı değil

Araştırmada meselenin yalnızca “kaç market açıldığı” olmadığı özellikle vurgulandı. Rapora göre asıl sorun; perakende yasasının hâlâ çıkarılamamış olması, piyasa yapısının birkaç büyük oyuncu lehine yoğunlaşması ve yerel ekonominin giderek kırılgan hale gelmesi. Mahalle ekonomisinin küçülmesi, küçük esnafın rekabet gücünü kaybetmesi ve ekonomik değerin kent dışına taşınması, araştırmanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Uzun vadeli ekonomik risk uyarısı

Raporda zincir market modelinin kısa vadede tüketici açısından avantajlı görünebildiği ancak uzun vadede rekabetin azalması halinde daha kırılgan bir ekonomik yapı oluşturabileceği uyarısına da yer verildi. Özellikle küçük işletmelerin piyasadan çekilmesinin ardından birkaç büyük oyuncunun hakimiyet kurmasının fiyat dengeleri ve ekonomik çeşitlilik açısından risk oluşturabileceği ifade edildi.

Çözüm için perakende yasası çağrısı

ESGO’nun araştırmasında çözüm önerileri de sıralandı. Raporda Perakende Yasası’nın hızla çıkarılması gerektiği belirtilirken şu önerilere yer verildi:
  • Mağaza yoğunluğuna kriter getirilmesi
  • Ürün çeşitliliğinin yeniden düzenlenmesi
  • Yerel üretici ve küçük esnafın desteklenmesi
  • Zincir marketlerin sosyal sorumluluk yükümlülüklerinin artırılması
  • Belediyelerin altyapı yükünü dengeleyecek katkı mekanizmalarının oluşturulması
  • Haksız fiyat denetimlerinin sistematik hale getirilmesi
  • Vergi gelirlerinin yerelleştirilmesine yönelik modeller geliştirilmesi

“Sorun marketlerin varlığı değil, kontrolsüz büyüme”

Araştırmanın sonuç bölümünde ise dikkat çeken şu değerlendirme yer aldı:

“Sorun zincir marketlerin varlığı değil; bu varlığın kuralsız, dengesiz ve yerel ekonomiyi zayıflatacak biçimde kontrolsüz büyümesidir.”