Eskişehir'de sanatın merkezi "Odunpazarı" olacak
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Odunpazarı kültürün ve sanatın merkezi olsun istiyoruz. Şu anda 5 tane festivalimiz var. Odunpazarlılar artık bu işe alıştı, Eskişehirler alıştı bekliyorlar. Festival yapmadığımız zaman bir eksiklik hissediyoruz” dedi.
Odunpazarı Belediyesi tarafından bu yıl “Ahşabın Sesi” temasıyla sekizincisi düzenlenen Uluslararası Ahşap Heykel Festivali kapsamında hazırlanan eserler Kurşunlu Külliyesi içerisinde Ahşap Eserler Galerisi’nde açılan özel bir sergide sanatseverlerle buluştu. ES Group Yönetim Kurulu Başkanı Özgüe Fetih Demirdaş’ın da katıldığı sergi de konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik ve CHP İl Başkanı Talat Yalaz, festivalin Eskişehir’in kültürüne önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Festivalin seneye dokuzuncusunu yapacaklarını ifade eden Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Amacımız bu işi sürdürebilmek. Ahşap sanatını Türk insanına tanıtmak. Eskişehir'de 8 yıldır yapmış olduğumuz festival nedeniyle o kadar çok ahşap ustası yetişti ki bunu önceden bilmek mümkün değildi. Ben festivalin bir sonucuna ulaştığını, amacına ulaştığını hissediyorum ama bir belediyenin 8 yıldır aynı festivali aynı şevk ve azimle sürdürebilmesi de bizim Odunpazarı Belediyesi çalışanlarımızın eseridir. Odunpazarı kültürün ve sanatın merkezi olsun istiyoruz. Ahşap, cam, seramik, lüle taşı ve Uluslararası Gençlik Festivalimiz olmak üzere şu anda 5 tane festivalimiz var. Bunlar daha da gelişebilir. Odunpazarılar artık bu işe alıştı. Eskişehirler alıştı, bekliyorlar. Yapmadığımız zaman bir eksiklik hissediyoruz. Gördüğünüz eserler dünyada tek. Ve canlı canlı Eskişehirlilerin huzurunda yapıldı. Herkesi buraya gelip eserleri görmeye davet ediyorum” diye konuştu.
Eserinin 5 günlük çalışmanın sonucu olduğunu kaydeden sanatçı Muhammed Enes Yetişkul ise, “Festivalin başladığı gün biz de çalışmaya başladık. Ziyaretçilerin görebileceği bir alandaydık. Süre kısıtlı olduğu için biraz da onun heyecanlı, rehaveti vardı üzerimizde ama yetiştirdik İşimizi gururla sergiliyoruz bugün. İnsanın doğayla olan ilişkisini anlatmak istedim. Tarih öncesi zamanlarda saygı duyulan, korkulan hatta bazı kültürlerde tapınılan bizon gibi, boğa gibi, mamut gibi bu hayvanların şu anda insan yaşamında bulunmayışını veyahut da bulunsa bile bir kaynak olarak görülmesini, katledilmesini, hor görülmesini, bunlara olan saygının azalmasını, soylarının tüketilmesini anlatmak istedim” diye konuştu.