×

Eskişehir'de maden işçisinin grevine ‘milli güvenlik’ engeli

Eskişehir'de maden işçilerinin 1 Ağustos’ta Kırka’da başlatacağı grev Cumhurbaşkanlığı kararıyla 60 gün ertelendi. Sendika yetkilileri, karara tepkili.

Türk-İş’e bağlı Türkiye Maden İşçileri Sendikası’nın Eskişehir Kırka’daki Eti Bor tesislerinde 1 Ağustos saat 08.00'de başlatmayı planladığı grev, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 60 gün süreyle ertelendi. Kararın gerekçesi ise “milli güvenliği bozucu nitelikte” olması olarak açıklandı.

Grev kararının ardından açıklama yapan Maden-İş Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık ve Kırka ve Havalisi Şube Başkanı Seydi Demir, işçilerin aylardır zam alamadığını ve teklif edilen ücret artışlarının enflasyonun dahi altında kaldığını belirtti.

“Bizi bu kararı almaya mecbur bıraktılar”

Grev ertelemesinin beklendik bir gelişme olduğunu söyleyen Talih Kocabıyık, mevcut ekonomik tabloda önerilen zam oranlarının kabul edilemez olduğunu vurguladı:

“Bizi bu kararı almaya mecbur bıraktılar. Hükümet, ilk altı ay için yüzde 15, ikinci altı ay içinse yeni enflasyon oranı kadar zam önerdi. Madem tek haneli enflasyon hedefleniyor, o halde neden hala yüksek enflasyona göre teklif veriliyor? Biz de tam olarak bu çelişkiye dikkat çekmek istiyoruz. Madende çalışan işçiye ‘senin ücretin ancak enflasyon kadar artacak’ demek, emeğin karşılığını vermemektir. Böyle bir sistemde ne işveren razı olur ne çalışan. Ancak ücretlerimiz artmayacak denirken, enflasyonun düşmesi gerektiğini söylüyorlar. Bu da kendi içinde bir tutarsızlık. Çünkü enflasyonun yüksek çıkacağı zaten belli.”

“Vergi dilimleri de gözden geçirilmeli”

Kocabıyık, hükümetin ücret politikası kadar vergi düzenlemelerinin de işçileri mağdur ettiğini ifade etti:

“Memurlarla kıyaslama yapılıyor ama memur bir ayda aldığı maaşı 12 ay boyunca alıyor. Biz ise yılın başında aldığımız maaşı vergi dilimlerine girdikçe kaybediyoruz. Henüz yılın ortasında maaşımızdan ciddi kesintiler başlıyor. Madem bu ücretleri vermeyeceksiniz o zaman vergi dilimlerini yeniden gözden geçirin. Bu da yapılmıyor. Vergi oranlarını düşürmüyorsunuz, gelir vergisi dilimlerini artırmıyorsunuz, ücretlere gerçekçi zam da yapmıyorsunuz. O halde biz greve çıkmak zorundayız. İlk 7 aylık süreçte sıfır zam verildi. Ancak sonrasında çıkan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle grev kararı iptal edildi. Bu karar herkese zarar veriyor. Şu an mecburen sürecin devamını ve gelişmeleri beklemek zorundayız.”

“Mağdur edilen her zaman işçi oluyor”

Kırka ve Havalisi Şube Başkanı Seydi Demir de grev kararının alınmasında tek etkenin işverenin yetersiz teklifleri olduğunu söyledi:

“Konfederasyonumuzun açıklamasından sonra 1 Ağustos Cuma günü sabah 8’de Eti Maden’e bağlı tüm işyerlerinde grev uygulamamız başlayacaktı. Fakat dün gece Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile grevimiz 60 gün süreyle ertelendi. 8 aydır kamu toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sürüyor. Ancak hâlâ bir sonuç alınamadı. Verilen zam teklifleri çok düşük. İlk altı ay için önerilen yüzde 16,67 oranı bile kabul edilebilirken bu oran 11’e çekildi. Her zamanki gibi mağdur edilen taraf işçi kesimi oldu. Biz bunun için mücadele veriyoruz. Genel merkezimiz kararlı. Türk-İş’in aldığı kararlar doğrultusunda ve yasa çerçevesinde bundan sonraki süreçte de hakkımızı aramaya devam edeceğiz. Biz grevi en son çare olarak görüyorduk ve sonuç olarak buraya geldi.”

“Bu ülkenin üretim gücüyüz”

Demir, maden işçilerinin ülke ekonomisine ciddi katkı sağladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülkenin ekonomisine katkı sağlayan işçileriz. Hakkımız olanı istiyoruz. Görüşülen sözleşme iki yıl geçerli olacak. Sözleşmenin ikinci yılında enflasyonun ne olacağı belli değil. Hükümet tek haneli rakamlar hedefliyor olabilir ama enflasyon ne olacak, bilinmiyor. Biz daha önce gerçekleşen enflasyonu bile kabul etmeye hazırdık ama bu kadar düşük tekliflerle gelinince masadan bir sonuç çıkmadı. Şu an işçi arkadaşlarımız tedirgin. Bekleyiş içindeler. Çarşı pazarda fiyatlar el yakıyor. Biz de bu ekonomik şartlarda, emeğimizin karşılığını alabileceğimiz makul bir maaş talep ediyoruz. Devletimiz için çalışan insanlarız. Devletimizin yanındayız. Ancak bu emeğin karşılığının da verilmesini bekliyoruz.”