MÜCADELE ÖRNEĞİ VERİYORUZ
“İş yerlerimizde üyelerimizin haklarını Türkiye genelinde savunmak adına Eskişehir’den uzun zamandır bir mücadele örneği sergilemeye çalışıyoruz” diyen Atak, “Ancak biz bu mücadeleyi Türkiye’ye yaymış olsak da savunma sanayisinin Türkiye’de ve dünyada elde ettiği başarılar sürekli anlatılırken, bu başarının asıl mimarlarından olan savunma sanayisi işçilerinin 2025 Yılı Kamu Çerçeve Protokolü’nde hak ettikleri karşılığı alamadıklarını düşünüyoruz. Uzun zamandır Kamu Çerçeve Protokolü’ne 2027 yılı için yeniden bir hazırlık var. Bu hazırlık sürecinde kamuoyunda yeniden gündeme gelen ve iş kolumuzda ‘verimliliği teşvik primi’ adı altında savunma sanayisi işçilerine yalnızca yıllık izin dönemlerinde ödeneceği belirtilen primle ilgili üye arkadaşlarımızla birlikte bir imza kampanyası başlattık. Bu kampanyayı da sizlerin aracılığıyla kamuoyuna duyuruyoruz. Toplanan imzaları Türk-İş Genel Merkezine, Türk Harb-İş Sendikası Genel Merkezine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ve Millî Savunma Bakanlığına göndereceğiz” diye konuştu.
ESKİŞEHİR SAHİP ÇIKMALI
Atak, 2027 Kamu Çerçeve Protokolü öncesinde kamuoyundan gizlenen ya da açıkça paylaşılmayan hiçbir protokolü kabul etmediklerini belirterek, “Biz sadece emeğimizin adının konmasını, adaletin sağlanmasını, bunun karşılığında da savunma sanayisi işçilerinin hak ettiği sosyal ve ekonomik konuma getirilmesini talep ediyoruz. Bunun da yıllardır verilen emeğin, nitelikli iş gücünün ve kazanılan kabiliyetlerin bir karşılığı olduğu kanaatindeyiz. O nedenle de yalnızca, ‘Biz yıllık izinlerde sizlere yüzde 1-2 gibi ilave haklar aldık’ denilerek savunma sanayisi işçilerinin, tabiri caizse, ağzına bir parmak bal çalınmasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Bu konu Eskişehir kamuoyunu da yakından ilgilendiriyor ve siyaset kurumuna da defaten bu konuyla ilgili çağrıda bulunuyoruz. Sahip çıkılmalı ve bunun mutlaka takibi yapılmalı. Savunma sanayisi işçileri stratejik öneme sahiptir. Stratejik öneme sahip kişilere de mutlaka ayrı bir ücretlendirme yapılmalıdır. Bu ücretlendirme de bir maliyet hesabı olarak düşünülmemelidir” dedi.
AYRI PARANTEZ AÇILSIN
Atak, “O nedenle de Kamu Çerçeve Protokolü’nde savunma sanayisi işçileri için özel olarak ayrı bir parantez açılmasını talep ediyoruz. Açılan bu parantezde, tanımımızın teknik personel üzerinden çok net bir şekilde ifade edilmesini istiyoruz. Refah payımızın güncel koşullara göre yenilenmesini, vergiden kaynaklanan kayıplarımızın da bu protokol kapsamında karşılanmasını talep ediyoruz. Yalnızca ‘verimliliği teşvik primi’ adı altında yıllık ücretli izinlerde değil, savunma sanayisinde çalışan emekçilerin aldıkları primlerin tamamının esas ücrete dâhil edilerek hafta sonu, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine de yansıtılmasını istiyoruz. Sosyal yardım şartlarının güncellenmesini talep ediyoruz. İş sağlığı ve güvenliği konusunda da özellikle savunma sanayisinde, çağdaş ülkelerin ulaştığı standartlar esas alınarak ayrı ve üst düzey bir düzenleme yapılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.