×

Eskişehir'de duygu dolu Uğur Mumcu anması: "Birlik olmak zorundayız"

Odunpazarı Belediyesi, katledilişinin 32’nci yılında gazeteci-yazar Uğur Mumcu için anma töreni düzenledi. Başkan Kazım Kurt, “Bu düzen böyle devam ettiği sürece daha çok Uğur Mumcular katledilir. Siyasi düşüncesi ne olursa olsun, birine ses çıkarmadığınız için öteki, ötekine ses çıkarmadığınız için beriki gidiyor. O zaman, hepimiz birlik olmak zorundayız” dedi. 

Odunpazarı Belediyesi, 24 Ocak 1993’te evinin önündeki otomobile yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren gazeteci-yazar Uğur Mumcu’yu, katledildiği aracının başında andı. Uğur Mumcu Parkı’nda gerçekleştirilen anma törenine CHP Milletvekili İbrahim Arslan, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP İl Başkanı Talat Yalaz ve çok sayıda vatandaş katıldı.



Törende Murat Ozan Avcı ile Murat Durukan “Yiğidim Aslanım” adlı parçayı ve “Ben Ölmedim ki” adlı şiiri okurken, Aydın Ünal ve Gökhan Eryiğit de “Uğurlar Olsun” adlı parçayı seslendirdi. Odunpazarı Belediye Tiyatrosu oyuncuları Hüseyin Demir ve Ferhat Karataş, Uğur Mumcu’nun 25 Ağustos 1975 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan “Sesleniş” başlıklı yazısını okudu.



TÜRKİYE GERİYE GİDİYOR

Başkan Kurt, Uğur Mumcu’nun bu düzene karşı, emperyalizme karşı, gericiliğe karşı, yobazlığa karşı durduğu için öldürüldüğünü kaydederek, “O günün yetkilileri ‘bir tuğlayı çekersek devlet çöker’ dedi ve hiç kimse o tuğlayı çekmedi dedi. Önemli olanın hukuk, demokrasi, insan haklarına uygun yargılama ve soruşturma olduğunun altını çizen Başkan Kurt, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Ne yazık ki o gün hesap sorulamadığı için bugün hala aynı sıkıntılarla uğraşıyoruz. Eğer zamanında önlemlerimizi almış, bu düzeni değiştirmiş olsaydık, şu anda Türkiye refah içerisinde, tam bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti olarak bütün dünyaya tek başına karşı durabilecek bir pozisyonda olabilirdi. Ama sadece ülkesi, sadece ekonomisi bağımlı değil beyinleri de dışarıya bağımlı pek çok yöneticimiz nedeniyle Türkiye hala geriye doğru gitmektedir. Biz buna itiraz ediyoruz. Biz buna itiraz etmek durumundayız” ifadelerini kullandı. 

MUMCU’YA SÖZ VERMELİYİZ

“Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye halkı, dünyanın en iyisine layıktır” diyen Kurt,“Yöneticilerin görevi de Türkiye halkını refah, huzur, barış ve kardeşlik içinde yaşatmaktır. Bu sağlanamıyorsa yöneticilerimiz görevini yapmamıştır, yapamamıştır, yaptırılmamıştır. Bu noktada önümüzde tarihi fırsatlar var. Bu tarihi fırsatları birleşerek, yan yana gelerek, iktidara karşı her türlü hakkımızı kullanarak değiştirmeliyiz. Bu düzen böyle devam ettiği sürece daha çok Uğur Mumcular katledilir. Daha çok Gaffar Okanlar, Sinan Ateşler ve nice insanlar katledilir. Katledilen insanlar, siyasi düşüncesi ne olursa olsun, birine ses çıkarmadığınız için öteki, ötekine ses çıkarmadığınız için beriki gidiyor. O zaman, hepimiz birlikte olmak zorundayız. Bugün yaşanan tablo şudur; solculara tutuklama geldiği zaman sağcılar itiraz etmedi, sağcılara sıra geldi. Bu yanlış uygulamayı çözecek olan tek şey demokratik, laik, sosyal hukuk devletine hepimizin sahip çıkmasıdır. Elbette, 24 Ocaklarda Uğur Mumcu'yu unutmayacağız, anacağız ve anmaya devam edeceğiz. Ona bir söz vermeliyiz. Bizim, O’nun aradığı, özlediği sistemi, düzeni oluşturmak gibi bir görevimiz var. Bu nedenle herkesi bu göreve davet ediyorum. Herkesi yan yana durmaya, birlikte hareket etmeye, bireysel çıkarların bir tarafa bırakılarak Türkiye'nin, yoksullarının, ezilenlerinin, dışlananlarının haklarını korumaya davet ediyorum” şeklinde konuştu. 



AYAĞA KALKMA ZAMANI

Milletvekili Arslan, “Bu cinayet ve bu tür cinayetlerin aydınlatılması gereken, sorumluların sorgulanması gereken yılları geride bıraktık. 32’nciyılındayız” diyerek sözlerine başladı. Arslan, “Ne yazık ki bir ülkemizde ömür boyunca, yüzyıllar boyunca yaşanan suikastların, katliamların aydınlatılamadığına da tanık oluyoruz. Ne yazık ki, ülkemizde artık her geçen gün bir yeni anmayla; bir yeni acıyla bir önceki acının bastırıldığı, bastırılmaya çalışıldığı çok zor ve çetin günlerden geçiyoruz. Koro halinde herkes sorumlu arıyor. Ben sorumlunun biz olduğumuzu düşünüyorum. Gereğince ve yeterince ayağa kalkmadığımız için; bu kokuşmuş, köhne düzeni bize dayatanlara hesap sormadığımız için; cesaretle, cesur bir biçimde ayağa kalkıp, sandık önümüze geldiğinde bu köhne düzeni, bu yaşam düzenini bir kader gibi bize dayatanlara başkaldırmadığımız için, asıl sorumlunun biz olduğunu düşünüyorum. Aydınlarımıza; canını ortaya koyarak idam sehpalarına giderken idam sehpalarını tekmeleyenlere; bu ülkenin bağımsızlığına, özgürlüğüne, eşitliğine, demokrasisine, anayasal düzenine canlarıyla baş koymuş insanlara bir borcumuz var. O borcu ödemek için hep birlikte sorumluluğu üstlenip ayağa kalkma zamanıdır. Cesaretle, cesur bir biçimde biz buradayız ey halkım gelin hep birlikte bu düzeni ortadan kaldıralım deme zamanıdır. Ancak o zaman belki borcumuzu ödemiş, acılarımızı hafifletmiş oluruz” diye kaydetti. 



ATATÜRKÇÜLÜK DEVRİMCİLİKTİR

Mumcu’nun yıllar öncesinden bugünleri gördüğünü ve bugünlerle ilgili tespitlerde bulunduğunu hatırlatan Yalaz, “Bugün burada Türkiye’nin daha özgür, bağımsız, daha aydın bir ülke olması için hayatını ortaya koyan, kalemiyle hem o günlerin hem bugünlerin karanlığını aydınlatan Uğur Mumcu’yu anmak için toplandık. Uğur Mumcu, 32 yıl önce ve öncesinden bu yana bugün Türkiye’nin içine düştüğü karanlığı görmüş, Türkiye’nin tam da bugün olduğu haliyle bir ülke olmaması, açlığa, sefalete ve mutsuz insanların yaşadığı bir ülke olmaması için o günden tespitlerde bulunmuştur. O günden bugüne Türkiye çok değişmiştir, kötüye gitmiştir. Üzülerek görüyoruz ki Uğur Mumcuların o gün korktukları her şey maalesef bugün başımıza gelmiştir. Ama değişmeyen şey, o gün mücadele edenlerin, Uğur Mumcu'nun, bu karanlık günleri engellemek için ortaya koyduğu yol haritasıdır, reçetedir. Reçete hiçbir zaman değişmemiştir. Uğur Mumcu, Atatürkçülük her şeyden önce devrimciliktir diyor. O gün için arzulanan, istenen örgütlü mücadele, aydınlık yarınlara inancı olan insanların kenetlenip, kol kola girip, karanlığı yenmek için vermek istediği mücadele bugün de geçerliliğini korumaktadır” dedi. 



CELLATLARINDAN UZUN YAŞAYACAK

Bugünün sadece bir anma değil Mumcu’ya bir söz verme günü olması gerektiğini söyleyen Yalaz, “Bugün Türkiye'nin karanlıktan çıkması için o gün öngörülen mücadeleyi vermenin tam da zamanıdır. Uğur Mumcu'ya yapılacak en iyi, en doğru, en anlamlı anmada bu uğurda yürekten söz vermektir. Ant olsun ki Uğur Mumcu, cellatlarından uzun yaşayacaktır. Hem cellatlarından hem de cellatlarını cesaretlendirenlerden, o cellatların açmak istediği yolları bugün için inşa etmek istedikleri Türkiye'yi yönetenlerden de uzun yaşayacaktır. Uğur Mumcu, bizler olduğumuz sürece, Atatürk'ün yolunda tam bağımsızTürkiye için, Uğur Mumcular'ın aydınlattığı yolda yürüdüğümüz sürece, yaşamaya devam edecektir. Ve inanıyorum ki yakın bir gelecekte hepimiz bu anmayı Uğur Mumcu'nun o gün arzu ettiği ülkeyi kurmak adına iktidar meşalesini elimizde tutuyorken yapacağız. İyi ki Uğur Mumcular var diyorum ve onun kaleminin hala yarınlarımızı aydınlatmaya devam ettiğini, onu öldürenlerin amacına ulaşamadığını ve hiçbir zaman da ulaşamayacağını buradan haykırıyorum” ifadelerini kullandı. 
Anma töreninde, törene katılanlar Uğur Mumcu’nun saldırıya uğradığı “06 YR 245” plakalı aracının sergilendiği kaideye kırmızı karanfil bırakarak, barış güvercini uçurdu.