×

Eskişehir’de don ve kuraklık üreticiyi çıkmaza soktu!

Don ve kuraklıkla sarsılan 2025’in ardından üretici bankaya, kooperatife gidemiyor; Bağ-Kur borcu olan çiftçiye kredi kapısı kapanıyor. Buluşan uyardı: “Bir yıl nefes verilmezse üretim durur, icralar başlar.”

Eskişehir Yeşil Sakarya Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, 2025 yılında yaşanan don, kuraklık, artan girdi maliyetleri ve piyasa dengesizliğinin üreticiyi iflasın eşiğine sürüklediğini söyledi. Gübre, ilaç, fide ve işçilik maliyetlerinin katlandığını, ürünün tarlada ucuz kalıp markette fahiş fiyatlara satıldığını vurgulayan Buluşan, borçların yapılandırılmaması halinde 2026’da çok sayıda üreticinin icralık olacağını ifade etti.

ÜRETİCİLER İCRALIK OLUYOR

2025 yılının üretici için zorlu geçtiğini belirten Buluşan, “Üretim olarak biz gerçekten mücadele etmek istiyoruz, üretmek istiyoruz, üretmeye devam etmek istiyoruz. Toprakla mücadelede başka bir kaynağımız yok, 2025 yılını zorluklarla geçirdik. 2025 yılı biliyorsunuz üretimi don vurdu. Bu sene sağlıklı meyve yiyemememizin sebebi don olaydı. Yağmur yağışlarını da 2025 yılında yaşamadık. Bu da tabii çok büyük etkisi oldu. Yani hububatta %20'lere varan zararla beraber sebzede de zarar gördük. Yaz aylarında yağan yağmurlarda ilk yağan yağmurlarda adeta zehir yağıyor diyebiliriz. Çünkü havamız çok kirli, hastalıkların geliş sebebi buna kaynaklı oluyor.Biz bu aylarda tarlalarda şu anda tarlalar sürülür veya sürülmeden, gübreyi bol atıyorduk. Şimdi gübreyi, kıymetli olsun yani maliyeti fazla yapmayalım diye sürdükten sonra atıyoruz. Şu anda Sakintepe bölgemizde olsun gübre atabilen üreticimiz yok. Bunun başlıca sebebi 2025 yılımızın sonuna kadar böyle üreticinin zararına geçti. Ürün var, çok güzel ama piyasa yok. Piyasa var, bakıyoruz çarşıya pazara. Hele hele marketlere baktık mı ya biz üretmedik mi bunu diyoruz. Bizim ürettiğimiz bir 5 liralık 10 liralık malı bakıyorsun markette 30 lira. Yani bu üreticiyi bir noktada yok saymak. Biz kaliteli ürün ürettik ama biz bu fiyattan yararlanamıyoruz. Tabii ki artık bu mücadeleyi vere vere 2025 yılının sonuna geldik. Son iki aydır bir mücadelemiz var; fide parası, işçi parası, tarla icarı, hepsi bütün önümüze döktük. Bizim ilaçlarımız, gübrelerimiz yüzde 100, yüzde 150 artıyor. Böyle bir mücadele verirken sezonun sonunda biz ne yapıyoruz? Varıyoruz bankalara diyoruz ki artık şu kartlarımızı bir şekilde ödeyelim. Ödeme şansımız yok. 2026'da tekrar üretim yapmamız lazım. Bize bir taze kan, taze bir çözüm. Bu sefer de deniliyor ki işte eski borcunuz var. Diyoruz ki yetkililere bizim bunu yapılandıralım. Biz af istemiyoruz. Yani borcumuzu affedin demiyoruz. Çünkü kazansaydık bu para bizimdi. Diyoruz ki biz bunu bir sene ertelemeli ödeyelim. Biz buna çare ararken önümüze şimdi öyle bir şey çıktı ki, 2026 yılında, 2025 yılında Bağ- Kur borcunu ödeyemeyen üreticiye Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri hizmet vermeyecek. O zaman ben nasıl 2026'ya geldim? Biz sizden bir nefes, bir yıllık süre istiyorduk. Diyoruz ki  2025 yılı kurak geçti. Hububat üretici için en büyük şanssızlık yüzde 20 kaybı. Zaten kuru üretim yani kuru tarım yapan bir üretici arpa buğdaydan başka bir çaresi yok. Yani 200 kilo alacaksa veya 600 kilo alacaksa 400 kiloya düşmek demek çok zor. Yani kazancın yok demek. Maliyetlerini karşılayamaz demek. Üretici her yaptığı üründe tekrar bir mücadele verir. Bizim en çok suya ihtiyacı olan üretim kesimi sebze üretimidir. Ağustos'un 30-40 derece sıcağının altında sebzeni yaşatmak mümkün değil. Domatesi yaşatmak mümkün değil. Bu açıdan suyu daha fazla kullanmak zorunda kalıyor. Tabi sistemler değişiyor. Damlama sistemi devletin burada vermiş olduğu destekler var. Bunları hiçbir zaman inkar etmiyoruz. Çok güzel. Ama bizim yapmak istediğimiz şu, biz üreticiysek 2025 yılında örnek olarak bir kuraklıktan dolayı bir sıkıntı yaşamışız. Bu sıkıntıyı atabilmemiz için 2026'da bir nefes alınması gerekiyor ki üretime devam edelim. Ama böyle bir şu anda yapılan, 1 Ocak itibariyle alınan bu kararın bir an evvel gözden geçirip üreticiye destek olunmalı. Yoksa çok üretici icralı konuma düşer.”  dedi.