Eskişehir Barosu, ilaç yokluğunun hem insani hem hukuki açıdan kaygı verici bir tabloya dönüştüğünü belirterek çözüm için hükümete çağrı yaptı.
Geçtiğimiz günlerde Eczacılar Odası Eskişehir Şubesi tarafından yapılan açıklamada ağrı kesici, tansiyon ilacı, antibiyotik ve kemoterapi ilaçları gibi ilaçlara ulaşılamadığı ifade edildi. Konunun hukuki boyutuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın, ekonomik gerekçelerle ilaçlara ulaşımın engellenmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal, hukuk devleti olduğunun altını çizen ve devletin yurttaşlarının yaşam hakkını koruması gerektiğini vurgulayan Günaydın, “İlaç yokluğu gibi kabul edilemez bir tabloyla yurttaşları baş başa bırakılması hem insani açıdan hem hukuki açıdan kaygı vericidir” diye konuştu.
“İNSAN ONURUNA VE HUKUK DEVLETİNE YAKIŞMAZ”
Hastaların ilaca ulaşamamasının hukuk devleti ile bağdaşmadığını söyleyen Günaydın, “Bazı ilaçlara erişilemiyor olması yahut fahiş fiyatların olması, açıkçası bir çocuğunun ateşlenmiş olmasıyla karşı karşıya kalan anne babayı yahut diyabet hastası ya da tansiyon hastası birini yüz yüze getirilmesi, öncelikle insan onuruna ve hukuk devletine yakışmaz” dedi.
“YAŞAM HAKKINDA YÖNELİK BİR TEHDİT”
“Devlet, insanların sağlığını korumak ve ilaçlara erişimini sağlamak zorundadır” diyen Günaydın, “Son zamanlarda birçok kişi, ellerinde reçeteyle eczane eczane geziyor, ilaçları bulamıyor. Eczaneler de bu anlamda çaresiz, çünkü eczacılarda da bu ilaçların erişiminin kısıtlanması bir tedarik sıkıntısı olarak görülse de bence bu değil. Özellikle yaşam hakkına yönelik bir tehdit olarak görüyoruz. Çünkü bunun anayasal temellerine baktığımızda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17. maddesi, açıkça bireylerin yaşama ve maddi manevi varlığını koruma hakkının altını çizmektedir. Yine 56. madde, devlete ve vatandaşa sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlama görevi yüklüyor. Devlet, insanların sağlığını korumak ve ilaçlara erişimini sağlamak zorundadır. Bu görev ertelenemez, ekonomik gerekçelerle sınırlanamaz” dedi.
“İLAÇ YOKLUĞU KABUL EDİLEMEZ”
Sağlık Bakanlığı’na seslenen Günaydın, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Burada Sağlık Bakanlığı'na, özellikle Hazineye ve Maliye Bakanlığı'na gecikmeden harekete geçmesi bir anayasal yükümlülük olarak karşımıza çıkıyor. Devlet, piyasayı izlemekle kalmaz, bunlarla ilgili fiyat düzenlemesi gibi noktaları yaparak buradaki kuru döviz kurunu, çünkü çok enflasyonist bir ortamda biliyorsunuz bu düzenlemeler daha önceden beri uygulana geldi ama... Bu tür bir ekonomik dengeyle insanları bu durumda karşılaştırması, dediğim gibi, insan onuruyla bağdaşmamaktadır. Çünkü bu bir yaşam hakkı olarak görüyoruz. Yani ilaç yokluğu gibi kabul edilemez bir tabloyla yurttaşları baş başa bırakılması hem insani açıdan hem hukuki açıdan kaygı vericidir.”