CHP Genel Merkezi İl Başkanı Talat Yalaz’ın görevden alınarak ve “tedbirli” olarak “kesin çıkarma” cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edildiğini resmi yazıyla kendisine tebliğ etti.
Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK sonrası açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Müslim Sarı, içlerinde Eskişehir'in de bulunduğu 26 il başkanının görevden alındığını ve yine Yalaz'ın içinde bulunduğu 7 il başkanının ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edileceğini dün açıklamıştı.
Yalaz’ın Yüksek Disiplin Kurulu’na sevki kendisine ulaştırılan resmi yazıyla tebliğ edildi.
Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal ve Genel Sekreter Rıfat Turuntay Nalbantoğlu imzalı yazıda, “Eskişehir İli Tepebaşı İlçe üyesi Talat Yalaz’ın parti disiplinini zedeleyici nitelikli eylemleri nedeniyle; Tüzüğümüzün 63/2, 64/1-(a), (b), (g) maddeleri uyarınca, “TEDBİRLİ” olarak “KESİN ÇIKARMA CEZASI” istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesine Merkez Yönetim Kurulu’nun 30 Haziran 2026 tarihli toplantısında oybirliği ile karar verilmiştir. Bilgilerinize arz ederiz” ifadelerine yer verildi.
Görevden alma kararını kabul etmediğini belirten Yalaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti örgütünün farklı bir irade ortaya koymadığı sürece il başkanlığı görevini sürdürdüğünü söyledi. "Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki il başkanlığı görevimiz, Sayın Özgür Özel'den ve örgüt tabanından gelecek farklı bir görüşe kadar devam ediyor. Dün kararın yok hükmünde olduğunu söylerken son derece samimiydim. Kendimi CHP'nin seçilmiş İl Başkanı olarak görüyor ve görevime devam ediyorum. Bu karar benim açımdan yok hükmündedir." dedi.
Programda Kerem Akyıl'ın, önündeki belgeyi sorması üzerine Yalaz, yalnızca görevden alınmadığını, aynı zamanda partiden kesin çıkarma istemiyle tedbirli olarak disipline sevk edildiğini açıkladı. Yalaz, "Sabah saatlerinde tarafıma tebliğ edilen yazıda, benimle birlikte 7 il başkanının tedbirli olarak kesin çıkarma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiği belirtiliyor. Karar, Merkez Yönetim Kurulu'nun 30 Haziran 2026 tarihli toplantısında oy birliğiyle alınmış görünüyor." ifadelerini kullandı. Programda kararın hukuki dayanağı da tartışıldı.
Kerem Akyıl'ın, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'un "MYK'nın düştüğü" yönündeki değerlendirmesini hatırlatması üzerine Yalaz, asıl sorunun Parti Meclisi olduğunu savundu. CHP tüzüğüne atıfta bulunan Yalaz, Parti Meclisi üye sayısının yasal sınırın altına düştüğünü ileri sürerek şu değerlendirmede bulundu: "Parti tüzüğüne göre Merkez Yönetim Kurulu'nun görevine başlayabilmesi için Parti Meclisi'nin onayı gerekiyor. Ancak bugün itibarıyla böyle bir onay verecek hukuken geçerli bir Parti Meclisi bulunmuyor. Dolayısıyla bu karar yetkisiz bir merci tarafından alınmıştır ve bu nedenle bizim açımızdan yok hükmündedir." Yalaz, süreci yalnızca hukuki açıdan değil siyasi açıdan da değerlendirdiklerini belirterek, "Cumhuriyet Halk Partisi'nin il başkanları, sarayın iradesiyle göreve gelen kişilerin vereceği kararlara göre görev yapıp yapmayacaklarına karar vermez. Siyasi açıdan da bu kararın hiçbir meşruiyeti bulunmamaktadır. Yetkisiz olduğunu düşündüğümüz mevcut MYK tarafından alınan bu karar da diğer kararlar gibi hükümsüzdür." diye konuştu.
CHP örgütlerine yönelik görevden alma kararlarını değerlendiren Talat Yalaz, sürecin parti örgütlerinin tasfiyesine dönüştüğünü savundu.
Görevden alınan il başkanlarının sayısına da dikkat çeken Yalaz, "81 il başkanının neredeyse yarısı görevden alınmış durumda. Bu, örgütlerin tasfiyesi anlamına geliyor. Bugün Kılıçdaroğlu yönetimi Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerini tasfiye ediyor. Bunun başka bir açıklaması yok." dedi. Kerem Akyıl'ın, Eskişehir'de henüz yeni bir il başkanı atanmamış olmasına ilişkin sorusu üzerine Yalaz, örgütün bu sürece karşı tavrının net olduğunu ifade etti. Eskişehir'e henüz bir il başkanı atanmadığını belirten Yalaz, "Dün de söyledim; yüzüne tükürülecek birisini henüz bulamadılar. Örgütün tavrı bu yönde." ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in değerlendirmelerine de atıfta bulunan Yalaz, mutlak butlan kararının partiyi bölme amacı taşıdığını öne sürdü. "Bu kararı verenler Cumhuriyet Halk Partisi'ni ikiye bölmeyi hedefledi. En azından örgütün bir bölümünün kendileriyle hareket edeceğini düşündüler. Ancak bırakın partiyi bölmeyi, Genel Başkanımızın ifadesiyle karpuzun kabuğunu bile alamadılar." diyen Yalaz, parti tabanının büyük çoğunluğunun Özgür Özel'in yanında olduğunu savundu. Yalaz, "İddialı bir şekilde söylüyorum; Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerinin ve parti tabanının yüzde 99'u Özgür Özel'in yanındadır. Bu nedenle mevcut yönetim çok ciddi bir meşruiyet sorunuyla karşı karşıyadır." diye konuştu.
Yargı sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yalaz, mevcut yargı sistemine güvenin tarihinin en düşük seviyelerinde olduğunu öne sürdü. "Daha önce yargının siyasallaştığını en sert şekilde eleştiren isimlerden biri Kemal Kılıçdaroğlu'ydu. Bugün ise yargıya duyulan güven, Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerine gerilemiş durumda. İnsanlar artık sıradan adli olaylarda bile siyasetin etkisinden endişe duyuyor." ifadelerini kullanan Yalaz, mevcut sürecin siyasi müdahalelerle şekillendiğini iddia etti. Yalaz, sözlerini, "Bu kararı verenlerin meşruiyetini dayandırdığı yer saraydır, Recep Tayyip Erdoğan'dır." ifadeleriyle tamamladı.