Bu plansız eğitim politikalarının ve popülist yaklaşımların, her ile bir üniversite açma hedefinin bir sonucu olduğunu ifade eden Çelik, akademik kadro ve altyapı yeterliliğinin de tartışmalı olduğunu dile getirdi.
İŞZİS ECZACI SAYISI 20 BİNİ AŞTI
“Ciddi bir işsiz eczacı ordusu bize doğru geliyor.” diyen Mustafa Çelik, “Bunun en büyük sebeplerinden biri fakülte enflasyonu. Eczacı fakülteleri özelinden bahsedeyim; 2000'li yılların başlarında Türkiye'de 7 tane eczacılık fakültesi varken, bugün 63 tane eczacılık fakültesi var. Maalesef biraz plansız eğitim politikaları ve popülist yaklaşımlardan dolayı, parantez içinde her ile bir üniversite altyapısı, akademik kadroları ne kadar yeterli olduğu tartışılır bir şekilde, üniversite açılmasından kaynaklanıyor. Plansız diye söyledim ama aslında bizim planlamamız var ama popülist yaklaşımları maalesef kurbanı oluyoruz. Sağlık Bakanlığı tarafından, ‘Sağlıkta İnsan Kaynakları Vizyon Raporu’ yayınlandı 2011 yılında. Türkiye'nin 100. yılında projeksiyon tutan bir vizyon raporu. O raporda ‘Sağlık alanında hekime, diş hekimine, eczacıya, hemşireye, ebeye ne kadar ihtiyacımız olacak bizim 2023 yılında?’ diye bir rapor hazırlanmış. Bu hedeflere hangi üniversitelerle, hangi eğitim alanlarıyla ulaşabiliyoruz? Bütün çalışmalar yapılmış. Orada eczacılarla ilgili olan bölümü incelediğimizde, 2023 yılında kamu özel Türkiye genelinde bizim 32 bin eczacıya ihtiyacımız olacağından bahsedilirken, bugün gelen noktada da 52 binin üzerinde meslektaşımızla şu anda beraberiz. Yani eczacılardan yüzde 20'si maalesef işsiz durumda. Popülist yaklaşımların maalesef kurbanı olmuşuz. Bununla ilgili neler yapılabilir? O tarafta da 63 tane eczacı fakültesinden 16 tanesi sadece akredite. Akredite olmayan fakültelerin aslında AR-GE merkezlerine, ilaç üretim merkezlerine çevrilmesini biz talep ediyoruz, bu noktada. Çünkü bizim yerli milli ilaç politikamız var. Bu politikayı da destekleyecek bir tutum olur aslında bu. Çünkü ilaçta biz maalesef dışa bağımlıyız. İşte böyle ufak bir euro kuru dalgalanmalarında ya da güçlü ilaç sanayinin bize çektiği restleri, maalesef onlara karşı bir şey yapamaz, hamlesiz hale geliyoruz. Onun için buraların AR-GE merkezi, ilaç araştırma merkezi olarak değerlendirilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz. Diğer taraftan da eczacı fakültesinde de bir başarı sırası var;100 bin. Bu başarı sırasında 50 bin seviyelerine, 60 bin seviyelerine çekilmesini talep ediyoruz. Diğer bir konu da kontenjanların azaltılması konusu var.” şeklinde konuştu.