×

Derdimize derman yenilenebilir enerji

ESOGÜ Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haydar Aras, “Termik santrallere sıcak bakmıyorum. Yenilenebilir enerji kaynaklarının bu ülkenin derdine derman olabileceğini düşünüyorum” dedi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Bölüm Başkanı, Tasarruf Ekonomisi ve Sürdürülebilirlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haydar Aras, ES TV’de yayınlanan Açıkça programının konuğu oldu. Gazeteciler ESGROUP Genel Koordinatörü Ali Baş ve Sonhaber muhabiri Meltem Karakaş Kaya’nın sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Aras, enerji krizlerine ilişkin bilgilendirmede bulundu.

SANAYİCİ AÇISINDAN ZOR BİR SÜREÇ
Elektrik ve doğal gaza gelen üst üste zamları değerlendiren Prof. Dr. Haydar Aras, “Sadece bizim ülkemizde değil, tüm dünyada yaşanan bir kriz, özellikle Avrupa ülkelerinde ve bizde çok yoğun hissedilen bir kriz. Bu krizi önleyebilmek için biz de BOTAŞ ve ülkemiz bu konuda bu zamları da bir miktar sübvanse ediyor. Aslında tüm dünyayı etkileyen bir süreçten geçiyoruz doğal gaz talebindeki patlama nedeniyle hatta bugün yüzde 14 zam geldi doğalgaza. Ben doğalgazın birim fiyatları ile ilgili  hazırlık yapmıştım. ESGAZ’dan aldım. Bu ücretlerin yüzde 95’i BOTAŞ tarafından alınıyor ve ben size şunu söyleyeyim, bir yıl öncesine kadar sanayi için kullanılan doğal gaza konutlarda kullanılan doğal gaz hemen hemen başa baş bir noktaydı ama şimdi aradaki fark neredeyse 3 katı açılmış durumda. Sanayici açısından gerçekten zor bir süreç. Çünkü sürdürülebilir bir kalkınma için üretim yapmak zorundasınız. Bu üretimi de biz ne yazık ki doğal gaza bağlı bir enerji politikamız var. Tükettiğimiz elektriğin bir bölü üçünü doğal gazdan karşılıyoruz. Biz doğal kaynaklar açısından yetersiz bir ülke olduğumuz için talep ettiğimiz enerjinin yaklaşık yüzde 75’ini ithal etmek durumundayız. Öyle olunca da biz ithalata dayalı 1 enerji politikası yürütüyoruz. Bunu değiştirmediğiniz sürece bu sorunlarla sürekli karşı karşıya kalacağız” şeklinde konuştu.

DAHA FAZLA SONUÇ ALIRIZ
Ülkenin enerji politikalarını değerlendiren Prof. Dr. Haydar Aras, “Türkiye’de yapılması gereken şey şu, kendi kaynaklarımıza yönelmek ve kendi kaynaklarımızı zenginleştirerek kullanmak, özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık vermemiz lazım. Şu anda biz sanayide doğalgaz fiyatlarından bahsediyoruz ama sanayideki çatıların hepsi boş duruyor. Aslında bu çatılarının üzerine fotovoltaik piller ile kaplayıp hatta biraz daha ileriye götürerek. Biz enerji kooperatifleri kursak. Çünkü yerel anlamda kişileri üretime ve sermayeye sahip olmaya ve özellikle de enerjiyi yerelde üretip yerelde tüketmeye zorlandığımız için kayıtlar da daha az olacak. Böyle bir organizasyona gidebilsek aslında ülke olarak çok daha verimli bir sonuç alacağız enerji kooperatifi ile yenilenebilir enerji kaynakları bizim için olmazsa olmaz süreçlerden biri” dedi.

20 KAT ÜRETİLEBİLİR  - SIĞMAZSA ÇIKARALAIM
“Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullansa ihtiyacı olan elektriğin ne kadarını karşılayabilir?” sorusunu yanıtlayan Prof. Dr. Aras, “İzmir’den Urfa’ya doğru bir hat çizerseniz ve altında kalan bölgede çok verimli bölgeler orası fotovoltaik pillerle santralleri yaparsanız özellikle de ben araziler yerine çatılarını kullanılması taraftarıyım. Çatılarda değerlendirdiğiniz takdirde siz tüketimimizin yaklaşık 20 katını üretebilirsiniz. Yenilenebilir enerji kaynakları çatılardan üretilmez arazide de olması gerekiyor ama önce çadırlarımız dolduralım. Sonrasında araziye geçelim düşüncesindeyim. Karbon salınımı azaltma açısından bu nedenle kesinlikle ben çatıların atıl kalınması taraftarı değilim” dedi.

KENDİLERİ SAĞLAYABİLİR – SIĞMAZSA ÇIKARALIM
Eskişehir Sanayisi temiz enerji konusunda yönelimlerini doğru bulduğunu belirten Prof. Dr. Aras şöyle devam etti: “Bu konuda çalışmaları var ama özellikle tüm sanayicilerin bunu bir sorumluluk görevi olarak artık bugünden sonra bu yaşadığımız krizler ve artan fiyatlardan sonra çatılarına fotovoltaik sistemler kapatırlar ve elektrik enerjisi ihtiyaçlarının bir kısmını en azından kendileri sağlayabilir. En azında çalışmadığı zamanlarda entel kolektif şebekeye satıp, mahsuplaşabilirler bunu da 4 yıl içerisinde amorti edecekleri söyleyebilirim.”

KENDİMİZ ÜRETMELİYİZ
Sanayideki enerji kesintilerinden bahseden Prof. Dr. Haydar Aras, “Sanayici için olmazsa olmazı şalteri kaldırdığında sürdürülebilir, kesintisiz ve ucuz enerji çünkü şu anki son zamlarla sanayicinin ürettiği mamulleri içerisinde. Enerji maliyetleri çok fazla hale geldi. Bunları düşürebilmek için bizim kesintisiz, ucuz, sürdürülebilir enerji temin etmemiz lazım ülke olarak. Ama eğer biz bunu yapamıyorsak bunu yapabilmek için aslında bizim her yıl 4 milyar dolar civarında bir para sektöre ayırmamız lazım. Aslında bu para da ben söyleyeyim, potansiyel olarak mevcut. Eğer enerji tasarrufu ve enerji verimliliği uygulamalarını yeterince yerine getirirseniz bunları yapmanız mümkün. Sanayiye benim önerim şu olur kendileri bir araya gelerek gerekli yasal izinleri alarak enerji kooperatifleri yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten kooperatifler kurarak dertlerine bir nebze derman olabilirler ama burada şu çok önemli, üzerinde durmak istediğim nokta şu, biz yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten sistemlerin dışarıdan alıyoruz. 20-30 yıl sonra bunlar çöp haline gelecek. Onun için biz bunların yerli imalatını yapmak zorundayız. Bunun içinde bir sanayileşme modeline ihtiyacımız var. Bizim yerli ve yenilenebilir elektrik enerjisi üreten sistemleri kendi imkanlarımızla yapmak zorunluluğumuz var” şeklinde konuştu.

SANAYİCİMİZ ÇOK BİLİNÇLİ
Türkiye’deki sanayicilerin temiz enerjinin farkında olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Aras, “Organize sanayi bölgelerine gittiyseniz Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi diğer sanayi bölgeleri içerisinde gerçekten çok üst düzeyde bir sanayi bölgesi, çok planlı çok disiplinli çalışmaların yapıldığı bir yer bence farkındalar. Gerekli adımları attıktan bile düşünüyorum” dedi.

ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞTİRİN
Faturaların düşük gelmesi içi tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Aras, “Temel alışkanlıklarımızdan bir defa vazgeçeceğiz arkadaşlar. Yani 2 tane televizyon kullanmayacağız. Klimaların filtrelerini değiştireceğiz. Bakımlarını zamanında yaptıracağız. Elektrikli aletleri kullanmadığımız zaman fişte bırakmayacağız. Alışkanlıklarımız değiştirmediğimiz sürece bunları yapmanın ne yazık ki azaltmanın hiçbir yolu yok” dedi.

AÇIP KAPATMAK TASARRUF SAĞLAMAZ
Doğal gaz hakkında konuşan Prof. Dr. Haydar Aras “Bu konuda aslında çok yaygın yanlışlar var. Nedir bu yanlışlar? Özellikle kombileri kışın kullanırken açıp kapamak. Belli bir sıcaklıkta tutmanızın yakıt sarfiyatını azaltır yönünde verilerimiz var. Isıtma sezonunun başladığı tarihten itibaren kombiyi düşük bir sıcaklıkta çalıştırmak tercih edilen bir yöntem olmalı. Böylelikle kombinizin daha az harcadığını göreceksiniz. Ateşleme yapmasını sürekli engellemiş olacaksınız. Çünkü ateşleme sırasında sürekli daha fazlasını çekersiniz. Eğer evden çıkıyorsanız. Pilot ölçekte kombinizi çalıştırmanızı tavsiye ederim uyku modunda çalıştırabilirsiniz. Kombinizin bakımı ve baca temizliğini zamanında ve yetkili servislere yaptırmanızı tavsiye ederim” şeklinde konuştu.

KRİZİ DÖNÜŞTÜRÜN
Dünyadaki ve Türkiye’deki enerji krizi hakkında konuşan Prof. Dr. Aras, “Bu konuda yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelerek biz bu krizi çözebiliriz. Bugün Almanya’nın uygulamış olduğu sistemi biz burada uygulayabiliriz. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten sistemlerin önce yerli üreteceksiniz, sonra bunları yaygınlaştıracaksanız özellikle atıl kapasite duran çatılar ısı fotovoltaik paneller ile karşılayarak mikro bazda çok büyük küresel ısınmaya ve enerji ekonomisine çok büyük katkı sağlayabilirsiniz” dedi.

TERMİK SANTRALE KARŞIYIM
Kömürlü termik santralleri değerlendiren Prof. Dr. Haydar Aras, “Ben termik santrallere sıcak bakmıyorum. Öncelikle ben yenilenebilir enerji kaynaklarının bu ülkenin derdine derman olabileceğini düşünüyorum. Özellikle şunu söylemek istiyorum, termik santrallerin nükleer santrallerin ekosisteme çok ciddi hasarlar var. Bu ekosistemde yaşamı sürdürmek istiyorsak gelecek nesillerimize yaşanabilir bir çevre bırakmak istiyorsak küresel ısınmaya dur diyebilmemiz lazım. Bunun için de özellikle termik santrallerden ve yükler santrallerden uzak durmamız lazım. Batı bunları terk ediyor. Şimdi bazı söylemler var, benim de kulağıma geliyor; ömrü dolan nükleer santralleri kapatıyor. Hayır Almanya’da biz Köhn’e gittiğimizde bakanlık yetkilileriyle de görüştük. Nükleer santralleri tamamen devreden çıkarma Türkiye’de nükleer santral yapılıyor Mersin’de yüzde 51’i Rusların olmak üzere bir nükleer santral inşası hızlı bir şekilde devam ediyor. Şöyle düşün, bu küresel atmosferin altında işte en son Japonya’da fukuşima da bir nükleer kaza oldu. Şimdi bu kazadan bizim etkilenmeme gibi bir lüksümüz var. Az ya da çok bizde etkilendik. Çünkü ekosistemde su döngüsü ile rüzgarla o radyasyon buralara kadar taşınıyor. Bu ekosistemde bu gök kubbe altında yapmış olduğunuz hiçbir şey karşılıksız kalmıyor. Hidroelektrik santrallerde biz 2020 yılında enerji talebimizin yüzde 20’sini karşıladık ama 2021 yılında yağış yeterince olmayınca bunlar oranlar düştü. O zaman biz ne yaptık? Doğalgaz santrallerine çevrim santrallerine yüklendik. Peki biz hidroelektrik santraller kullanmıyor muyuz? Kullanıyoruz inşallah bu sene yarışımız güzel gidiyor. Bu sene inşallah hidroelektrik santrallerde daha fazla oranda elektrik enerjisi üreteceğimizi umuyorum” ifadelerini kullandı. “Kömürlü santrallere yapılacak masraf yenilebilir enerjiye harcansa daha verimli olmaz mı?” sorunu yanıtlayan Prof. Dr. Aras şöyle konuştu: “Bunun için bir sanayileşme modeline ihtiyacınız var önce yan sanayi oluşturacaksınız sonra ana sanayiyi oluşturacaksınız. Ana yüklenicileri belirleyeceksiniz. Yan yüklenicileri belirleyeceksiniz. Bunun için gerekirse destekler vereceksiniz. Ama oraya vermiş olduğunuz destekler ve teşvikler hiçbir zaman boşa gitmeyecektir.”

PAYINI ARTIRMALIYIZ
Paris İklim Anlaşmasını değerlendiren Prof. Dr. Haydar Aras, “Bir başlangıçtır. En azından bazı küresel kuruluşlar gibi raporları yayınlayıp olaya sadece rapor yayınlama boyutuna dikkat çekmekten ziyade tüm ülkeleri buna katılıma zorladığı; bizim ülkemizde aralık ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden bunu geçirdi. Bunu çok olumlu buluyorum, inşallah bu konuda gerekli adımları atacağız. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızın payını artırmak zorundayız. Arkadaşlar rüzgâr, güneş, jeotermal enerji yani bunlar bizim. Hayat kaynağımız biz bunları artırmadığı sürece enerji ile sürekli dışa bağımlı kalacağız” ifadelerini kullandı.

TEKNOLOJİ YETERLİ DEĞİL
Karadeniz’de bulunan doğal gaz çıkarıldığı taktirde Türkiye’ye büyük katkısının olacağını söyleyen Prof. Dr. Aras, “Ama o gazı çıkartmak için gerçekten bizim teknolojimizin olduğunu düşünmüyorum. Onun için organize çıkartabilecek ve kullanıma sunabilecek dünyada 2-3 tane şirket var. Onlarla anlaşmamız lazım; genelde onlar da şu şekilde anlaşıyorlar çıkardıkları gazın yüzde 50’sini kendileri alıyorlar, geriye kalan yüzde 50’sini size veriyorlar” dedi.

YÜZ YILLIK BİR SÜREÇ – SIĞMAZSA ÇIKARABİLİRİZ
Almanya’nın enerji politikasını çok beğendiğini söyleyen Prof. Dr. Aras, “Almanya’da başbakan değişikliği oldu ama enerji politikaları hala aynı hiç sekteye uğramıyor. Aynı doğrultuda bir de enerji politikaları 10 yıllık, 20 yıllık bir süreç içerisinde değil, aslında 100 yıllık bir süreç içerisinde yapılır. Yani 10 yıllık en kısa süreci 100 yıllıktır. Ortadoğu’da ne zaman demokrasiye ihtiyaç olmadığını düşünecekler. Petrol bittikten sonra düşünecekler. Onun için enerji politikaları yüzyıllık” şeklinde konuştu.

ZAM GELEBİLİR
Elektrik ve doğal gaza yeni zamlar gelebileceğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Aras, “Bugün petrolün varil fiyatı 90 dolar civarında. Bugün 1000 metreküp doğalgaz 100 dolar civarında. Bunlar astronomik rakamlar inanılmaz rakamlar artık petrolle doğal gaz arasında bir korelasyon söz etmemizin imkanı kalmadı” dedi. “Türkiye enerji kriziyle karşı karşıya mı?” sorusunu yanıtlayan Aras, “İnşallah değildir inşallah böyle bir şeyle karşılaşmayız ama dünyadaki göstergeler bu aslında. Bu temel olarak Türkiye’nin sorunu değil, dünyada yaşanan bir kriz işte Rusya, Avrupa’nın gaz tedarikinin yüzde 50’sini karşılıyor. Oradaki bir gerilim tüm Avrupa'yı, dolayısıyla bizi de etkiliyor. Tamam, bizim içimizden geçiyor doğalgaz boru hatları ama onun bize bir katma değeri yeterince yok” dedi.

BELEDİYELER BAŞARILI
Yerel yönetimlerin enerji konusunda bilinçli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Haydar Aras, “En sonunda Odunpazarı Belediyesi’nin bir megavatlık santrali Türkmentokat bölgesinde faaliyete geçti. Bu da güzel küresel ısınmaya karşı Odunpazarı Belediyesi’nin açmış olduğu bir savaş. Yani Tepebaşı Belediyesi Remourban projesiyle gerçekten çok büyük farkındalık yarattı. Büyükşehir Belediyesi’nin keza Sarısungur civarında fotovoltaik sistemlerin elektrik kenar su üreten tesisleri var. Yani bunların hepsini alt alta koyduğunuzda çevre açısından belediyeleri başarılı buluyorum. Tüm vatandaşlarımıza alışkanlıklarınızı değiştirin. Hem biz kazanalım hem ülkemiz kazansın diyorum” dedi. EMRE GÜZEL