Dr. Yurtman, damarları apartmandaki su borularına benzeterek, “Su hâlâ akar, kalp hâlâ pompalar. Ama bir gün aniden musluk akmaz ise, kalp krizi böyle gelir” dedi. Daralma yüzde 30-40 seviyelerinde genellikle belirti vermiyor; yüzde 70’e yaklaştığında ise göğüs ağrısı, nefes darlığı veya bacaklarda yorgunluk görülebiliyor. Ayrıca plakların erken çatlaması, sağlıklı görünen bir kişinin aniden kalp krizi geçirmesine yol açabiliyor.
ERKEN TANININ ÖNEMİ
Göğüs ağrısı, kola yayılan ağrı, konuşma ve görmede bozulma, yürürken geçen baldır ağrısı veya dirençli tansiyon gibi işaretlerin damar sorunlarına dikkat çektiğini belirten Dr. Yurtman, yüksek risk gruplarını şöyle sıraladı: “Sigara tiryakileri, yüksek kolesterolü olanlar, kontrolsüz tansiyon ve şeker hastaları, göbek çevresi fazla olanlar ve ‘Ailemde kalp krizi var ama bana bir şey olmaz’ diyenler.”Erken tanının önemini vurgulayan Dr. Yurtman, test ve tetkiklerle damar sağlığının takip edilebileceğini belirtti. Korunmak için ise şu önerilerde bulundu: “Sigarayı bırakın; az içmek yeterli değil. Akdeniz tipi beslenin; zeytinyağı, balık ve sebze kalp dostu üçlüdür. Düzenli egzersiz yapın, haftada en az 3 gün 45 dakika tempolu yürüyüş yeterli. Kilonuzu kontrol edin ve özellikle 40 yaş üstüyseniz düzenli check-up yaptırın.”
Dr. Yurtman, “Damar tıkanıklıkları sessizdir ama sonuçları gürültülüdür” diyerek kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi ciddi hastalıklara karşı erken tanı ve önlemin hayati önem taşıdığını vurguladı.