Cihan Yıldırım’ın izlenimleri
Yol kenarında yapılan CHP Grup Toplantısı’nı izledim. Konforlu siyaseti terk eden CHP’yi gözlemledim. Güzergâhın bir kısmını slogan, şarkılar ve marşlar eşliğinde yürüdüm.
Adalet isteğiyle Ankara’dan İstanbul’a yürünürken tarihi anlara tanıklık ettim. Önümüzdeki günlerde Eskişehir siyasetini hareketlendirecek sohbetlere kulak misafiri oldum.
CHP Tepebaşı Örgütü ile Tepebaşı Belediyesi önünde buluştuk. Sabah 07.00 gibi hareket ettik. İlçe Başkanı Vural Yörük, Deniz Çağlar Fırat, Ali Rıza Menevşe, Mehmet Ali Çelik, İhsan Kaya, Mecit Açıkgöz ve Özdemir Kayhan ile orta sıralarda bi yerde ‘arka beşli’ oluşturduk. Samimi sohbetler yapıldı. Sohbette Erman Gölet ve İlker Özokcu isimleri de geçti. Yol boyu Vural başkana takılanlar oldu. Kızılcahamam’daki termal tesisleri görünce ‘ahh Kızılinler’ dedik. Yaklaşık dört saat sonra Grup Toplantısı’nın yapılacağı bölgeye ulaştık. Altıncı günündeki Adalet Yürüyüşü’ne Grup Toplantısı nedeniyle ara verilmişti. Ankara ve Bolu arasındayız. Çamkoru mevkii… Bölgede “Dikkat! Ava yasak saha yaban hayvanı çıkabilir” tabelası vardı. Bizi Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç karşıladı. Genel Başkan karavanda dinleniyordu. Toplantıya kadar çevreye göz attık. Tepebaşı Belediyesi’nin stantlarında kumanya ve çay dağıtımı yapıldı. Yağmurluk, tişört ve şapka dağıtanlar vardı.
Bir yandan da ‘tarihi’ toplantının hazırlıkları yapılıyordu. CHP bugüne kadar siyasetin ‘çilesini’ pek çekmedi! Bedel ödedi ama çile çekmedi! Konforlu bir siyaset yaptı, rahatını pek bozmadı. Yıllarca ‘iktidar olmak gibi bir derdi yokmuş gibi’ siyaset yaptı. Son yıllarda bunun değiştiğini görüyoruz. Adalet Yürüyüşü’nde de değişimi gözlemleme fırsatım oldu. Yerler çamur ve su birikintisi… Sandalyeler plastik… Su tepedeki pınardan, tuvaletler karavandan… Isınmak için ‘pazarcılar’ gibi ateş yakanlar vardı. Ve soğuk havada günde 20 kilometre yürüyüş. Bu çaba CHP’ye iktidar yolunu açar mı bilmem ama CHP’liler rahatlarını bozmuşlar.
Alana vardığımızda tanıdık bir ses duydum. Özgür Özel’in sesi… Elinde megafon Ali Paşa Şanlı’ya dönmüştü. Utku Çakırözer’in Enis Berberoğlu’dan getirdiği mesajı Levent Gök okudu. Yürüyüş sırasında vefat eden Hasan Tatlı anıldı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu 35 dakikalık bir konuşma yaptı. Saat 15.00 gibi yeniden yola düşüldü. Pankartlarda genelde ‘adalet’ yazıyordu. Üç dört kişinin pınarın üstünde “Güzel günler göreceğiz, güneşli günler” yazısını tuttuklarını gördüm. Alanda ve yürünürken “Hak, hukuk, adalet”, “kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı. Müzikler… En yüksek sesle eşlik edilen parça ‘bekle bizi İstanbul’du. Ara sıra ‘adaletin bu mu dünya’, ‘Gençliğe Hitabe’ de duyuldu. Kimi zamanda hep bir ağızdan ‘uzun ince bir yoldayım’ söylendi.
Eskişehir’den tanıdık çok isim gördüm. CHP’li vekiller tam kadro oradaydı. Gaye Usluer, Utku Çakırözer, Cemal Okan Yüksel… Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve yardımcısı Melih Savaş da ordaydı. CHP Tepebaşı Kadın Kolları Başkanı Gökçe Kurt, Hayır Platformu’ndan Yalçın Mutlu, Günay Ayaz, Hüseyin Öge, Mesut Soykal ile doksanına merdiven dayamış Mehmet Erinç, sendikacı Ebru Sungar yürüyüşe katılanlar arasındaydı. Adalet pankartını elinden hiç düşürmeyen CHP Çukurhisar Mahalle Sorumlusu Tuncay Delli ile de yol boyunca sohbet ettik. Dönüşte Özcan Havayolları’nı tercih ettik! Ahmet Ataç’ın güncel olaylara farklı bakış açısıyla yaptığı yorumlar ve anlattığı fıkralar eve dönüşü keyifli hale getirdi. Tarihi bir olaya tanıklık etmemi sağlayan CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Vural Yörük ve örgütüne teşekkür ediyorum.