×

Bozkırın ortasına turizm müdürlüğü

Eskişehir’de son yıllarda gelişen turizm sektörü sorulan Genel Sekreter Engin Çakmak: Yılmaz Hocam’ın yarattığı bir mucize. Bir şehir nasıl dönüşürün örneğidir Eskişehir. Yaklaşık 70 otel var ama yer yok. Ciddi bir turizm kentiyiz.

Çakmak: Herkesin buna sahip çıkması gerekir. Turizm artarak devam ediyor. Tercih edilen kent merkezlerinde ilk 10’dayız. Hocam bize turizmle ilgili birim açmamız gerektiğini söyledi. Hocam, talimatı verdi. Artık bu noktaya geldik.
 
Çakmak’a gelişen turizm sektörü ve tur otobüslerinin yarattığı sıkıntılar da soruldu. Çakmak, şunları kaydetti: “Turizm, Yılmaz Hocam’ın yarattığı bir mucize. Bir şehir nasıl dönüşürün örneği Eskişehir’dir. Burası ‘Avrupa şehri gibi’ demiyorum Avrupa şehri diyorum. Müzelerini 1,5 milyon kişinin ziyaret ettiği başka bir şehir bilmiyorum. Festivaller şehri olmuşuz. Kültür sanata bakalım, sahneler dolu. Bu sezon 200 bin kişiye sahne sunmuşuz. 28 de turne yapmış arkadaşlar. Yaklaşık 70 otel var ama yer yok. Eskişehir ciddi bir turizm kenti. Herkesin buna sahip çıkması gerekir. Tur otobüsleri için yer ayarlıyoruz. Bademlik civarına otobüsler için yer yaptık. Bu pazar o alanda 100 otobüs vardı. Şarhöyük’e yakın bir yerde de otobüs park alanı yapıyoruz. Artarak devam ediyor. Tercih edilen kent merkezlerinde ilk 10 içine girdik. Hocam bize turizmle ilgili birim açmamız gerektiğini söyledi. Hocam, talimatı verdi. Artık bu noktaya geldik.”
 
Çocuğumuza belki bu kadar özen göstermedik

Çakmak, yapımında büyük emek harcadığı hayvanat bahçesi ile ilgili eleştirilere de yanıt verdi: “Hayvanat bahçesine ‘Havyanlara orada eziyet ediliyor, kafese kapatılıyor, bunlar hayvan haklarına aykırıdır’ demek çok da gerçekçi olmuyor. Yaşadığımız dünyada gerçekçi olmuyor. Benim köpeğim var. Bir hayvan alıp eve kapatmak da belki onun yaşam alanını kısıtlamaktır. Köpeğimi sokağa bırakmam lazım. Dışarıda yaşayamaz. Siz ona, o size alışıyor. Hayvanat bahçesindeki hayvanlar da hayvanat bahçesinde doğmuş hayvanlar. Onları vahşi doğadan getirmiş değiliz.”

Çakmak, şöyle devam etti: “Avrupa Hayvanat Bahçesi Birliği var. Bu da çok yazıldı, hayretler içinde okuyoruz. Evet, oradan ücretsiz hayvan alımı mümkün ama önce üye olmanız lazım. Üye olmanız için de hayvanat bahçesi açmanız lazım. Lisanslı bir şekilde… Bizim A lisansımız var. Başvuruları yaptık, bu bir süreçtir. Bundan sonra o yöntemi izleyeceğiz.”

Çakmak, “Bir koati iki saniyede bir gelen 3,5 voltluk bir elektriğe maruz kaldı. İşin doğrusu izleyemedim. Şöyle bir başlangıcına baktım. Bir şanssızlık. İstenir mi böyle bir şey. Olsun diye hayvanat bahçesi mi açılır? O kadar özeniyoruz ki onlara… İki haftada 102 bin ziyaretçimiz var, 80 bini çocuk. Çocukların birbirlerine seslenişlerini görmeniz lazım. Onu gördün mü, bunu gördün mü, gel şuna da bakalım… Merak ve öğrenme isteği içindeler. Otobüsleri koyacak yer bulamıyoruz” dedi.

Çakmak, “Hollandalı bir danışmanımız var. Şu anda Dubai’de hayvanat bahçesi kuruyor. Aynı zamanda Valencia’daki hayvanat bahçesinin yöneticisi. Ayda bir kere geliyor, bir hafta kalıyor. Her an temas halindeyiz. Çok profesyonel bir ekip var. Yaklaşık 100 kişilik bir ekibimiz var. En ufak olumsuzlukta yüzleri düşüyor” diye konuştu.

Tepkileri değerlendiren Çakmak, “Hayvanseverler gerçekten iyi niyetli organize oluyorlar, uyarı yapıyorlar. Hepsini tek tek okuduk. Kapıya elektirik vereyim de o bürokrat bi çarpılsın diyen arkadaşa teşekkür ediyorum. Hayvanımızın takıldığı elektrikli teli tuttuk. Park Bahçeler Daire Başkanımız eliyle o teli tuttu. Sürekli ölçüm yapılıyor. Bir yerde de bu işi siyasi olarak öne çıkartıp yapılan iyi bir işi lekelemeye çalışıyorlar. Ama bu her defasında ters tepiyor. Merakı biraz daha artırıyor. Elektrikli tel uygulamasını biz icat etmedik. Su engelleri var. Elektrik çiti var. Bazı hayvan suyu geçemiyor. Koati tırmanıyor, kazıyor. Bu nedenle böyle bir tedbir alınıyor. Bu tür olaylardan çıkıp Hocama olumsuz bir puan kazandırmaya çalışıyorlarsa yanılıyorlar. Hocamk gerçekten doğru bir iş yapmış. Bende ‘acaba’ diyordum ama ciddi mesai harcadık. Bu işin doğru olduğunu gördüm. Neredeyse her hayvanın başına bir adam dikeceğiz. O kadar üzerlerine düşüyoruz. Çocuğumuza belki o kadar özen göstermemişizdir” dedi.





Büyükerşen ilk önce kırsal için proje istedi
 
Büyükşehir Belediyesi’nin projeleri hakkında da bilgi veren Çakmak, “Ben göreve başladığımda Yılmaz hocam özellikle iki şey istedi. Bunlardan ilki kırsal alan için proje geliştirmemiz. Eskişehir’in yüzde 90’ı kent merkezinde yaşıyor. Kırsaldan merkeze ciddi göç var. Hocam bunu bir nebze olsun durdurmak, yavaşlatmak için projeler istedi. Bizde bir proje grubu oluşturduk. Ciddi eğitim almış ve üretken bir ekibimiz var. Katma değeri yüksek projelere yöneldik. İpek böcekçiliği çıktı… Zaten Eskişehir’de yıllardır yapılıyormuş, Sarıcakaya’da tesisleri var. Atıl halde… Tezgahlar kırılmış, yakılmış… Bir iki tane bulduk. Kozabirlik de dut ağacı yetiştirmek için arazi arıyormuş. Oturduk, konuştuk. Protokol hazırlandı, Büyükşehir Meclisi’ne sunuldu. Bekliyoruz… İnşallah onlar da bu işin önemini fark edecekler Komisyon’dan Meclis’e gelecek bu işi resmiyete kavuşturacağız. Sarıcakaya, Laçin’de 72 bin fidan diktik. Bunları kasım ayına kadar yetiştireceğiz. İsteyene dağıtacağız. Lavraları Kozabirlik temin edecek. İki kutudan, iki ayda yaklaşık 10 bin lira gelir elde etmek mümkün. Amacımız mamül hale getirilmesini sağlamak. O zaman gelir daha da artacak. Esas hedefimiz annelerimiz. Çünkü bu işi onlar başarır. Emek ve kadın özeni istiyor. Çalıştay da düzenledik. Kasım ayında duyuru yapacağız. Eğitim verilecek. Her şey kayıt altında olacak” diye konuştu.
 
Halk Süt patenti alındı

Çakmak, “Sokak sütü satmak yasak olacak. Burada doğacak ihtiyacı önceden görüp çalışmalara başlamıştık. Sona doğru yaklaşıyoruz. Karar verme aşamasındayız. Üreticiyi, sokak satıcısını ve tüketiciyi kapsayacak bir proje geliştirdik. Halk Süt’ün patentini aldık. Sağlıklı bir süt hem okullara hem halkımıza ulaştırmamız lazım. Üretimi ve hayvan sağlıklaştırmasını da teşvik ediyor. Ciddi bir proje. Bize biraz daha zaman verin” dedi.