Son yıllarda yalnızca tatil beldelerinde değil, büyük şehirlerde de yaygınlaşan bisiklet ve elektrikli ulaşım araçları, karayolunda kullanıldıkları anda belirli yasal düzenlemelere tabi oluyor. Bu nedenle kullanıcıların yalnızca sürüş güvenliğini değil, trafik mevzuatını da dikkate alması gerekiyor. En çok dikkat çeken başlıklardan biri ise alkollü kullanım konusu. Birçok kişi bisikletin ceza kapsamına girmediğini düşünse de mevzuatta durum farklı değerlendiriliyor. Özellikle elektrikli araçlar ve bazı taşıt türlerinde belirlenen promil sınırının aşılması halinde yüksek tutarlı cezalar uygulanabiliyor.
Mevcut düzenlemeye göre hususi otomobil dışında kalan araçları 0,20 promilin üzerinde alkollü şekilde kullanan kişiler için ilk ihlalde 25 bin TL idari para cezası uygulanıyor. Cezanın erken ödenmesi durumunda indirimli tutar devreye giriyor. Beş yıl içinde ihlalin tekrarlanması halinde ceza miktarı katlanarak artıyor. Sadece para cezası da değil. İhlalin tekrarına göre sürücü belgesinin geçici süreyle geri alınması da söz konusu olabiliyor. İlk durumda 6 ay, sonraki ihlallerde ise bu süre yıllara kadar uzayabiliyor. Belgenin yeniden alınabilmesi için ise eğitim, değerlendirme süreçleri ve tüm idari cezaların ödenmiş olması gerekiyor.
Öte yandan motorsuz klasik bisikletlerde uygulamanın detayları zaman zaman tartışma konusu olabiliyor. Çünkü bu araçlar için sürücü belgesi zorunluluğu bulunmuyor. Ancak sahadaki uygulamada denetim yapan ekiplerin değerlendirmesi önem taşıyabiliyor ve bazı durumlarda hukuki süreçler gündeme gelebiliyor. Uzmanlar ise yalnızca ceza riskine değil, güvenlik boyutuna dikkat çekiyor. Alkolün düşük seviyelerde dahi dikkat, refleks ve koordinasyon üzerinde etkili olduğu belirtilirken; özellikle trafikte kullanılan her araçta riskin arttığı vurgulanıyor.
Yetkililer, bisiklet ya da skuter fark etmeksizin tüm sürücülere alkollü şekilde trafiğe çıkmamaları yönünde uyarıda bulunuyor.