Nakit ihtiyacı artan vatandaşlara yönelik bankacılık sektöründe rekabet hız kazandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakması, kredi tarafında yeni kampanyaların önünü açtı. Bankalar, özellikle yeni müşteri kazanımını hedefleyerek faizsiz finansman seçeneklerini öne çıkarmaya başladı. Karar metninde küresel ekonomik gelişmeler ve enerji fiyatlarına dikkat çekilirken, bir sonraki faiz adımının enflasyon verileri ve jeopolitik gelişmelere bağlı olacağı ifade edildi. Bu tablo, bankaların kısa vadeli kredi ürünlerine yönelmesini hızlandırdı.
Faizsiz kampanyalarda öne çıkan detay ise tek bir ürün yerine farklı finansman araçlarının bir araya getirilmesi oldu. İhtiyaç kredisi, taksitli nakit avans ve ek hesap limitlerinin birleşmesiyle toplam tutar 150 bin TL seviyesine kadar çıkabiliyor. Ancak bu fırsatlar genellikle sınırlı vade ve belirli koşullarla sunuluyor. Bankalara bakıldığında farklı üst limitler dikkat çekiyor. İş Bankası, yeni müşterilere 3 ay vadeli 25 bin TL’ye kadar faizsiz nakit avans sunarken, buna ek olarak 30 bin TL’lik ek hesap limiti tanımlıyor. Böylece toplam destek 55 bin TL’ye ulaşıyor.
QNB tarafında ise paket daha geniş. Banka, 60 bin TL ihtiyaç kredisi ile 25 bin TL taksitli nakit avansı bir arada sunarak toplamda 85 bin TL’lik faizsiz finansman sağlıyor.
DenizBank’ın kampanyasında üst limit biraz daha yukarıda. 65 bin TL faizsiz krediye ek olarak 25 bin TL nakit avans imkanıyla toplam tutar 90 bin TL’ye kadar çıkıyor.
En yüksek paketlerden biri ise Albaraka’da görülüyor. Banka, 50 bin TL finansmana ek olarak 100 bin TL’ye kadar kredi kartı harcamasını 6 taksit ve vade farkı olmadan sunarak toplamda 150 bin TL’lik bir limit oluşturuyor.
Ancak uzmanlar bu kampanyalara temkinli yaklaşılması gerektiğini vurguluyor. Çünkü “faizsiz” ifadesi her zaman tamamen masrafsız anlamına gelmeyebiliyor. Dosya ücreti, kart aidatı ya da sigorta gibi ek kalemler toplam maliyeti artırabiliyor. Ayrıca bu tür kampanyalar çoğunlukla yeni müşterilere özel oluyor ve kısa vadelerle sınırlı tutuluyor. Genellikle 1 ila 3 ay arasında değişen geri ödeme süreleri, bütçe planlamasını daha kritik hale getiriyor. Kredi notu da önemli bir kriter olmaya devam ediyor. Faizsiz olsa bile bankalar risk almak istemediği için başvurularda kredi geçmişi belirleyici oluyor. Düşük puanlı kullanıcıların talepleri reddedilebiliyor.
Başvurular ise çoğunlukla mobil bankacılık uygulamaları üzerinden hızlı şekilde yapılabiliyor. Bankalar dijital kanallar üzerinden müşteri kazanımını artırmayı hedefliyor. Öte yandan gecikme durumunda avantajın hızla ortadan kalktığı unutulmamalı. Ödeme aksadığında yüksek gecikme faizi devreye giriyor ve maliyet kısa sürede artabiliyor.