Yeni düzenlemeyle aile sağlığı merkezlerinin kamu sağlık kuruluşu olduğu vurgusu netleştirildi. Hizmet verilen alanlara ilişkin fiziksel standartlar da güncellenirken, merkezlerde ortak kullanılan tüm araç ve gereçlerin doğrudan merkeze ait olduğu hüküm altına alındı. Tıbbi donanım tarafında da kapsam genişletildi. Kullanılan cihaz ve sarf malzemeler daha açık biçimde tanımlanarak asgari ihtiyaç listesi yeniden düzenlendi. Böylece sahadaki uygulama farklılıklarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Personel tarafında dikkat çeken bir diğer değişiklik ise istihdam sürecine yönelik oldu. Özellikle askerlik ya da doğum gibi nedenlerle görevinden ayrılan aile hekimlerine geri dönüşte öncelik hakkı tanındı. Bu hakkın nasıl kullanılacağı da ayrıntılı şekilde açıklanarak uygulamada yaşanan belirsizliklerin giderilmesi amaçlandı. Ayrıca devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında yapılan atamalarda, aile hekimliği uzmanlarının doğrudan birimlere yerleştirilmesine yönelik esaslar da netleştirildi.
Şiddet vakalarına ilişkin düzenleme de yönetmelikte yer aldı. Buna göre, sağlık çalışanına yönelik bir şiddet durumu yaşandığında, ilgili kişinin aile hekimi kaydı öncelikle başka bir aile sağlığı merkezine aktarılacak. Eğer bu mümkün değilse, aynı merkez içinde farklı bir hekim birimine yönlendirme yapılacak.
Eğitim sürecine dair yeni bir zorunluluk da getirildi. Aile hekimliği sistemine dahil olan personelin uyum eğitimlerini göreve başladıktan sonraki üç ay içinde tamamlaması şart koşuldu. Ayrıca bakanlığa ait bilgi sistemlerinin kullanımı ve bu sistemlere geçiş süreci de yönetmelikte açık şekilde tanımlandı.
Fiziki şartlara ilişkin yapılan değişikliklerden biri de oda düzenlemesi oldu. Daha önce dört hekim için öngörülen ek oda şartı, yeni düzenlemeyle beş hekim için bir oda olacak şekilde güncellendi. Kullanılmayan odaların sisteme kazandırılması ve daha verimli değerlendirilmesi de bu değişikliğin gerekçeleri arasında gösterildi.