Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni nasıl buluyorsunuz?
Sokak hayvanlarının bir ay içinde sahiplendirilmesi ve olmazsa uyutulup ‘bertaraf edilmesi’ yöntemi doğru değildir ve toplumda ‘tedirginlik’ yaratmıştır. Bu alelacele ‘uyutmayı’ önceleyen ve çözümü orada gören yıkıcı bir anlayıştır. Sokakta olmayı ‘sahipsizlik’ olarak değerlendirmek de doğru değil. O canları sokakta sahiplenenler de var. Bu yüzden kısırlaştırıp bakımını yaptıklarımızı aldığımız yerlere bırakıyoruz. Yaygın bir kısırlaştırma, sahiplendirme ve toplumu bilinçlendirme yönünde yerel yönetimler kadar ilgili olabilecek tüm kamu, özel kurum ve kuruluşların ortak aklıyla hareket etmeliyiz. Toplumun tüm kesimlerini kapsayan uzlaşmacı yaklaşımlarla sokak hayvanlarının toplum sağlığını tehdit etmesinin önüne geçmeliyiz.
Özellikle ötanazi tabiri büyük tartışmalara neden oldu. Siz konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aynı dünyayı paylaştığımız hayvanlar da insanlar gibi yaşam hakkına sahiptir. Hayvan Hakları Bildirgesi'nde ortaya koyulan değerlere sahip çıkarak, bunları işler hale getirmek için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve eğitsel çalışmalara daha fazla önem verilmesi gerekiyor. Sokak hayvanlarının yaşam haklarının korunması ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi açısından yerel yönetimlere olduğu kadar herkese önemli sorumluluklar düşüyor. Belediyeler, Sivil Toplum Kuruluşları ve hayvansever vatandaşlar çözüm bulma noktasında yıllardır baş başa bırakılmış durumdadır. Tepebaşı Belediyesi olarak sokak hayvanları konusunda uzun zamandır bütçemizin ve olanaklarımızın üzerinde işlere imza atmış olmaktan büyük gurur duymakla birlikte söz konusu taslaktan dolayı endişeliyiz. Hep birlikte sokaktaki canlar için atabileceğimiz çok adım var. Yeter ki konu oldubittiye getirilip bu konuda söz söyleyeceklerin sesine kulak verilmesinin önüne geçilmesin.İllegal ya da denetimsiz evcil hayvan satışı ve üretimi kontrol altına alınmadıkça yapılacak hiçbir çalışma yeterli olmayacaktır. Ayrıca söz konusu tasarının uygulanması için gerekli bütçe, mevcut yasanın uygulanması için gerekli bütçeden çok daha büyüktür. Mevcut yasa bile tam olarak uygulanabilmiş değilken, ilgili bakanlıklar da bu konuda gerekli desteği vermemişlerdir. Bazı bölgelerde kedi ve köpek popülasyonunun azaltılması ya da bitirilmesi biyolojik dengeyi bozup başka kemirgen ve vahşi hayvanların çoğalmasına yol açacaktır. Dünyada bunun birçok örneği mevcuttur.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel,iktidarın "Hayvanlar sokakta. Katledin onları’ dediğini ve CHP’li belediyelerin bunun karşısında olacağını söyledi. OdunpazarıBelediyesi’nin tavrı nasıl olacak?
Tepebaşı'nda, Doğal Yaşam Merkezimiz tarafından sürdürülen çalışmalar ve iş birlikleri sayesinde her yıl binlerce sokak hayvanını tedavi etmekle kalmıyor, yine binlercesini sahiplendiriyor, çocuklarımızın hayvan hakları bilinci kazanması için çeşitli geziler ve eğitim programları düzenliyoruz. Bir hekim olarak hayvanlarımız için de en iyisini yapmaya çalıştığımızı söyleyebilirim. 2009 yılından bu yana 13 bin 121 hayvanımızı sahiplendirdik, 22 bin 170 hayvanımızı kısırlaştırdık. 31 bin 859 öğrencimize ise Sen de Bir Pati Sev ve Can Dostum Projelerimiz ile ulaşarak hayvan sevgisini aşıladık. Sokak hayvanlarının halk sağlığı tehdidi oluşturmaması için elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.
Merkezi hükümet tarafından CHPli belediyelere yeterli destek verilmediğini biliyoruz. Tedavi ve sahiplendirme noktasında çok değerli çalışmalar yapıyorsunuz ancak giderleri belediye bütçesinden karşılıyorsunuz. Merkezi hükümet bu noktada belediyelere nasıl bir katkı sağlayabilir?
Kamu, özel sektör ve vatandaş iş birliği ile sokak hayvanlarının sayısı kontrol altına alınabilir. Konuyla ilgili tüm kurum ve kuruluşların, gönüllülerin görüşleri alınmalı, pilot uygulamalar hayata geçirilmelidir. Öncelikle sokağa bırakılan hayvanlar için sahiplerinin takibi ve caydırıcı cezai işlemlerin yapılması gerekmektedir. Satın almak yerine barınaklardan sahiplendirmelerin teşvik edilmesi, yerel yönetimlere kaynak aktarılması gerekmektedir. Toplumun tüm kesimlerini kapsayan ayrıştırmayan uygulamalar yapılmalıdır.
Yasa bu şekilde onaylanırsa toplumda nasıl bir kırılma yaratır?
Halkımızın vicdanında bu konunun kabul görmeyeceği bir gerçek. Bizim insanımız merhametli, doğaya ve her türlü canlıya karşı duyarlıdır. Söz konusu yasal düzenlemenin toplumsal olarak bulacağı karşılığı kestirmek, son derece güç…