Kütahya’da çini sanatına uzun yıllardır gönül veren Özlem Aşar, bu sanatın yalnızca estetik değil aynı zamanda derin bir anlam dünyası taşıdığını vurguluyor. Aşar, “Çini sanatı adeta Türk musikisi gibidir. Notalarında güller, laleler ve sümbüller vardır” diyerek sanatın ruhunu tanımlıyor.
Hat sanatından ilham
Osmanlı döneminde cami ve medreselerde kullanılan hat sanatından etkilendiğini belirten Aşar, özellikle “vav” ve “elif” harflerini eserlerinde öne çıkarıyor. Bu harfleri lale motifleriyle birleştirerek özgün kompozisyonlar oluşturduğunu ifade ediyor.
“Sevmeden yapılan sanat yaşamaz”
Sanatta sevginin belirleyici olduğuna dikkat çeken Aşar, “İnsan sevdiği işi yaptığında daha başarılı oluyor. Öğrencilerimize de önce bu sanatı sevmelerini öneriyoruz” sözleriyle yaklaşımını ortaya koyuyor. Çini sanatının en heyecanlı anlarından birinin fırın süreci olduğunu belirten Aşar, eserlerin beklenenden daha güzel çıkmasının kendisine büyük mutluluk verdiğini ve mesleğe bağlılığını artırdığını dile getiriyor. Gelecek planları arasında uluslararası alanda yer almak olduğunu söyleyen Aşar, vav, elif ve lale figürlerini çiniyle buluşturarak bu sanatı dünyaya tanıtmayı hedefliyor.