Milyonlarca vatandaşın cuma namazı öncesi takip ettiği hutbe, “Birlikte Rahmet Vardır” başlığıyla duyuruldu.
Muharrem Ayının Manevi İklimine Dikkat Çekildi
Hutbede hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem’in İslam geleneğindeki özel yerine vurgu yapıldı. Bu dönemin ibadet, dua, tefekkür, tövbe ve şükürle değerlendirilmesi gerektiği ifade edilirken, yaklaşan Aşure Günü’nün de manevi anlamına dikkat çekildi. Metinde, Muharrem ayının Allah’ın değer verilmesini emrettiği haram aylardan biri olduğu hatırlatılarak, Peygamber Efendimizin bu aya ilişkin tavsiyelerine yer verildi. Ramazan ayından sonra en faziletli oruçlardan birinin Muharrem ayında tutulan oruçlar olduğu da aktarıldı.
Kerbelâ Mesajı: Tarihten Ders Çıkarma Vurgusu
Bu haftaki hutbenin dikkat çeken bölümlerinden biri Kerbelâ hadisesi oldu. Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt’in yaşadığı acıların yalnızca tarihî bir olay olarak görülmemesi gerektiği belirtilirken; adalet, kardeşlik ve ortak değerler etrafında birleşmenin önemi hatırlatıldı. Hutbede, Kerbelâ’nın ayrılık ve fitnenin toplumlar üzerindeki etkisini gösteren önemli bir tarihî örnek olduğu ifade edildi.
Birlik ve Kardeşlik Çağrısı
Diyanet’in yayımladığı hutbede “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” mesajı öne çıkarıldı. Toplumsal huzurun korunabilmesi için ayrıştırıcı dil ve davranışlardan uzak durulması gerektiği belirtilirken, kardeşlik hukukunun güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Gazze ve Filistin Vurgusu da Yer Aldı
Hutbenin son bölümünde Gazze ve Filistin’de yaşanan insani krizlere de değinildi. İslam coğrafyasında devam eden savaşlar, çatışmalar ve mağduriyetler karşısında dayanışma ve ümmet bilincinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Diyanet, yayımladığı mesajda birlik duygusunun korunmasının hem toplumsal huzur hem de ortak vicdan açısından önemli olduğuna işaret etti.
BİRLİKTE RAHMET VARDIR
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimizin saygı duyulmasını emrettiği dört aydan[1] biri olan, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Hürmete layık”[2] olarak zikrettiği Muharrem ayının manevi iklimi içerisindeyiz. Resûl-i Ekrem (s.a.s), “Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”[3] buyurarak, bu mübarek ayın; ibadet ve taatle, hamd ve şükürle, tövbe ve istiğfarla değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatmıştır.
Aziz Müminler!
Önümüzdeki perşembe Âşûrâ gününü idrak edeceğiz. Birçok peygamberin hayatında önemli gelişmelere sahne olan Âşûrâ günü; ne hazindir ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Cennet gençlerinin efendisi”[4] diyerek övdüğü, torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ile çoğu Ehl-i Beyt’e mensup yetmişi aşkın Müslümanın Kerbelâ’da acımasızca şehit edildiği gündür.
Kıymetli Müslümanlar!
Kerbelâ, müminlere; birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi, ayrılık ve gayrılığa düşmemeyi hatırlatır. Hak ve hakikati ayakta tutmayı, adaletten ve iyilikten ayrılmamayı anlatır. Kerbelâ, aramıza fitne ve fesat tohumu ekmek, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlere karşı feraset ve basiretle davranmamızı tavsiye eder. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır”[5] uyarısına kulak vermemizi; sevinci ve nimeti paylaştığımız gibi hüznü ve meşakkati de paylaşmamızı telkin eder.
Değerli Müminler!
Bugün, inananları; acı ve gözyaşına mahkûm etmek, İslam beldelerinin yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürmek isteyen zalimler, başta Gazze ve Filistin olmak üzere birçok farklı coğrafyada yeni Kerbelâlar yaşanması için her türlü yolu denemektedir. Ümmet-i Muhammed olarak bizler de bir daha aynı hüznü yaşamak ve şer odaklarını sevindirmek istemiyorsak, aramızdaki ihtilafları derinleştirmek yerine ortak paydada buluşmanın yollarını aramalıyız. Zira Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, Kıblemiz birdir. Cenâb-ı Hakk’ın, “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın”[6] emri gereğince birbirimize kenetlenmeli; İslam kardeşliğine zarar verecek her türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmalıyız.
Bu vesileyle, başta Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt-i Mustafa olmak üzere; din, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimizi rahmetle yâd ediyoruz.
Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısı ile bitiriyoruz: “Birbirinize nefret ve düşmanlık beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun…”[7]
[1] Tevbe, 9/36.
[2] Müslim, Sıyâm, 203.
[3] Müslim, Sıyâm, 202.
[4] Tirmizî, Menâkıb, 30.
[5] İbn Hanbel, IV, 278.
[6] Âl-i İmrân, 3/105.
[7] Buhârî, Edeb, 62.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü