Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl 17’ncisi düzenlenen Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu kapanış töreninde konuşan Tepebaşı Belediyesi Başkanı Ahmet Ataç, “Bu sempozyum bizim bayramımızdır. Diliyoruz bu etkinliğin sonsuza kadar sürmesi nasip olur” dedi.
Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl 17’ncisi düzenlenen Uluslararası Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun kapanış töreni Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirildi. Sanatçı sunumları, sergiler, konserler, atölyeler ve çeşitli etkinliklerle geçen sempozyumda, 9 sanatçının kolektif çalışmasıyla Frig mirasının samp-imgesi Yazılıkaya anıtı pişmiş toprakla yeniden yorumlandı. Bugüne kadar 219 sanatçının 243 eser ortaya koyduğu sempozyumun kapanışında konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Sempozyum Danışmanı Bilgihan Uzuner ve sanatçılardan Öznur Kaplan, çalışmaların Eskişehir’e ve sanat alanına önemli katkılar sağladığını ifade etti. Programın sonunda Ataç, sanatçılara ve çalışmalara destek veren asistanlara plaket takdim etti. Kapanış etkinlikleri kapsamında sahneye çıkan Emre Fel ise, Eskişehirlilere müzik dolu bir akşam yaşatarak sempozyuma coşkulu bir final yaptı.
ESERLER GÜÇ KATIYOR
“Bugün bizim için çok anlamlı bir gün çünkü pişmiş toprak artık kanımıza girdi” diyen Tepebaşı Belediye Başkanı Ataç, “Bu sempozyum bizim bayramımızdır diyorum. Diliyoruz ki bu etkinliğin sonsuza kadar sürmesi bize nasip olur. Çünkü o kadar çok eser birikti ki, inşallah bir gün çağdaş sanatlar müzesinde ya da özel bir sergide yer bulmak da nasip olur. Dünyada eşi benzeri yok. Bir tek Etnografya Müzesi’nde çanak çömlek, makyaj malzemesi ve pişmiş toprak eserleri var. Sanatçıların ortaya çıkardığı eserleri mutlaka tek tek inceleyin, görün. Buraya gelirken kendi kendime dedim ki, eğer Frigler bugün yaşasaydı, bu eserleri mutlaka kıskanırlardı. O kadar değerli çalışmalar ortaya çıktı. Aynı şekilde Yüzüncü Yıl Anıtımız ve sağlıkçılar için yaptığımız anıt da aynı derecede kıymetlidir. Yaptığımız her eser bir diğerine güç kattı, ortaya çok daha büyük bir değer çıktı. Anıtı gördüğünüzde fark edeceksiniz; Friglerin her türlü özelliği orada yatıyor. Biliyorsunuz, Frigler zaten çok farklı bir medeniyetti. Bütün medeniyetler doğudan gelirken, Frigler batıdan gelmişti. Bu da onları çok değerli ve farklı kılan özelliklerden biridir” diye konuştu.
KOLEKTİF BİR ÇALIŞMA OLDU
Sempozyum Danışmanı Bilgihan Uzuner, çok yoğun ve değerli anlar içerisinde çok kıymetli eserler ortaya çıkardıklarını aktararak, “Sanat eserinin izleyiciyle kurduğu diyalog çok önemlidir. İzleyiciyle kurulan bu diyalog sayesinde eser çoğalır, yeni anlamlar kazanır. İyi bir iş yapabilirsiniz ama her ortaya çıkan çalışma bir sanat eseri olmayabilir. Umarım bizim eserimiz zamanla değerlenir ve kıymet bulur. Ancak toprak eserler konusunda çok iddialı olduğumuzu özellikle belirtmek isterim. Bu dayanışma ve kolektif çalışmayla ortaya konan işler çok verimli oluyor. Dilerim ki bu zemin Eskişehir’de sonsuza kadar sürsün. Kibele, yani toprak ana için bir anıt eser ortaya koyduk. Anadolu’da bu kültür çok uzun süredir varlığını sürdürüyor. Eskişehir de üretken ve çalışkan bir kent; biz de bu etkileşim içinde kente bir eser kazandırmaya çalıştık” dedi.
UNUTULMAZ DENEYİM
Sempozyum sanatçılarından Öznur Kaplan ise, Tepebaşı Belediyesi’nin düzenlediği sempozyumun sanatçılar ve asistanlar adına keyifli ve verimli vakit geçirmesini sağladığını dile getirerek, “Zamanla yarışarak ortaya çıkarılan çalışmalar sayesinde hem sanatla iç içe olmak hem de birlikte çözüm üretmek oldukça keyifli bir deneyim oldu. Belediye çalışanlarının bizlerle birlikte canla başla çalışması, bu sürece çok büyük katkı sağlamıştır. Eğitim ve sanatın bir arada bulunduğu bu organizasyon, unutulmaz bir deneyim olmuştur” ifadelerini kullandı.