Hutbede 15 Temmuz vurgusu öne çıktı
Hutbede, önümüzdeki hafta anılacak olan 15 Temmuz'un sadece bir darbe girişimi değil, aynı zamanda milletin demokrasiye ve bağımsızlığına sahip çıktığı önemli bir dönüm noktası olduğu ifade edildi. O gece vatandaşların ortak iradesiyle darbe girişiminin engellendiği hatırlatılırken, milli birlik ruhunun korunmasının önemine dikkat çekildi.
"Din hiçbir çıkarın aracı olamaz"
Diyanet'in hutbesinde en güçlü mesajlardan biri, dinin hiçbir kişi, grup ya da örgüt tarafından çıkar amacıyla kullanılmaması gerektiği oldu. İnanç üzerinden insanları yönlendirmeye çalışan yapıların toplum için ciddi risk oluşturduğu belirtilirken, dini kavramların suistimal edilmesinin büyük bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Hutbede, geçmişte yaşanan acı tecrübelerin benzer girişimlere karşı toplumun daha bilinçli hareket etmesini zorunlu kıldığı ifade edildi.
Sahih dini bilgiye dikkat çekildi
Vatandaşlara dini bilgilerini güvenilir kaynaklardan edinmeleri çağrısının yapıldığı hutbede, Kur'an-ı Kerim ve Hz. Muhammed'in sünnetinin doğru kişilerden öğrenilmesinin önemine işaret edildi. Özellikle çocuklar ve gençlerin sağlıklı dini eğitim almasının, benzer istismar girişimlerinin önüne geçilmesinde önemli rol oynayacağı belirtildi.Aile bağlarının güçlendirilmesi, güven duygusunun korunması ve kardeşlik hukukunun yaşatılması gerektiği de hutbenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Rehavet uyarısı yapıldı
Diyanet, toplumu ayrıştırmayı hedefleyen yapıların farklı yöntemlerle varlığını sürdürebileceğine dikkat çekerek vatandaşların her zaman dikkatli, ferasetli ve basiretli davranması gerektiğini ifade etti. Fitne ve ayrılık oluşturabilecek girişimlere karşı ortak değerlerin korunmasının önemine vurgu yapıldı.
Hutbe şehit ve gaziler için edilen dua ile sona erdi
10 Temmuz tarihli Cuma hutbesinin sonunda, vatan, millet ve kutsal değerler uğruna hayatını kaybeden tüm şehitler rahmetle anılırken, gaziler için de dua edildi. Ayrıca Peygamber Efendimizin, dinin kişisel menfaat uğruna kullanılmaması gerektiğini hatırlatan hadis-i şerifine yer verilerek hutbe tamamlandı.
10 Temmuz 2026 Cum Hutbesi Tam Metin
DİN İSTİSMARI
Muhterem Müslümanlar!
Önümüzdeki çarşamba günü takvimler bir kez daha 15 Temmuz’u gösterecek. 15 Temmuz; küresel güçlerin maşası olan FETÖ’nün birliğimize, kardeşliğimize, özgürlük ve hürriyetimize kast ettiği gündür. Aynı zamanda 15 Temmuz, aziz milletimizin; Allah’ın nusret ve inayetiyle hainlerin tuzaklarını başlarına geçirdiği gündür. Kadını erkeği, genci yaşlısı tek yürek olduğumuz gündür. Minarelerden yükselen salâlar eşliğinde vatanımıza, milli ve manevi değerlerimize, istiklal ve istikbalimize sahip çıktığımız gündür.
Aziz Müminler!
“Üzülme! Allah bizimle beraberdir” 1 ayet-i kerimesine gönülden inanan şanlı milletimiz; dünden bugüne devleti, bayrağı ve kutsalları söz konusu olunca, mermilere göğsünü siper etmiş, hayâsızca akınlara geçit vermemiştir. 15 Temmuz günü alçak saldırıyı gerçekleştirenler, hâlâ hainlik planlayanlar, şehitlerimizin kanlarına saygı göstermeyenler bilmelidirler ki, kahraman milletimiz tarih boyunca asla devletsiz kalmamıştır, Allah’ın izniyle kalmayacaktır da. Bizleri tarih sahnesinde üç kıtaya hâkim kıldıran, Malazgirt’le Anadolu’nun kapılarını İslam’a açtıran, İstanbul’un fethiyle çağları değiştiren, Çanakkale ve Milli Mücadele’de devleştiren, 15 Temmuz’da ihanete ‘dur!’ dedirten; Allah’a olan teslimiyetimizdir, göğsümüzdeki imanımızdır, şehadet bilincimizdir. Şu mısralar bu hakikatleri ne de güzel ifade etmektedir:
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Kıymetli Müslümanlar!
FETÖ’yü diğer ihanet şebekelerinden ayıran en belirgin fark, yüce dinimiz İslam’ı ve muazzez değerlerimizi istismar etmesidir. Suret-i haktan görünerek; ‘hoca’, ‘cemaat’, ‘hizmet’ gibi medeniyetimize ait kavramları alçak ihtirasları için kullanmasıdır. Gerçek amacını gizlemesi, gençlerin geleceklerini karartması; menfaatleri uğruna yalanı, ikiyüzlülüğü ve her türlü kötülüğü meşru görmesidir. Zekât, sadaka ve kurban gibi ibadetleri sinsi emellerine ulaşmada aracı kılmasıdır. Yüce Rabbimiz, bu nifak hareketlerini bizlere şöyle tanıtmaktadır: “Onlara ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın’ denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler. Şunu bilin ki onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamak istemezler.” 2
Reklam
Değerli Kardeşlerim!
Vatanımızı bölmek, birlik ve beraberliğimizi zayıflatmak isteyenler, bu isteklerinden vazgeçmiş değillerdir. Şer odakları, dinimizi istismar etmeye, farklı kisve ve yöntemlerle; inancımızı, kardeşliğimizi ve toplumsal bütünlüğümüzü hedef almaya devam edeceklerdir. Fırsat buldukları her alanda nifak tohumları ekmeye, toplumumuzun huzurunu bozmaya çalışacaklardır.
Aziz Müslümanlar!
İstismarcı yapılara geçit vermemek ve bunların tuzaklarına düşmemek için yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesini ehil, güvenilir kişi ve kurumlardan öğrenip hayatımıza aktaralım. Çocuklarımız ve gençlerimizi sahih dini bilgi ile buluşturalım. Özellikle aile hayatımızda ve toplumsal ilişkilerimizde güven ve samimiyeti, dostluk ve kardeşliği daha sağlam hale getirelim. ‘Artık böyle tehlikeler geride kaldı!’ düşüncesiyle rehavete kapılmayalım; Müslümanlar olarak ferasetli ve basiretli davranalım. Fitnenin asla uyumadığını, ihanetin her an fırsat kolladığını, düşmanın her gün yöntem değiştirdiğini unutmayalım.
Bu vesileyle, geçmişten günümüze din, vatan ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize ve ahirete irtihal eden kahraman gazilerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyoruz.
Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “…Dini dünyaya alet eden insan ne kötüdür!... Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan ne kötüdür!...” 3
----------------
1. Tevbe, 9/40.
2. Bakara, 2/11, 12.
3. Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 17.