Esgroup ziyaretlerini bu hafta Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal ile sürdürdü. Esgroup Genel Koordinatörü Ahmet Demir, Anadolu Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mustafa Yıldırım köşe yazarları Ömer Duru, Sadi Seda, Şinasi Kula, Esra Çevik ve spor muhabiri Aytaç Ersoy’u konuk eden Başkan Halil Ünal önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında Kulüpler Birliği Başkanlığı ve projelerinden sıklıkla bahseden Ünal Türk futbolunun kan kaybettiğine vurgu yaptı.
Geçtiğimiz sene Türk futbolunun üzerine kara bir leke olarak düşen şike skandalında Türk futbolunun çok zor günler geçirdiğini belirten Eskişehirspor Kulübü ve aynı zamanda Kulüpler Birliği Başkanı Halil Ünal, “Şike süreci oldukça yorucuydu. O günden sonra insanlar futbola karşı soğudu. Türk futbolunu sevdirmeye çalışıyoruz. Türk futbolunun imajını düzeltmek için çabalıyoruz. Türk futbolu üşüyor. Televizyonlardaki yorumlar abartılar da insanları futboldan soğutuyor.
Kulüpler Birliği Başkanı olmak kolay değil. İlk kez Eskişehir’den başkan çıktı. Bu Eskişehirspor’a da çok iyi bir şekilde yansıyor. Önceden TFF’yi aradığımızda telefonlarımıza dahi çıkmazlardı. İstanbul’a Ankara’ya gitsek bize selam vermezlerdi. Bugünlere kolay gelinmedi. Kulüpler Birliği Başkanlığı’nın Eskişehirspor’a büyük katkısı oluyor ve olacak. Proje hazırlığı içindeyiz. Başkan olduğum için bu çalışmalarda öncelik Eskişehirspor’da olacak.”
TÜRK FUTBOLU İÇİN DEV PROJE
Türk futbolunun gelişmesi için mutlaka bir şeyler yapılması gerektiğini kaydeden Ünal, kulüplerin borç batağından kurtulması için çalışılmasının önemine değindi. Ünal proje hakkında şunları söyledi: “Bu projenin 4 ayağı var. Türkiye Futbol Federasyonu, Kulüpler Birliği, Spor Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı. Alt yapılarda oynayan futbolcuların aileleri bilgilendirilecek. Öncelik bu çocukların eğitimine verilecek. Antrenörler yeniden eğitimden geçecek. Ben tam 9 takım gönderiyorum her hafta deplasmana. Milli Eğitim Bakanlığı’nın biz ve bizim gibi kulüpler için ayrı bir müfredat hazırlaması gerekiyor. Hafta içi maç veriyorlar. Bu gençler okusun mu spor mu yapsın. İkisini yapabilmesi için hafta içine maç verilememesi gerekiyor. Kulüpler Birliği Başkanı olarak gerekli uyarıları yaptım. Bu haftadan sonra hafta içi maç vermeyecekler.
AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİSİ GERİDE KALDI
Ayrıca bana göre her kulübün lisesi olmalı. Bildiğiniz gibi Eskişehirspor’un var. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın da var. Ama bunların liselerinin takıma bir faydası yok. Ama bizim olacak. Ayrıca Akademi Ligleri’nde hafta içi maç uygulamasını kaldıracağız. Akademi Ligleri’ni bölgesel yapacağız. Bakıyorsun Ankaragücü gibi bir takım altyapı takımlarını liglerden çekiyor. Nedeni deplasmanların uzak olması masrafların çok olması. Haklılar. Trabzon’a Rize’ye deplasmanlara gidiyoruz. Öyle olacağına her il kendi bölgesindeki takımlarla oynasın daha mantıklı. Ayrıca futbolda bilimsel çalışma dönemi geldi. Bakıyorsun alt yapında hakikatten yetenekli bir futbolcu var ama ne bünyesi ne de gücü Süper Lig’i kaldıracak kapasitede değil. Bunun nedeni alt yapılarda sağlam eğitim almamaları. Biz eski futbolcularımızı hiçbir zaman yabana atmadık. Onlara sırtımızı dönmedik. Kulüpte onlara da yer vermek istedik. Ancak futbolculuk ayrı, teknik adamlık ayrı bir şey. Örneğin bu saatten sonra bizde forma giymiş bize emeği geçmiş bir futbolcu mu var, bakacağız antrenörlük kapasitesi ne diye. Diyeceğiz ki gel U-13 takımımızı çalıştır. Tamam derse gelir takımı çalıştırır. Hayır ben U-16’yı istiyorum derse güle güle deriz. Ahbap-çavuş ilişkisi geride kaldı. Çünkü her insanın bir kapasitesi vardır. Ayrıca alt yapıda antrenörlük yapan hocaların psikolog gibi olması lazım. Onları bu proje dahilinde yeniden eğiteceğiz.”
(Bize mesaj ve ihbarda bulunmak için, sitenin üst ve alt kısmında bulunan mesaj gönder bölümünü kullanabilirsiniz.
Herhangi bir haber ya da köşeye yorum yapmak için ise haberin altında bulunan mesaj bölümünü doldurmanız yeterli olacaktır)