×

“Süratli bir envanter çalışması yapılmalı”

Yüksek İnşaat Mühendisi ve iki Yapı Denetim Şirketi Sahibi Fesih Bingöl, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi

Yüksek İnşaat Mühendisi ve iki Yapı Denetim Şirketi Sahibi Fesih Bingöl, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesiyle Eskişehir’de Büyükşehir Belediyesi tarafından 8 mahallenin ‘Kentsel Dönüşüm ve Afet Riskli’ kapsamına alındığını söyledi. “Aslında adı halk tarafından ‘Kentsel Dönüşüm’ olarak biliniyor. Ancak Afet Riskli Alanların Dönüştürülmesi kanunu. Bu kanunun tarifi de açık olarak yapılması lazım” diyen Bingöl, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu kavramla ilgili problemi ortadan kaldıramadığını söyledi.
 
Eskişehir de Büyükşehir Belediyesi’nin talebiyle, Bakanlar Kurulunca Tepebaşı İlçesi sınırları içerisinde olan Mustafa Kemal Paşa, İhsaniye, Hacıalibey, Yeni, Işıklar ve Mamure ile Odunpazarı İlçesinde ise Deliklitaş, Kurtuluş Mahallelerinin Afet Riski kapsamına alındığını da kaydeden Bingöl, toplam 565 bin dönüm alanı kapsadığını da vurguladı.
“Teknik olarak baktığımızda ‘Riskli Alan’ ile ‘Riskli Bina’ aynı olmadığını ifade ediyoruz. Fakat burada kanun koyucu riskli alan ilan ederek kentsel dönüşüm yapmak istiyor. Dolayısıyla bu uygulama kanunun ruhuna aykırı” diyen Yüksek İnşaat Mühendisi ve iki Yapı Denetim Şirketi Sahibi Fesih Bingöl şöyle konuştu:
1200 BİNA 14 BİN İNSANI KAPSIYOR
Lokal yerler neresi diye sorarsanız onlarda şunlar: Sivrihisar Caddesinde bugünkü adıyla Safron Otelin bulunduğu noktadan başlayıp Vatan Caddesinin Ziya Paşa ile çakıştığı noktaya kadar. Ziyapaşa Caddesinden gelip Yunus Emre Caddesinden Asarcıklı Caddeye atlıyor. Hamamyolu Caddesi Çarşı Camisinin önü. Eski Tepebaşı Belediyesi. Oradan Bayat Pazarına giriyor. Ardından Atatürk Ortaokulun yanından Muttalıp ve Kırım Caddeleri. Sivrihisar Caddesi ve Işıklar Camisini de kapsayıp Kırım Caddesinde bitiyor. Toplam 1200’e yakın bina ve 14 bin insana hitap etmekte bu proje.
ESKİŞEHİR HALKI MAĞDUR EDİLMEMELİ
Bu mahalle ve bölgelerde ne gibi çalışmaların yapıldığı hakkında Eskişehir kamuoyu yerel yönetimler tarafından bilgilendirilmesi gerektiğini de vurgu yapan Bingöl konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu konuda Eskişehir halkı mağdur edilmemeli. Riskli Alan ve Riskli Yapı tarifleri yeniden yapılmalı. Büyükşehir Belediyesi Planlamayı çok süratli yapması lazım. Yoksa insanlar mağdur olabilir. Halk Riskli Alan nedir bunu bilmiyor. Riskli Alanın tarifi şöyle yapılabilir. Zemin değerleri, depremsellik, sel ve diğer doğal felaketlere açık alan demektir. Ama kanunda bu riskli yapılar da riskli alan içine girer diyor. Bu bence bir tezat. Önce kavram kargaşasından kurtulmamız lazım. Burada yaşayan insanların mağdur edilmemesi için çok süratli bir şekilde bu 8 mahallede yeniden planlama yapması lazım. Yapılacak planlamada yerleşim yerinin nasıl muhafaza edileceği, bu alandaki sağlam binalarının durumu ne olacağı konusunda halk bilgilendirilmeli. Afet Risksli Alan edilen alan içerisinde sağlam binalar ve yeni yapılmakta olan binalar var. Gerçi Büyükşehir bu binaların yapımını durdurdu. Ancak yeni yapılacak planlamada sağlam binaların durumu plan bütünlüğünü bozacaksa yıkılma kararı var. Dolayısıyla binaların sağlam olması da bir şey ifade etmiyor. Çok süratli bir şekilde bir envanter çalışması yapılıp bu çalışmalar Eskişehir kamuoyu hatta televizyon kanallarının canlı olarak verecekleri programda halk bilgilendirilmeli. Yoksa mağduriyet söz konusu olabilir.”
RİSK ANALİZLERİ YAPILMALI
Kentin afet risklerinin azaltılması amacıyla bütüncül planlama yaklaşımının benimsenmesi gerektiği apaçık ortada olduğunu da kaydeden Bingöl son olarak şunları söyledi:
“Bu sayede, kentin riskli bölgelerinde yer alan stratejik önemdeki kullanımların, altyapıların ve ulaşım sistemlerinin deplase edilerek yerleşme bütününde riskin azaltılması mümkün olabilir. Bugün adına kentsel dönüşüm dediğimiz işler ancak bu genel kapsam içerisinde yapılabilirse afet riskinin azaltılması amacına hizmet edebilir. Bunun için tercih edilmesi gereken yöntem şu: Öncelikle kent ve yakın çevresinin risk analizi yapıldıktan sonra kamu ve özel sektör olarak risklerin azaltılmasına yönelik hangi önlemlerin alınabileceği masaya yatırılmalı. Bu noktada, bir kamu hastanesinin yerinin değiştirilmesi veya bir enerji depolama tesisinin güvenlik önlemlerini arttırmaya yönelik bir uygulamanın başlatılması ile afet riskini azaltma amacına yüksek düzeyde hizmet edilmiş olabilir. Ya da bir ana ulaşım güzergahının deplase edilmesi veya alternatifli duruma getirilmesine yönelik bir planlama da afet riskinin doğru yönetilmesi bakımından büyük yararlar sağlayabilir.”