Türkiye Gazetesi’nden Burcu Çetinkaya’ya konuşan Eskişehirspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Eskişehirspor’da sezon başında belirledikleri hedefin ‘Avrupa kupalarına gitmek’ olduğunu belirterek, bunu başardıkları için mutlu olduğunu söyledi
“Şampiyonluk beklentisi”
Hedefe giden Anadolu kulüpleri bazı sıkıntılar yaşıyor. Bursaspor'da hatırlarsanız şampiyonluğun ertesinde de zirveye oynarken çok kötü hakem hatalarıyla geride kalmıştık. Benim vurgulamak istediğim buydu orada. Bir de şampiyonluktan sonra 3’üncülük geldi ama kimse mutlu olmadı. 5’incilik ‘biz bittik’ havasının oluşmasına sebep oldu. Sonra Eskişehirspor'a geldik. Burada da Bursaspor'la olan şampiyonluktan sonra ismimize ‘Şampiyon yap bizi Ertuğrul Sağlam’ diye marşlar yazıldı. Böyle bir hazırlık ve altyapı yokken hemen şampiyonluk beklentisi başladı.
“Ödemeler önemli”
Bir takımın başarısında futbolculara yapılan ödemelerin zamanında olmasının ne kadar öneminin olduğu sorulması üzerine Sağlam, “Oyuncunun kulübüne karşı saygısını kazanabilmek, kulübün oyuncu karşısındaki otoritesini koruyabilmek için oyuncuya emeğini zamanında ödemek önemli ve performansı direk etkilediğini düşünüyorum” dedi.
“Türk antrenörler damga vurdu”
Son 7 sezondur Türk antrenörlerin ligde şampiyon olduğun belirtilmesi üzerine Sağlam, “Bunu benim söylemem çok doğru olmaz, kendimi ön plana çıkarıyorum övüyorum gibi olur. Ama istatistiklere bakıldığında son yıllarda Türk antrenörler damgasını vurmuş durumda lige. Ben yabancı antrenörlere karşı değilim ama insanların da bu gerçeği de görüp yüzleşmeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Şampiyonluk kolay değil”
Bir Anadolu takımı olarak şampiyonluğu düşünmek, hedef koymak hiç kolay değil. O kelimeyi kullanırken altını doldurmak lazım. Eskişehirspor için şu anda düşünemiyorum. Böyle bir hedefle işe başlamak hayal tacirliği gibi bir şeydir. Eskişehirspor olarak böyle bir hedefi ortaya koymak için bazı gereklilikler var. Onları tamamlamak da 2-3 seneyi alır gibi.
100 milyonluk bütçesi, her yerde taraftarı, medya gücü, lobisi olan, çok farklı avantajları kendi lehine kullanabilen camialara karşı şu anda bir Anadolu takımının bu kelimeyi kullanması zor.
“Beklentiler çok büyük”
Ülkede bir Anadolu takımı dediğinizde Trabzon, Bursa ve Eskişehir'i sayabiliyorsunuz. Futbol kültürü olan, taraftarlık bilinci yerleşmiş takımlar bunlar. Eskişehir'de de artılar ve eksiler var, Bursa'da da olduğu gibi. Burası da futbolu çok seviyor, yaşıyorlar. Beklentiler çok büyük. O yüzden çalışmak çok kolay değil.
“Taraftar kupaya endekslendi”
Bu sene başında bir hedef koymuştuk biz. Ve bu hedef Avrupa Kupası'na katılmaktı. Açıkçası şu eleştiriyi yapmak istiyorum. Biz her kupada tur geçişimizde halk ve taraftar da kupaya endekslendi. Bugün ligde geride kalmamızı kimse dert etmiyor. Biz de bundan sonraki kalan maçlarda da genç futbolcularımızı oynatıp onları değerlendirmeye çalışacağız.
“Şampiyonluk beklentisi”
Hedefe giden Anadolu kulüpleri bazı sıkıntılar yaşıyor. Bursaspor'da hatırlarsanız şampiyonluğun ertesinde de zirveye oynarken çok kötü hakem hatalarıyla geride kalmıştık. Benim vurgulamak istediğim buydu orada. Bir de şampiyonluktan sonra 3’üncülük geldi ama kimse mutlu olmadı. 5’incilik ‘biz bittik’ havasının oluşmasına sebep oldu. Sonra Eskişehirspor'a geldik. Burada da Bursaspor'la olan şampiyonluktan sonra ismimize ‘Şampiyon yap bizi Ertuğrul Sağlam’ diye marşlar yazıldı. Böyle bir hazırlık ve altyapı yokken hemen şampiyonluk beklentisi başladı.
“Ödemeler önemli”
Bir takımın başarısında futbolculara yapılan ödemelerin zamanında olmasının ne kadar öneminin olduğu sorulması üzerine Sağlam, “Oyuncunun kulübüne karşı saygısını kazanabilmek, kulübün oyuncu karşısındaki otoritesini koruyabilmek için oyuncuya emeğini zamanında ödemek önemli ve performansı direk etkilediğini düşünüyorum” dedi.
“Türk antrenörler damga vurdu”
Son 7 sezondur Türk antrenörlerin ligde şampiyon olduğun belirtilmesi üzerine Sağlam, “Bunu benim söylemem çok doğru olmaz, kendimi ön plana çıkarıyorum övüyorum gibi olur. Ama istatistiklere bakıldığında son yıllarda Türk antrenörler damgasını vurmuş durumda lige. Ben yabancı antrenörlere karşı değilim ama insanların da bu gerçeği de görüp yüzleşmeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Şampiyonluk kolay değil”
Bir Anadolu takımı olarak şampiyonluğu düşünmek, hedef koymak hiç kolay değil. O kelimeyi kullanırken altını doldurmak lazım. Eskişehirspor için şu anda düşünemiyorum. Böyle bir hedefle işe başlamak hayal tacirliği gibi bir şeydir. Eskişehirspor olarak böyle bir hedefi ortaya koymak için bazı gereklilikler var. Onları tamamlamak da 2-3 seneyi alır gibi.
100 milyonluk bütçesi, her yerde taraftarı, medya gücü, lobisi olan, çok farklı avantajları kendi lehine kullanabilen camialara karşı şu anda bir Anadolu takımının bu kelimeyi kullanması zor.
“Beklentiler çok büyük”
Ülkede bir Anadolu takımı dediğinizde Trabzon, Bursa ve Eskişehir'i sayabiliyorsunuz. Futbol kültürü olan, taraftarlık bilinci yerleşmiş takımlar bunlar. Eskişehir'de de artılar ve eksiler var, Bursa'da da olduğu gibi. Burası da futbolu çok seviyor, yaşıyorlar. Beklentiler çok büyük. O yüzden çalışmak çok kolay değil.
“Taraftar kupaya endekslendi”
Bu sene başında bir hedef koymuştuk biz. Ve bu hedef Avrupa Kupası'na katılmaktı. Açıkçası şu eleştiriyi yapmak istiyorum. Biz her kupada tur geçişimizde halk ve taraftar da kupaya endekslendi. Bugün ligde geride kalmamızı kimse dert etmiyor. Biz de bundan sonraki kalan maçlarda da genç futbolcularımızı oynatıp onları değerlendirmeye çalışacağız.
“Yönetime teşekkür ediyorum”
Eskişehir'de özelikle yeni yönetim geldikten sonra ortaya çıkan bilançolarda ciddi bir borç yükünün olduğu ortaya çıktı. Fakat başkanın ve yönetim kurulunun çok iyi niyetli insanlar olduğunu gördüler ve bunun karşısında da futbolcular biraz daha hoşgörülüler. Yani geciken ödemelerde ortaya çıkan aksaklıklarda, karşıdaki insanın iyi niyetli olduğunu görünce insanlar biraz daha hoşgörülü olabiliyor. Ve sezon başından bugüne kadar kriz olacak duruma getirmediler, Allah'a şükürler olsun. Sezon başında koyduğumuz bir hedef vardı o da Avrupa Kupaları'na katılmaktı. Eskişehirspor Türk futbolunu Avrupa Kupaları'nda temsil edecek ve sezon başında koyduğumuz hedefi de biz yakalamış olacağız. O yüzden, sıkıntılı dönemlerde dahi işine bağlı kalan profesyonellikten vazgeçmeyen oyuncularımıza ve artı tabi büyük sıkıntılara rağmen canını dişe takıp da oyuncuları mağdur etmeme adına uğraşan başkana ve yönetime de teşekkür etmek istiyorum.
“Finali şanssız şekilde kaybettik”
Galatasaray’la oynadığımız final maçı golü atanın kazanacağı bir maçtı. Şanssız bir gol yedik ve kaybettik. Rakibimizi centilmence alkışladık. Türk futbolunun hakarete, öfkeye değil centilmenliğe ihtiyacı var. Oyuncularımla gurur duyuyorum. Taraftarımız maçı kaybettikten sonra bile iki takımı çağırıp alkışladı. Ülkeye örnek oldular. Bir kupa daha olsaydı, onu taraftarımıza armağan etmeyi isterdim.