×

'Evet' çıkarsa ne olacağı belli değil

Anayasa değişikliği teklifini değerlendiren Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen: Bu bir rejim değişikliğidir. Türkiye’nin aklını başına toplaması lazım. Hayır çıkarsa Cumhurbaşkanı, başbakan, Meclis, Anayasa Mahkemesi olacak mı, olacak. Yani rejim belli. Ama ‘evet’ çıkarsa ne olacağı belli değil.

‘Evet’ oylarının çıkması Türkiye’nin karanlığıdır. Tayyip Bey için söylemiyorum. Cumhurbaşkanı kim olursa olsun bu anayasa ile tek adam olacaktır. Bu anayasa değişikliğinin hiçbir sorunu çözeceğini zannetmiyorum aksine daha da içinden çıkılmaz hale getirecek. Daha keyfi bir yönetimi hâkim kılacaktır.
 
Yakın tarihte dışarıya çıkmak durumundayım
ES TV’de Soruyoruz’un konuğu olan Büyükerşen, Murat Taşkın ve Cihan Yıldırım’ın sorularını yanıtladı. Büyükerşen, referandum çalışması yapmadığı yönündeki iddia ve eleştiriler için “Geri planda bazı çalışmalar yapıyorum ama burada söylemek istemiyorum. Bizim parti dışında, vaktiyle memlekete hizmet etmiş olan, sözü sazı geçen, kırsal kesimde, köylerde ilçelerde hala kendini dinleyen insanların olduğu bir takım siyasilerimiz ki güçlü siyasilerdir bunlar onları topladık, onların da her türlü lojistik ihtiyaçlarını karşılayacağımızı söyledik. Yarın akşam Habertürk’e konuk olacağım. Kırsal kesimden çağırdıklarım var, ne söylemeleri gerektiğini anlatıyorum. Ve asıl referanduma daha yakın tarihte dışarıya çıkmak durumundayım. Ben şehir merkezinin yapısını biliyorum. Şehir merkezinde ‘hayır’ çıkacaktır bir kere. Dolayısıyla şehir merkezinden endişemiz yok.
 
Ucube bir anayasa taslağı geldi
Büyükerşen, şöyle devam etti: “Bahçeli referandum meselesini ortaya atıncaya kadar halktan mevcut anayasadan şikâyetçi olup da ‘referandum yapalım, bu anayasayı değiştirelim’ diyen oldu mu? Herhangi bir sivil toplum örgütü… Böyle bir şey yoktu. Ama cumhurbaşkanı mevcut anayasaya aykırı hareketlerine devam etmeyi de sürdürüyordu. Dolayısıyla birden bire Bahçeli’den ışığı alınca Tayyip Bey ‘referanduma gidelim, anayasayı değiştirelim’ dedi. Karşımıza ucube bir anayasa taslağı geldi. Hakikaten ucube… Nereden baksanız söylenecek o kadar çok laf var ki. Örneğin ‘ayağımızdaki yüz yıllık prangadan kurtulacağız’ diyorlar. Yüz yıl geriye gidelim, nereye geldik? Kurtuluş Savaşı ve ardından Cumhuriyet’in kuruluşuna, parlamenter sisteme ve devrimlere. Atatürk inkılaplarına, Atatürk dönemin geldik. Atatürk dönemi mi ayağımızda prangaydı? Hiç de pranga değildi. Harf inkılabı, kıyafet inkılabı… Hukuk devrimleri dediğimiz devrimler yaptık. Hep bu Meclis yaptı. Demek ki pranga değildi. Olaya böyle bakacak olursanız hesaplaşmaları var AKP’nin… Kimle? Cumhuriyet ile hesaplaşması var. Hâlbuki cumhuriyet çok büyük bir erdemdi, bütün dünyaya örnek olan bir erdemdi. Türkiye’nin itibarını yükselten bir erdemdi. O gün bugün anayasada pek çok değişiklik de yapılmış olsa bugüne kadar geldiğimiz batalı olmaya layık bir ülke karakterimiz ne oldu bir anda gitti.”
 
Herkesle kavgaya başladık
Büyükerşen: Yurtta sulh cihanda sulh ilkesiyle bugünlere geldik. Ama ne oldu? Durup dururken Suriye bize saldırdı mı? Saldırmadı. Biz ne yaptık? Suriye’ye saldırdık. Yetmedi ardından bütün Ortadoğu’daki ülkelerle Arabistan ve Katar Emirliği hariç hepsiyle dostluklarımızı bozduk. Herkesle kavgaya başladık. Dış dünyadaki itibarımız ne hale geldi? AB’ye girmek üzereyiz derken İsviçre ile bile kavga ettik. İsviçre dünyadaki tek tarafsız ülke. ABD ile bozuşup Rusya’ya yanaştık. Rusya ile yeniden dost mu olduk belli değil. Anadolu’nun güneyindeki bölgeye bizim karşı olduğumuz gruplar bayrak diktiler. ABD ve Rusya da bayrak dikti. Bizi yalnız bıraktılar… Bu anayasa referandumu bunları düzeltecek mi? Bu anayasa değişikliği borcumuzu mu kapatacak, ilişkilerimizi mi düzeltecek, işsizliği ve terörü mü azaltacak?
 
Evet, keyfi bir yönetimi hâkim kılacak
Büyükerşen ‘rejim mi sistem mi değişiyor’ tartışmasına şu sözlerle katıldı: “Bu bir rejim değişikliğidir. Türkiye’nin aklını başına toplaması lazım. Türkiye’de ‘hayır’ çıkarsa bana göre herkes en azından mevcut anayasanın uymayan olsa dahi eninde sonunda uymak zorunda kalacağı, sayın cumhurbaşkanının o çizgiye çekilmesine zorlayacaktır. Bunun başka çaresi yok. Hayır çıkarsa Cumhurbaşkanı, başbakan, meclis, Anayasa Mahkemesi mi olacak mı, olacak. Yani rejim belli. Ama ‘evet’ çıkarsa ne olacağı belli değil. Bana göre ‘evet’ oylarının çıkması Türkiye’nin karanlığıdır. Tayyip Bey için söylemiyorum. Kim olursa olsun cumhurbaşkanı bu anayasa ile tek adam olacaktır. Getirdikleri anayasa değişikliği Türkiye’nin hiçbir sorununu çözeceğini zannetmiyorum aksine daha da içinden çıkılmaz hale getirecek. Türkiye’ye daha keyfi bir yönetimi hâkim kılacaktır.”
 
Merkez Sağ’cılar gelip fikir soruyor
Büyükerşen, Merkez Sağ Hayır Platformu’nu kendisinin organize ettiği yönündeki bir soruya şöyle cevap verdi: “Zaman zaman bana gelip fikir soruyorlar. Zaman zaman yaptıkları çalışmalar ne merkezde, nasıl gidiyor o konularda bilgi veriyorlar. Bana ben olduğum için değil belediye başkanı olarak bazı yardım yapabilir miyiz yapamaz mıyız onu soruyorlar. Ben genellikle pek yardım yapamıyorum kendilerine. Kendi güçleri, kendi gayretleriyle karşı çıkıyorlar, inanmış insanlar topluluğu. Bu anayasanın Türkiye’ye iyilik getirmeyeceğine inanan insanlar topluluğu. Çeşitli kesimlerden kalabalık bir grup. Ve çok etkili çalışıyorlar.”
 
Eskişehir yüzde 60’ı aşabilir…
Eskişehir ve Türkiye için referandum tahmini sorulan Büyükerşen “Eskişehir’de yüzde 60’lar civarında hayır oyu çıkacağını düşünüyorum. Yüzde 60’ı aşabilir de… Türkiye’de de yüzde 50’nin üzerinde hayır oyu çıkacaktır. Bunun yüzde 60’ları bulması da söz konusu. Böyle olacağını ümit ediyorum. AKP’liler içinde de bu değişikliğe sıcak bakanlar olmadığını düşünüyorum. Aklı, kültürü, vicdanı olan, kendi çocuklarını, torunlarını düşünen vicdan sahibi AKP’lilerin bile belki oy kullanırken hayır oyu vereceklerini düşünüyorum, tahmin ediyorum. Böyle bir kitle de olacaktır” dedi.
 
Başka başka cevaplar vermek mümkün
Cumhurbaşkanlığı için isminin geçtiği hatırlatılan Büyükerşen, “Hiç böyle bir şey aklımda yok. Böyle bir şey de düşünmüyorum. Biliyorsunuz cumhurbaşkanlığı meselesini yaşadık. Ben kendim aday olmadan aday olmam konusu ön plana çıkarıldı. MHP’den de Meral Akşener’in çıkarıldı. Ama ondan sonra olmadı. Neden olmadı sorusu pek çok soruluyor. Geçenlerde yine bu sorular sorulunca basın kesiminde veyahut çeşitli çevrelerde genel başkan seviyesine yakın bir açıklama yapıldığı gazetelere intikal etti. Söylenen de şu; bütün hazırlığımız, kararımız Büyükerşen’di. Eğer aday gösterseydik büyükşehir belediye başkanlığından istifa etmek durumunda kalacaktı. Eğer ikinci turda kazanamaz ise risk halinde o takdirde Eskişehir’i de kaybetmiş olacaktık endişesiyle Ekmeleddin’in adaylığına evet dediklerini belirtmişiler” diye konuştu.

Büyükerşen, “Mantıklı buluyor musunuz” denilmesi üzerine “Ehh onlara göre herhalde mantıklıdır bilmiyorum yani nasıl olurdu Türkiye mi yoksa Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi diye düşünüldüğünde başka başka cevaplar vermek mümkün” dedi. Büyükerşen, “O riski alırdınız Hocam” sözü üzerine de “Artık bilemiyorum, hayırlısı çocuklar. Bunda da bir hayır vardır diyorum. İsmim bazı görevlere, makamlara dört beş kişi arasında geçer. Size de o zamanlar ‘çocuklar heveslenmeyin. Belli olmaz saat 12’ye beş kala hiç beklenmeyen birisinin ismi çıkar orta yere atılır’ demiştim. İşte o gibi durumları bildiğimi için ismim böyle yerlere benim dışımda aday olarak geçtiği zaman ‘benim için, memleket için hangisi hayırlı olacaksa o olsun’ derim. Öyle dua ederim kendimce. Bakın eğer olsaydım bu terör, Suriye meselesi, bu kavgalar, dövüşler… Onların halli için ne kadar başarılı olabilirdim? Her şeyde bir hayır vardır” diyerek cevapladı.