×

“Eskişehirspor’u yukarıya taşımalıyız”

Siyah Kırmızılı takımın 7 yıldır takım kaptanlığını yapan Sezgin Coşkun önemli açıklamalarda bulundu.

Siyah Kırmızılı takımın 7 yıldır takım kaptanlığını yapan Sezgin Coşkun önemli açıklamalarda bulundu. Eskişehirspor’a transfer olduğu sezondan itibaren, yaşadığı anıları anlatan kaptan, Eskişehirspor’un resmi dergisi ile keyifli bir röportaj verdi

“Futbolun içinde büyüdüm”
Futbolla kırsal alanda tanıştığını söyleyen kaptan “Bulunduğumuz yer biraz daha kırsal bir yerdi. Çayır diye tabir edebileceğimiz çok yer vardı. O zamanlar Tekirdağ tarafları çok göç almamıştı, biz ilk gidenlerdendik diyebilirim. Çok boş alan vardı. Sokakta değil çayırda çimende oynuyorduk biz. Kendimi bildim bileli evde maç izlenir. Başta babam futbolu çok sevdiği için çok maç izler. O da çok futbolcu olmak istemiş zamanında ama dedem izin vermemiş. O yüzden bana hep destek oldu. Abim Çerkezköy Belediyespor’da 3. Lig’de profesyonel olarak forma giydi. Haliyle futbolun içinde büyüdüm diyebilirim” dedi.

“Lisede kararımı vermiştim”
Futbolcu olmayı çocukluğundan beri istediğini söyleyen Sezgin, “Çocuk yaşta herkes der ya işte ben doktor olacağım, öğretmen olacağım. Ben de öyle bir şey yoktu, hiçbir şey söylemezdim. Lise hazırlıktayken okulda tekstil bölümü yeni açılmıştı, biz de o bölümde okuyorduk. Öğretmen de sordu ne olmak istiyorsun diye arkadaşlarımın hepsi tekstille ilgili meslekler söylediler, sıra bana gelince futbolcu olacağım dedim. Hatta öğretmenim dalga geçtiğimi zannedip sinirlenmişti. Lisedeyken artık futbolcu olma isteğim tamamen kafamda şekillenmişti.

“Transferimi telefonla öğrendim”
Gaziantep’te gösterdiğim başarı ile herkesin dikkatini çekmiştim. Eskişehir’e gelişimizi de herkes hatırlar, oldukça gösterişli olmuştu. Maliye bakanı Kemal Unakıtan almıştı bizi. Serdar Özbayraktar, Ömer Yalçın ve ben gelmiştik. Hatta transferimiz ben tatildeyken gerçekleşmişti. Telefonuma o akşam baktığımda bir sürü arama vardı.  Serdar Özbayraktar’ı aramıştım ne oluyor diye. O söylemişti transfer olduğumuzu. Eskişehir’e iyi ki gelmişim ama. Hedefler doğrultusunda ilerleyip bir sene sonra Süper Lig’e çıktık.

“Dışarı çıkamıyorduk”
Eskişehir’de Bank Asya’dan itibaren sahiplenme duygusuyla ve şehri mutlu etmek istemenin sorumluluğuyla biz de fazlasıyla istedik. Hatta ilk geldiğimiz sene hiç dışarı çıkmamıştık neredeyse. Çünkü oynadığımız her maç çok önemliydi ve stresi vardı üzerimizde. Sonunda da çıkmamız inanılmaz mutlu etti. Aslında bir de şöyle bir durum var ki şampiyon olduğunuzu ilk anda anlamıyorsunuz. Daha sonraki haftalarda insanların tepkisiyle ne yaptığınızı fark ediyorsunuz. İlk defa Süper Lig’de oynayacak olmanın heyecanı ve stresi de vardı üzerimde. İlk defa televizyondan izlediğim stadyumlarda oynayacak, o futbolcularla mücadele edecektim. Kolay da geçmedi zaten, ligin bitimine çok az kala Konya deplasmanında galip gelerek başardık. O sene hedefimiz ligde kalmaktı, sonrasında da her sene üzerine koyarak devam ettik.


“Kaptanlık beni olgunlaştırdı”
Lige çıktığımız ilk sene Serkan ağabey vardı. O birinci kaptandı, ben ikinci kaptandım. Fakat Serkan ağabey pek forma şansı bulamıyordu. Sahada ben olduğum için de herkes beni kaptan biliyordu. 23 yaşında birinin üzerine şimdi böyle bir sorumluluk verilse çok dikkat etmesini söylerim ona. Çünkü hem futbolcusunuz hem de bir taraftan idareci gibi davranmanız gerekiyor. İlk başlarda çok zorlanmıştım, yaşımı 23 değil 30 hissediyordum. Kaptanlığın bana bunun dışında getirisi özgüven oldu. Hem saha içinde hem saha dışında aldığım sorumluluklar vardı. Kaptanlık sadece bandı takıp hafta sonu maça çıkmak değil. Kaptanlık bütün davranışlarımı değiştirdi, daha çok olgunlaştırdı.

“Genç oyuncular yetenekliler”
Çok yetenekliler, zaten yetenekli olmasalar burada olmazlar ama yeteneklerinin farkına varıp bir yandan da eksik noktalarını geliştirmeleri lazım. Bazı şeylere çabuk ulaştığınız zaman orada bırakıyoruz, yeteneklerimizin yeterli olacağını zannediyoruz. Oysaki futbolda sürekli kendinizi geliştirebilirsiniz, 35 yaşında olsanız da belki çalışarak kendinizi geliştirerek futbol hayatınızı bir sene uzatabilirsiniz. İşlerine daha özen gösterir, işin gerektirdiklerinin farkına varır ve eksik yönlerini bilip ona göre çalışırlarsa genç yaşta forma kapıp uzun yıllar üst liglerde forma giyebilirler.

“Hedefler doğrultusundayız”
İlk başta şunu söylemem gerekir ki; ben burada bir çalışan gibiyim. Yönetimler değişir, teknik ekipler değişir. Bizim bu iyiydi, bu kötüydü deme lüksümüz asla yok. Buraya gelen herkes burası için çalışır, Eskişehirspor’u daha yukarı taşımak için çalışır. Bizim nasıl sahada iyi ve kötü yanlarımız varsa, herkesin vardır. Bunları harmanladığımız ve iyi yönlerimizi ön plana çıkarıp tam bir takım olarak birbirimizi desteklediğimiz zaman da başarı gelecektir. Şuanda çok iyi gidiyoruz, bir sıkıntımız yok ve hedeflerimiz doğrultusunda ilerliyoruz. İnşallah ikinci yarı daha iyisi olacaktır.