×

''Dolar işareti çok rahatsız ediyor''

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan: Anadolu Üniversitesi dendiğinde insanların gözlerinde dolar işareti belirmesinden çok rahatsızım. Ben sosyal faydamızı, eğitimin kalitesini, öğrencilerimizi, sanatsal faaliyetleri, sportif başarıları konuşmak istiyorum ama iş o tarafa gelmiyor.

Prof. Dr. Gündoğan, ES TV’deki Soruyoruz programında Murat Taşkın ve Yazıişleri Müdürümüz Cihan Yıldırım’ın sorularını yanıtladı. Üniversitenin para ile anılmasından rahatsızlık duyduğunu ifade eden Prof. Dr. Gündoğan, şöyle konuştu: “Üniversitenin ciddi anlamda parası yok. Şu anda üniversitemizin bütçesi öğrenciden aldığımız şeyle ancak geçinebiliyoruz. Şu anda ciddi kaynağımız yok. URAYSİM’e ciddi para aktardık. Buraya gelmeden önce maliyeci arkadaşları çağırdım. Önümüzdeki yılın programını yapıyoruz. Baktığımızda ucu ucuna yetecek bir kaynağımız var. Bu kötü bir şey değil. Aslında böyle olması lazım. Bütçe dediğiniz şey sene sonunda bir milyar fazla vermez. Geçmişteki birikim nasıl olmuş? Faiz oranlarının yüksek olması, üniversitenin de kaynağı varmış, bunlar birikmiş birikmiş… Anadolu Üniversitesi dendiğinde insanların gözlerinde dolar işareti belirmesinden çok rahatsızım. Üniversitemizin yaptığı o kadar çok şey var ki… Ben aslında sosyal faydamızı, eğitimin kalitesini, öğrencilerimizi, sanatsal faaliyetleri, sportif başarıları konuşmak istiyorum ama iş o tarafa gelmiyor.”
 
Kendi spor kulübümüze bile sponsor arıyoruz
“Eskişehirspor’a maddi anlamda destek olup olamayacağı” sorulan Prof. Dr. Gündoğan, şunları kaydetti: “Eskişehirspor bu şehrin marka değerlerinden bir tanesidir. Eskişehirspor ile Anadolu Üniversitesi’nin geçmişte derin hukuku var. Eskişehirspor, Akademi kökenli bir takım. Bu yönüyle biz her zaman elimizden geldiği kadar destek verdik, vermeye de devam edeceğiz. Elbette yasal sınırlar çerçevesinde. Neticede biz bir kamu kurumuyuz, devlet üniversitesiyiz. Dolayısıyla bu tür tartışmalarda üniversitemizin isminin sürekli geçmesine üzülüyorum. Stada isim sponsoru olmamız isteniyor ama zaten stadı AÜ yaptı. Biz stada ismimizin verilmemesi isteyerek sponsor olduk. Stadın ismi Anadolu Üniversitesi olsun diyebilirdik. Bunu demedik… Eskişehirspor kendisi değerlendirsin, gelecekte bunu bir gelir kaynağı olarak kullanabilir dedik. Bu da bir destekti. Eskişehirspor zaman zaman bizim tesislerimizi kullanıyor. Sporcuların muayeneleri, kontrolleri tüm bunlar üniversitemiz tarafından yapılıyor. Bazı şeyleri basında çok anlatmıyoruz ama Eskişehirspor’a esaslı destekler veriyoruz. İstenen nakit desteği… Biz böyle bir destek veremeyiz. Bunu çok açık söylüyorum. Bu konu tartışılırken ismimizin geçmesinden pek hoşlanmıyorum. Sanki biz Eskişehirspor’a hiç destek olmuyormuşuz gibi… Eskişehirspor’a en çok destek olan AÜ’dür. AÜ’de bir spor kulübü var. Anadolu Üniversitesi Gençlik ve Spor Kulübü. 17 branşta 575 sporcumuz var. Biz bu sporcularımıza bir kuruş bile yardım yapamıyoruz. İsmi Anadolu Üniversitesi Gençlik ve Spor Kulübü olan bir kulüpten bahsediyoruz. Biz bunlara sponsor arıyoruz. Bu öğrencileri deplasmana gönderiyoruz bazen yemekhanede kumanya hazırlatıp gönderiyoruz. Hal böyleyken nasıl olur da profesyonel bir kulübe maddi destek nasıl sağlayabiliriz?”
 
Vakıflar, şirketler vardı esnek bir yapı vardı
Prof. Dr. Gündoğan, eski stat arazisiyle ilgili olarak şöyle konuştu: “Eski stat arazisi halen TOKİ’de. TOKİ, arazinin mülkiyetini Ajans’ın göstereceği kuruma aktaracaktı. O dönemde ben çok heyecanlıydım. Bize verilirse elimizden geleni yaparız, hatta ‘AÜ’nün şehir kampüsünü yaparız’ dedim ama ardından şunu da açıkladım. Bu kampüs bilinen kampüsler gibi değil. Duvarsız bir kampüs… Büyük binalar yok, meydan olacak bunun yanında küçük yapılar olacak. Bizim sergi, konser gibi bazı etkinliklerimizi halkla buluşturacağımız alanlar gibi… İnsanlar o dönemde kampüs lafını duyunca, rant falan gibi şeyler söylendi çok üzüldüm. Bu şehirde rant peşinde koşmayacak tek kurum varsa o da AÜ’dür. Ne rantı peşinde koşalım? Halkımıza daha rahat ulaşmak adına böyle bir şey düşünmüştük. İnsanlar kampüslere gelme noktasında çekingenlik gösteriyorlar. Tüm etkinlikler halkımıza açık. Onlar gelmiyorsa biz gidelim. Biz orada sen ben bizim oğlan sergilere açıp kapatıyoruz. Halkımız da görsün. Rant kelimesi bizi rahatsız etti. O zaman böyle bir faaliyetin içinde olmayız demiştim. Bize görev verilirse, önümüzde açılırsa yasal olarak… Harcama yapma konusunda elimiz çok rahat değil. Kampüse bile kafamıza göre bina yapamıyoruz. Önceden vakıflar vardı, o vakıfların şirketleri vardı. Esnek bir yapı vardı. Üniversitenin temsil ödeneği bile yok. Yurtdışından bir rektör hafta sonu ziyarete gelirse cebimden dışarıda ağırlıyorum.”
 
Üç yeni bölüm
Gövere başladığımda üç bölümün açılmasını istemiştim. Biri makine mühendisliği bölümü. Bu yıl ilk defa öğrenci aldık. İkincisi psikoloji bölümü. Bu alanda doktoralı eleman bulmak biraz zor. Arayış içindeyiz. Önümüzdeki yıl öğrenci almayı planlıyoruz. Üçüncü bölüm Türk Müziği bölümü. YÖK’e başvurduk, izin aldık. Bu alanda da yetişmiş eleman çok az. Önümüzdeki yıl öğrenci almayı planlıyoruz.
 
Osmangazi ile birbirimizi tamamlıyoruz
Osmangazi Üniversitesi ile ilişkileri sorulan Prof. Dr. Gündoğan, şöyle konuştu: “Hasan Hoca çok muhterem bir insan. Kendisini insan olarak da hoca olarak da arkadaş olarak da çok severim, beğenirim, takdir ederim. OGÜ’ye hiçbir zaman başka bir üniversite olarak görmedik. İçimizden bir üniversite. Oradaki arkadaşlar, hocalar bizden insanlar. İşbirliğimiz devam ediyor. Hiçbir sıkıntımız yok. Tatlı rekabet elbette belli alanlarda var olmak da durumunda. Biz Osmangazi ile birbirimizi tamamlar pozisyondayız. Bazı bölümleri açarken ya da ağırlık verirken OGÜ’de olup olmadığına özellikle bakıyoruz. Osmangazi’nin tıp konusunda bir ağırlığı var, çok güzel bir Tıp Fakültesi var. Mühendislik eğitim alanında da çok başarılı. Biz daha çok sosyal bilimler, sanatla ilgili birimlerimiz var. Bu anlamda birbirimizi tamamlıyoruz diye düşünüyorum. Öğretim üyesi alışverişi devam ediyor. Rekabet olmalı ama bizimki yıkıcı bir rekabet değil. Mavi Hastane kapanınca tüm aletleri OGÜ’ye devrettim. Hidroterapi merkezi yapılmak üzere kamulaştırılan bir takım yerler var Çarşı Cami’nin yanında. Hiçbir istek olmadan bunları OGÜ’ye devrettik. Bunlar gelir getiren yerler… Hiç devretmesen AÜ’ye kira geliri yılda bir milyon gelirdi. Hiçbir üniversite yapmaz bunu. Biz o gözle bakmadık. Ayrılırken bir şekilde unutulmuş herhalde.”
 
Anadolu Üniversitesi’nin yeni kampüsü Sazova’da olacak
Türk Dünyası Vakfı’nca Sazova’ya yapılan Bilim Kültür ve Sanat Merkezi’nin AÜ’ye devredilmesini değerlendiren Prof. Dr. Gündoğan: Orasını AÜ Sazova Kampüsü gibi görüyoruz. Bizim için çok güzel bir fırsat oldu. Bu merkezde üniversiteyi halkla buluşturacağız. AÜ’de ne varsa numuneleri sergileyeceğiz.
Prof. Dr. Gündoğan, konuyla ilgili olarak şunları kaydetti: “Bu tasarruf için Bakanımız Nabi Avcı’ya teşekkür ederim. Bir iki ay sonra protokolle üniversitemize devredilecek. Biz orasını AÜ Sazova Kampüsü gibi görüyoruz. Bizim için çok güzel bir fırsat oldu. Bu merkezde üniversiteyi halkla buluşturacağız. Yüzlerce etkinlik yapıyoruz, hepsi herkese açık ama halka ulaşamıyoruz. Güzel Sanatlar Fakültesi’nin bazı birimlerini burada kurabiliriz. Çalgı yapım bölümümüz var. Çok güzel keman yapılıyor. Orada keman nasıl yapılır gösterebiliriz. Matematik Noktası var. Müze gibi… Mehmet Üreyen hocamızın güzel bir koleksiyonu. Bunu oraya taşıyalım. Halk görsün… Maket uçak yapım kursu için atölye kurabiliriz. Mikroskoplarımız var. Halk gelsin, izlesin. Çocuk Üniversitemizi taşımak istiyoruz. Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma merkezimiz var, onu taşımak istiyoruz. Uluslararası öğrenciler için merkez kurabiliriz. Ülkelerinin kültürlerini tanıtsınlar. Borabey’deki kampüsümüze teleskop kurduk. Açılışını nisan mayıs gibi yapacağız. Onun görüntülerini anında buraya aktaracağız. Cam atölyesi de kuracağız. AÜ’de ne varsa numuneleri sergileyeceğiz.”
 
URAYSİM’in 2020’de bitmesini planlıyoruz
Alpu’ya yapılan URAYSİM yatırımı hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Gündoğan, “URAYSİM 2011’den beri konuşuyoruz. URAYSİM, Ulusal Raylı Sistemler Test Merkezi. Alpu’da 700 dönümlük bir alanda kampüsümüz kuruluyor. 14 Temmuz’da temeli atıldı, Nabi Hocamıza teşekkür ederim. Emine Nur Günay Hocamızı da teşekkür ederim. Bir buçuk yıla kadar kampüs tamamlanacak. Bir kaç aya kadar test yolları ihalesine çıkacağız. Üç luptan oluşacak. Şehir içi ulaşım yapan demiryolu araçları, konvansiyonel ve hızlı trenler test edilecek. Toplam 21 test tezgâhı için ihaleye çıkacağız. URAYSİM ile sadece Alpu’ya test merkezi kurmadık aynı zamanda ülkemizi de bir Ar-Ge merkezi kurduk. Raylı sistemler konusunda ilk kez bir Ar-Ge merkezi kurulmuş olacak. Türkiye’ye, Eskişehir’e ciddi katkıları olacak. Halen bu tür testler yurt dışında yapılıyor. Vakit ve para kaybına yol açıyor. Araçların çoğunu Çek Cumhuriyeti’ne gönderiyoruz. Türkiye’de ilk kez yapılıyor. Bunu yaparken bu alandaki tüm aktörlerin görüşlerini alıyoruz. TÜLOMSAŞ’ın Eskişehir’de bulunması büyük şans. Genel Müdür Hayri Avcı’ya da çok teşekkür ediyorum. Hayri Avcı bize liderlik etti, sürekli destek sağlıyor. Tüm yatırımın 2020’de bitmesini planlıyoruz. İnsan kaynağımızı da oluşturmaya çalışıyoruz. 20 arkadaşımızı yurt dışına gönderdik. Dönmeye başladılar… Dönenler merkez bitene kadar TÜLOMSAŞ’ta olacak. Raylı sistemler alanını ıskalamışız. Maalesef akademik alında kimse yetişmemiş. Bu konuda gerekli yönlendirmeleri yapıyoruz. En kötü senaryo bu yollar test yolu olacak. Türkiye’nin ilk test yolları olacak. Öte yandan Polanyalı bir firma bizi sürekli arıyor, vagon fabrikası kurmak istiyor. Bundan sonra yatırımlar da ivme kazanacaktır” dedi.
 
Öğrenci kırık pirinci şikâyet etmiş
Geçenlerde bir öğrenci pilavdaki pirincin kırık olmasını BİMER’e şikâyet etmiş. Bizim gıda konusunda ciddi bir hassasiyetimiz var. Beslenmeye çok önem veriyoruz. Bir akşam yemek bitmiş. Aşçılar hızla öğrenciye bir şeyler hazırlamış. Öğrenci ‘gelecek insan sayısı belli, ona göre yemek yapsaydınız, bu ne lakaytlık’ diyor. Bizi şikâyet etmiş… Bunları gülerek karşılıyorum. Bunlar birkaç huysuz öğrenci. Annelerinin yemeklerine de bir şey buluyorlardır. Kampüse gece gittiğimde bile insanların sürekli gelip gittiğini görüyorum. Canlı bir kampüs… Bazı konuklar ‘bi şey mi var’ diye soruyor. Öğrenciler yemekten çıktı, kütüphaneye gidiyor… Bu hoş bir şey. Kampüste yedi 24 hareket olması çok hoş. Kütüphane yetmiyor, zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Bundan memnun oluyorum. Kütüphane yetersiz diye şikâyet edilsin, bundan mutlu olurum.
 
Verilirse yaparım, verilmezse yapmam
Görevde üç yılı geride bırakan Prof. Dr. Gündoğan’a yeniden aday olup olmayacağı da soruldu. Prof. Dr. Gündoğan, “AÜ’de 26 yıldır çalışıyorum. Gözümü burada açtım. Allah nasip etti, rektör yardımcısı oldum, rektör oldum. Bir sene sonra da görevim bitecek. Bu tür işleri görev olarak görüyorum. Görevin de verildiğini düşünüyorum. Bana bir görev verilirse yaparım, verilmezse yapmam. Mesleğim rektörlük değil, öğretim üyeliğidir. Biz de tenzili rütbe diye bir şey yok. Dün beni rektör yaptılar, yarın bir başkasını… Buna gücenmem. Belki mutlu da olurum. Eşime, aileme zaman ayırırım. Görev verilirse ‘kabul etmiyorum’ da demem. Bu o zaman sorumluluktan kaçmak olur. Heyecanım bitmedi, heyecanımın bittiğini hissettiğim anda bu görevi yapmam zaten” diye konuştu.
 
Birkaç ay içinde asaleten atanırlar
15 Temmuz’daki darbe girişimi sonrası YÖK tüm dekanların istifasını talep etti. Ve sunuldu. Bir süre sanıyorum bir hafta on gün kadar tüm dekanlıklar rektöre devredildi. Rektör, tüm fakültelerin dekan vekili oldu. AÜ’de hiçbir dekanımız değişmedi. Bütün dekanlarımız vekâleten tekrar atandılar. Asaleten atanma süreci devam ediyor. Sanıyorum birkaç ay içinde asaleten atanmış olacaklar.
 
65 milyon lira: AÜ’nün yaptığı bir sınavın maliyeti
181: Türkiye’deki üniversite sayısı
109: AÜ’de 109 ülkeden 1200 yabancı öğrenci var
110: Türkiye’de devlet üniversitesi sayısı
325 milyon lira: AÜ’nün Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı’na verdiği para
525 bin: AÜ’nün son yaptığı sınavda görev alan kişi sayısı
10 bin: Üniversitede çalışan personel sayısı
7,9 milyon: 1982’den beri AÖF’ye kayıt yaptıranların sayısı
2,6 milyon: AÖF’den mezun olan kişi sayısı
1 milyon 370 bin: AÖF’nin aktif öğrenci sayısı
89: Üniversitenin bir yılda 89 sınav yapıyor
33 bin: Üniversitede okuyan öğrenci sayısı