alexa

Yılmaz Büyükerşen: Eskişehirliler beni iyi tanır

Videoyu Aç Yılmaz Büyükerşen: Eskişehirliler beni iyi tanır
A
a

ES TV’de konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, “Sevgili hemşerilerim benim hayatımı çok iyi bilirler. Beni çok iyi tanırlar. Beni benden daha iyi tanıyan Eskişehirlilerdir. Ben Eskişehirlilere son derece güveniyorum” dedi.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, ES TV’de yayınlanan Eskişehir’in Nabzı programının konuğu oldu. Yayında ES TV Genel Yayın Yönetmeni Ali Baş, gazetemiz köşe yazarı Arif Anbar’ın sorularını yanıtlayan Büyükerşen, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Yerel seçme kısa bir süre kala seçim çalışmalarını değerlendiren Büyükerşen, “Muazzam bir afiş yarışması gidiyor. Kanun ve nizam tanımayan bir AKP teşkilatının akla hayale gelmeyen yerlerde reklam savaşları veriyorlar. Tabii kanuna, mevzuata aykırı olduğu için bizim partinin hukukçuları ilçe seçim kurulu ve il kurullarına şikayet ediyor ama ne yazık ki bunların bir kısmı alınıyor o da gösteriyor ki yargı da bu konuda büyük bir baskı altında. İnanılmaz şeyler oluyor. Bizim billboardlarımız vardı zaten. Seçim kurulları paylaştırdı. Öyle oluyor ki ilçe seçim kurulları bazen kararlarını veriyorlar indirin diyorlar, indirilmiyor. Ya da bir binayı boydan aşağıya resim ile giydiriyorlar, ilçe seçim kurulu kalkacak diye karar veriyor. Kaldırıp çatıda topluyorlar. Kararı uygulamış oluyorlar ama ertesi gün tekrar aşağıya doğru bırakıyorlar. Lazerlerle bacaların üstüne isimler vurduruyorlar. Hoş şeyler değil bunlar. Eğer bir ülkede seçimlerin arifesinde seçim mevzuatına aykırı olarak kanun hukuk ve nizam dinlenmezse orada daima vatandaşların aklında soru çengeli kalır. Eskişehir’de öyle anlaşılıyor ki AKP biraz sıkıntılı bir durumda. Çok yükleniyor. Her gün bir bakan getirdiler. Sayın Cumhurbaşkanı geldi. Sonra bir maç vesilesiyle ikinci yarıya Cumhurbaşkanı tekrar uçakla atladı geldi. Arkasından Sayın Cumhurbaşkanı’nın oğlu kızı geldiler” ifadelerini kullandı.

YANILTIYORLAR

Büyükerşen, kendisine yöneltilen “Bakanlar geliyor. Cumhurbaşkanı da geldi. Açıklamaları esnasında bazı doğru olmayan şeyler söylediler. Cumhurbaşkanı Şehir Hastanesi’nin yakın zamanda tamamlanacağını ifade etti. Yanlış mı bilgi veriliyor sizce?” sorusunu şu şekilde yanıtladı: “Bu benim 5. seçimim. Her seçim arifesinde propaganda süresinde ya Cumhurbaşkanı ya başbakan veya bakanlar gelirler. Mitingden önce vakitleri varsa parti teşkilatı ve ileri gelenleri ile görüşürler. İşte o karşılama sırasında kendi partilerinden olan milletvekilleri ve parti teşkilatları kendi beceriksizliklerine kılıf bulmak için kendilerine mitingde ne söylenecek veya kapalı salon toplantısında ne söylemeleri gerektiğini onlara gerçek dışı bilgiler olarak aktarırlar. Son gelen bakanlarda da, Sayın Cumhurbaşkanı’nda da gördük. Cumhurbaşkanı bundan evvelki gelişlerinde bir tanesinde Eskişehir’e doğalgazı biz getirdik demişti. Halbuki doğalgaz Eskişehir’e geldiğinde daha AKP kurulmamıştı. Başbakana, Cumhurbaşkanı’na, bakanlarına yanlış bilgi veriyorlar. Tabii Eskişehirliler olayları bildiği için onların söylediklerinin gerçek dışı olduğunu görünce herhalde kafalarında birer soru çengeli takılıp kalıyordur. Ne yazık ki devlet büyüklerine, kendilerine yardım için gelen insanlara yanlış bilgi verdirerek kamuoyu karşısında onlara karşı gülünmesine neden oluyorlar. Liderlerini yanıltıyorlar”

DAMIZLIK MANDA HİBESİ İLE HAYVANCILIĞA BÜYÜK KATKI

Belediye başkanlığının bu döneminde neler yaptığını uzun uzadıya anlatmayı çok istediğini fakat anlatmaya programın süresinin yetmeyeceğini belirten Başkan Büyükerşen, yapılanları maddeler halinde sıraladı. Büyükerşen, “Kırsal kalkınma projeleri kapsamında Mihalgazi ve Sarıcakaya ilçelerindeki vatandaşlara 270 bin domates fidesi ile, 2 milyon beş yüz bin marul fidesi dağıttık. Mayıslar Mahallesi, Dutluca Mahallesi ve Mihalıççık İlçesinde dut fidanı üretim sahaları açtık. 2017 yılında 70 bin, 2018 yılında 90 bin dut ağacı fidanı yetiştirdik. Hepsini ücretsiz dağıttık. Manda yetiştiriciliğini canlandırmak için Alpu İlçesi Bozan Mahallesi’nde tarımsal kalkınma kooperatifine 50 adet damızlık manda hibe ettik. Mandalar doğurmaya başladı bile. Yaz aylarında sayısı 96’ya çıkacak. İlçe içinde sebze ve meyve kurutma tesisi kurduk. Hemşerilerimiz bölgede yetiştirilen meyve ve sebzeleri burada kurutabilecekler. Bir elma yaş iken 3 liraya satılıyorsa kurutulduğu zaman kilogramı bunun 4-5 katı fiyatına satılıyor. Ayrıca bütün bu üretimlerin satılması için şehir merkezinde adliye yanındaki katlı otoparkımızın girişindeki dükkanı üretici markete dönüştürdük. Burada da Eskişehirli üretici ürününü hak ettiği değere satacak Eskişehirli de sağlıklı güvenilir ürün tüketecek” dedi.

SANAT SOKAĞI PROJESİYLE TURİZM HAREKETLENECEK

Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı bünyesinde tohum üretim merkezinin kurulduğunu söyleyen Büyükerşen, “Burada geleneksel tohumları toplayıp üretiyor, çoğaltıyor ve halkımıza dağıtıyoruz. İnönü İlçesinde beton yol uygulamasını denedik ve çok başarılı olduk. Şimdi, Seyitgazi ve Tepebaşı ilçeleri kırsal yollarında 40 kilometrelik bir alanda daha, beton yol çalışmalarımız devam ediyor. İlçelerimize otobüs seferleri başlattık. Kırsalda yolların yanı sıra, bütün ilçelerimizin kanalizasyon ve içme suyu alt yapılarında büyük eksiklikler vardı. Bunların neredeyse hepsini tamamladık. İlçelerimizde kanalizasyon ve içme suyu arıtma tesisleri kurduk. Alt yapı yatırımları pek gözle görülmez ama milyonlarca lira yatırım yaptık. 2018’de Halk Süt Projesi’ne başladık. Çöpten elektrik üretmeye başladık. Estram filosuna 14 adet yeni Skoda marka tramvay aldık. Tramvay ağını bir taraftan şehir hastanesi üzerinden ESTİM, EMKO, Galericiler Sitesine, 75. Yıl ve Sultandere’ye götürüyoruz. Bir taraftan da Kumlubel, Ömerağa, Fatih, Tunalı Mahallelerine götürüyoruz. 2017 yılında Eskişehir Hayvanat Bahçesi’ni açtık. 2014 yılında Eti Sualtı Dünyası’nı açtık. Polimeks Holding ve Büyükşehir’in ortak projesi ile Eskişehir modern müze inşaatı başladı. Kurtuluş Müzesi’ni açtık. Odunpazarı bölgesindeki turizm hareketini daha da arttıracak Sanat Sokağı Projesini başlattık” diye konuştu.

ULUS ANITI İLE TARİH YAŞATILIYOR

Şehrin onlarca bölgesinde yeşil alan çalışmaları yapıldığını vurgulayan Başkan Büyükerşen, “Batıkent Mahallesinde yeni İtfaiye Kompleksi’ni tamamladık ve hizmete soktuk. 2018 yılında toplam bin 500 araç kapasiteli 3 adet katlı otopark yaptık. 2019 yılında hizmete girecek 3 otoparkın da yapım çalışmaları sürüyor. Gençlik Merkezi açtık. Vatandaşlarımıza internet erişimi kolaylığı sağlamak için ücretsiz Wifi alanları kurduk. Eski bakım onarım merkezinin yanı başında bulunan belediye hastanesi olarak planladığımız ancak bakanlıktan kadro alamadığımız binayı Zihinsel Engelliler Gündüz Yaşam Merkezi’ne çevirdik. Eğitimi kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın ayağına götürdüğümüz teknoloji otobüsümüz de hizmete başladı. Her yaş grubundan vatandaşımıza internet ve bilgisayar eğitimi veriyoruz. Osmangazi Spor Kompleksini baştan sona yeniledik. Şirintepe’de bölge halkımızın gönüllerince kullandıkları spor merkezini açtık. Gültepe Mahallesi’nde Büyükşehir Belediyesi Spor Merkezi açtık. Şarhöyük Mahallemiz de atıl durumda bulunan alanı Cumhuriyet Meydanı’na dönüştürdük ve Eskişehir bir meydan daha kazandı. Ulus anıtını açtık. Unutturulmaya çalışılan gerçek şanlı tarihimizi açılışını yaptığımız ulus anıtı ile yeni kuşaklara aktarıyoruz. Porsuk Barajı’nın kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalması gerçeğini hep göz önünde tutuyoruz ve musluklardan içilebilir nitelikte su verilmesi amacıyla tamamen kendi öz kaynaklarımızla 30 metre gövde yüksekliği 300 metre gövde genişliğine sahip ve 10 milyon metre küp su hacmi olan Ilıca Barajı’nı inşa ettik” ifadelerini kullandı.

GÜNDOĞDU 1-2’DE SORUN KALMADI

Vatandaşların Gündoğdu Kentsel Dönüşüm projesi ile ilgili tepkileri hakkında konuşan Büyükerşen, “Bu projeyle uğraşan arkadaşlarımız tabi eski nikah salonu olan belediyenin yanındaki mekan aslında dönüşüm projeleri sergi alanı haline getirilmişti. Orada maketleri de var geliyorlar görüyorlar bilgi alıyorlar ve Gündoğdu-1 ile Gündoğdu-2 deki vatandaşlarımızın büyük bir bölümü, yüzde 75’i diye bana bilgi verildi, projeye olumlu oy veriyor, iyi yaklaşıyorlar. Son derece memnunlar belediyemizin hazırlamış olduğu bu projeden. Proje hazır. Şimdi artık burası müteahhit bulunup da uygulanmasıyla ilgili bir konu. Biz burada doğrudan doğruya yatırımcı değiliz ama buradaki halka müteahhit bulma konusunda da yardımcı olacağız, kolları sıvayacağız, destek olacağız. Yani Gündoğdu 1 ve 2’nin sorunu kalmamıştır” dedi.

YAPACAKLARINA İNANMIYORUM

Gündoğdu 3 Projesi ile ilgili konuşan Büyükerşen, “3’ü de keşke yapabilsek. 3’ü Sayın Burhan Sakallı’nın Odunpazarı Belediye Başkanlığı zamanında kendisine verilmesini istemişti, biz de kendisine verdik. Orada ön sıralar yani çevreyoluna paralel uzanan birkaç sokaktan ibaret kısmı afet riskli alan ilan ettirdi bakanlar kurulu kararıyla. Tabi bizden çıktı, büyükşehir belediyesinden. Afet riskli proje halbuki bizim porsuk sahilleri ve daha ziyade 8 mahalleydi. O konuda da ne oldu biz projeleri İstanbul Teknik Üniversite’sine hazırlattık, bizim afet riskli projeyi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderdik. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 6-7 ay bekletti. Üstüne gittik ne oldu niye yapmıyorsunuz diye. Dediler ki genel müdürlükten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndaki Ankara’daki bürokratları ‘revizyon yapın projede’ dediler. Yeşiller üzerinde oynayın, katlar üzerinde oynayın. Peki dedik hiç itiraz etmeden. Aldık, İstanbul Teknik Üniversitesi ve bizim arkadaşlar revize ettiler ve tekrar gönderdik projeyi. 6 ay yine cevap çıkmadı. Onaylasalar hemen başlayacaktık. Hatta Eskişehirli büyük müteahhitlerde vardı bu işe girişecek. Sonunda canımız sıkıldı niçin olmuyor bu iş diye. Kalktık sayın Özhasaki’ye gittik. Genel müdürleri çağırdı hocamın niye projeleri duruyor falan dedi. Talimat verdi, biran evvel yapın dedi. Sevine sevine döndük Eskişehir’e geldik, aradan 6 ay geçti yine yok hiçbir şey. Gene müracaat dediler ki ‘Bir daha revize edin’. Bir daha revize ettik projeyi, sırf itiraz etmesinler diye. Çünkü revize olarak istedikleri de bize sorarsanız şehircilik bakımından pek makbul ve muaffık sayılmayabilirdi, tartışılabilirdi. Herhalde dedik bunlar şu meşhur süperkent var ya sonradan ben beğendim diye kaldırdılar projeyi. İnşallah yaparlar ben destek veririm yine onlara yapacaklarsa ama inanmıyorum yapacaklarına onu da söyleyeyim” ifadelerini kullandı.

BELEDİYENİN KARARI ORADA GEÇERLİ DEĞİL

Büyükerşen, “Göreve geldiğimizde 99’da şimdiki İş Bankasından Salane Köprüsü’ne kadar olan kısımda bir dönüşüm projesi hazırlamıştık. Davalar açtılar, çarşı esnafı bir araya geldi, dernek kurdular falan geciktirdiler, yapma şansını bize vermediler. Bu sefer doğrudan doğruya dönüşüm projesine uyarak Porsuk üzerinde işi yaparken birde bunu üstlendik, 8 mahalleyi de dahil ettik. İşte orada da yine bir takım arkadaşlar, bir avukat, bir öğretim elemanı arkadaşımız dernek kurdular. Afet riskli bölge mağdurları diye. Ben deprem olursa sorumlusu kimdir diye hesap sorunca hemen onlara, bakanlar kurulu kararıdır afet riskli bölge kararının alınması, Burhan Sakallı’nın Gündoğdu 3’te çevreyoluna bakan kısmında olduğu gibi. Bakanlar Kuruluna dava açtırdılar, bakanlar kurulu kararının iptali için. Fakat mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. İptal kararı vermedi. Hala öyle devam ediyor. Çünkü para kalmadı. Afet riskli bölgedeki mülk sahiplerine kira yardımı yapması lazım bir takım yardımlar yapması lazım, para kalmayınca yapmaktan vazgeçtiler. Gündoğdu 3’e maalesef bir şey yapamıyoruz çünkü sayın Sakallı bakanlar kurulu kararı aldırdığı için o karara biz karışamıyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nin kararı geçerli değil orada” şeklinde konuştu.

RANT PEŞİNDE KOŞUYORLAR

Yeşiltepe Projesi’ndeki son durum ile ilgili bilgi veren Büyükerşen, “Büyükşehir belediyesi Yeşiltepe için iki tane proje hazırladı. Bu iki proje Yeşiltepe’deki sorunların nasıl çözülebileceği için bir sürü genç idealist şehir plancısı arkadaşımızın mimarlarımızın hazırladığı projeler. Sosyal donatı dediğimiz o camiler, kreşler toplumu ilgilendiren bütün tesisler, bunların bir mahallenin ortasında olması lazım ki mahallenin her tarafından oturanlar kolaylıkla oralara ulaşabilsinler. Mevcut Yeşiltepe’de bu sosyal donatıları koymak için yer açmanız lazım bir. Caddeleri, sokakları genişletmemiz lazım iki. Ne yapacaksınız bazı evleri ve arsaları yiyeceksiniz. O zaman ne oluyor arsalar daralıyor binalar yukarıya doğru çıkmak zorunda. Sekiz kattan bahsediyorlar, görüyorsunuz. Şimdi burayı ne yapacaksın enlemesine genişlemeye kalkarsak mümkünatı yok. Mecburen 8 kat çıkacak. Bunlara ait planları muhtara da verdik. Dedik ki otur halkına göster, hangisini beğenirlerse imza topla. Bunu mu kabul ediyorlar bunu mu. Vatandaş çoğunluk olarak biz buna katılıyoruz desin. O zaman kolları sıvayalım yapalım. Aslında buradaki dönüşüm projesinin Büyükşehir’e o kadar büyük maliyeti var ki. Düşünün bir anda nüfus artacak. Onların kanalizasyon, su, telefon ihtiyacı aklınıza gelen bütün altyapı ihtiyaçlarının yeni baştan yapılması lazım. Alt yapıyı müteahhit yapmaz. Altyapıyı kim yapacak? Büyükşehir Belediyesi yapacak. Yani bir açmaz yumak halinde. Bunun müsebbibi de maalesef muhtar ve o halk kahramanı geçinmeye çalışan rant peşinde koşan iki üç tane provokatör mahalleliden ibaret. Halkı kandırıyorlar. Oradaki halk çok temiz çok saf. Aslında o bölge benim akademi başkanlığım ve üniversite rektörlüğüm sırasında üniversiteye aldığım aileler. Bulgaristan göçmenleri, sağdan soldan gelenler. Kucak açmıştık üniversitede onlara, istihdam yaratmıştık. O muhtar hanımefendi halk kahramanı olacak nasıl olacaksa. O kaldığı sürece de buraya çözüm bulmak mümkün değil” dedi.

KÖYLÜ ZENGİNLEŞMEZSE ÜLKE DIŞA BAĞIMLI OLUR

“Kırsal kalkınma projeleriniz ile öne çıkıyorsunuz ancak ‘Eskişehir’in işi bitti mi, hoca neden oraya gidiyor?’ tarzında bir eleştiri de alıyorsunuz. Niye kırsaldasınız?” sorusuna Büyükerşen, “Rahmetli Süleyman Bey’in güzel sözleri vardı. Ağzı olan konuşuyor. Herkesin ağzı var ama bunlar ağızlarını hayra açan insanlar değil. Fazla düşünerek karar veren ve onu söyleyen insanlar değil. AKP hükümeti 17 sene boyunca arımı ve hayvancılığı diğer bir deyişle topluca bir benzetme yapmak gerekirse Türk halkını besleyecek besinleri üretecek potansiyeli küçülttü. Politikasızlıktan. Biz bakıyoruz devletin resmi rakamlarına yüzde 1 şöyle dursun 0,5 ancak destek verebilmiş. O verdiği destekler de yanlış destekler. Yanlış destekler olunca Türkiye’deki tarım topraklarının önemli bir bölümü ekim dışı bırakılmış. Eskişehir gibi iç batı Anadolu’da hakikaten tarım açısında son derece önemli toprakları olan bir yeriz. Eskişehir’de pancarcılık, arpa, buğday, yulaf, bakliyat hububat her türlüsü yetişebilecek verimli topraklara sahibiz. Ama ne oldu pancarda kotalar nedeniyle küçüldük. Köylü eskisi kadar pancarı ekemez oldu. Ve kotalar nedeniyle de eğer hastalık geldiyse pancara veya mevsim kötü gittiyse yeteri kadar kotasını dolduramadıysa bir de ceza ödüyor. Soğana, sebze ürünlerine bakıyorsunuz. Onda da aynı şekilde. Hayvancılığa bakıyorsunuz. Hayvancılık giderek küçülmüş meralar boş. Hatta meraların satıldığına dair haberler geliyor. Eğer bir ülkede köylü zenginleşmezse, köylü para kazanmazsa, köylü toprağı ekip biçmezse, köylü hayvan yetiştirmezse o ülke dışa bağımlı hale gelir” yanıtını verdi.

ADAY OLMAMDAKİ EN ÖNEMLİ ETKEN

“Ben yalnızca Eskişehir’de Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerinden ibaret 800 bin nüfusa yakın bir seçmen bölgesinin ortak ihtiyaçlarını karşılayan bir belediyeyeyken alt ve üstyapıları itibariyle görevlerimin hududu çok genişledi” diyen Büyükerşen, “Doğu’da Ankara il hududu, kuzeye Bolu il hududu, batıda Bilecik il hududu, güneyde Kütahya il hududu, güneyde Afyon il hududu, güneyde Konya il hudutlarına kadar 90 bin civarındaki nüfusu kapsayan 14 ilçe ve 540 köy mahalle benim. Bana bağlılar. Bütün alt yapı üst yapı hizmetlerini ben sağlayacağım kanuna göre. Nedir o hizmetler? Köylerin köylere, köylerin ilçelere, ilçeleri ve köylerin şehirle olan yollarını yapmaktan sorumluyum. Ne kadar yol yapar diye şöyle bir hesapladık. 2 bin kusur km yol yapmam lazım. En küçük köyden en büyük köye kadar kanalizasyon yapmam lazım. İçilebilir kaliteli sular getirmem lazım. Arıtma tesisleri yapmam lazım. İtfaiye sistemini üstlenmem lazım. Mezarlıklarına bakmam lazım. Sosyal donatı gerekiyorsa sosyal donatılarını yapmam lazım. Bitmekte olan, adeta can çekişen tarım ve hayvancılığı yeniden canlandıracak, köyden şehre göçü önleyecek, köyden şehre göçenleri de tekrar köye döndürecek tarım ve hayvancılık projelerini uygulamak da bana ait. Bundan memnunum. İnşallah bu dönem göreve gelirsek son defa olarak hiç olmazsa birkaç köyümüz de model oluşturabilir. Bütün bu sorunları çözen modeller nasıl gerçekleştirilebilir. Benden sonra geleceklere ve Türkiye’ye örnek teşkil var. Nasıl ki Eskişehir’i bir turizm şehri haline getirdik nasıl ki çağdaş batı Avrupa şehirlerine benzetiyorlar ve örnek alınıyorsa pek çok şehir tarafından bu kırsal kalkınma konusunda da bir örnek yaratabilirim diyorum. O yüzden şikayet değil aksine yeniden aday olmamdaki en önemli etkenlerden

TURİZM KENTİ

Bir çiftçi destekleme projesi olan ÇİDEM ile ilgili bilgi veren Büyükerşen, “Bir proje alalım, o büyük projenin içini detaylandırırız ve ÇİDEM merkezi diye bir merkez kuralım dedik. ÇİDEM, çiftçi destekleme sözcüğünün baş harfleri. Çiftçiye hububatla uğraşanlara yerli tohumlar. Park bahçelerde de tohum üretme merkezi, laboratuvarları kurmaya başladık. Yerli tohumları bulacağız. Göz göre göre bizim yerli tohumlarımızı yabancı ülkeler alıp genleriyle oynadılar kısır hale getirdiler. O kısır tohumları politika olarak çiftçilere kazanç sağlayacak ilk ekişte muazzam kazanç sağlıyor ama daha sonra ondan aldığınız tohumu diktiğiniz zaman üremiyor kısır tohumlar. Onlar için ayrı ilaç parası gübreler ödemek lazım. Kaldı ki onu ödemeye razı bile olsa köylü ki olamıyor çünkü kazanmıyor. Mazot fiyatları ne kadar yüksek artık. Çiftçinin her türlü maliyeti arttığı için ekmiyor. Ekilmeyen boş kalan tarlanın değeri düşer. Bazı yerlerde o tarlalar ucuza kapatılmaya başladı. Nereye gidiyor bilmem” diye konuştu. Eskişehir’in turizm kenti olma yönünde son yıllarda yaptığı atılımlar ve Eskişehir’e kazandırılan oteller ile ilgili konuşan Büyükerşen, “Şimdi yüze yakın oteli var Eskişehir’in. Düşünebiliyor musunuz? Ve dolu. Bana İstanbul’dan Ankara’dan gelecek dostlar telefon edip otelde yer ayırtmamı istiyorlar. Eskişehir’de turistik hareket başlayınca önceleri günübirlikti olay. Daha sonra bir gün bir geceye, daha sonra iki gece iki güne derken bütün bir hafta oldu. Hele hafta sonları Eskişehir’deki ünlü oteller dolu. Hatta öyle ki turist ekipleri geliyor. Otel bulamadıkları için, önceden de kendilerine yer ayırtılmamışsa Kütahya’ya gidiyorlar yatmaya. Sabahleyin tekrar otobüsle Eskişehir’e geliyorlar” dedi.

SANATA DÜŞKÜN BİR HALK DOĞDU

Büyükerşen, senfoni orkestrasının gösterilerine, müzelere ve hayvanat bahçesine Eskişehirlilerin gösterdiği ilgili şu şekilde değerlendirdi: “Ben senfoni orkestrası, tiyatro falan hep akademi başkanıyken ve rektörken üniversite yapsın bunları ve üniversite hiç olmazsa bu hizmetleri versin bu şehre. Çünkü bu şehirdeki yerel yöneticilerin böyle bir derdi yoktu. Ben hep üniversite yapacak bunları diye düşünüyordum ama belediye başkanı olduktan sonra baktım ki üniversitede öyle insan gücü yaratan fakülteler kurmuşuz ki diğer şehirlerin üniversitelerin, köklü yüz yıllık ömrü olan üniversiteler dahil, hiç ele alınmamış konular. Devlet konservatuarı, sahne sanatlar, müzik sanatları, güzel sanatlar, engelliler hatta iletişim bilimleri fakültesi diye Türkiye’ye ilk iletişimi Eskişehir Anadolu Üniversitesi getirmiştir. Hakikaten sanata çok düşkün bir halk doğdu. Gençlerle beraber. Üniversite gençleriyle beraber. 7’den 70’e şimdi köylerden otobüsle bizim tiyatrolara geliyorlar. Varoşlarda, şehrin dışındaki uydu kentlerde, mesela Sultandere’de de bir sahne kurduk.”

GERÇEKLERİ ÖRTEMEZSİNİZ

Uzatılan tramvay hattına yeni dönemde devam edileceğinin altını çizen Büyükerşen, Sultandere’ye tramvay müjdesi vererek şunları söyledi: “Tramvayı biliyorsunuz hastaneye götürürken aynı zamanda EMKO ve diğer küçük sanayi sitesinden geçirdik ve Sultandere’ye doğru götürdük. Sultandere’nin tam ortasına kadar götürdük ama ödenek yetmediği için dolandıramadık, İnşallah Allah kısmet ederse bundan sonraki dönemlerde Sultandere’nin heryerinden dolanıp gidecek bir makas ağızı bıraktık.” Büyükerşen, rakiplerinin “Biz yaptık, Hoca PR’ını yaptı” söylemlerinin üzerine şunları söyledi: “Kutlarım onları ne mucizevi değnek varmış ellerinde. El insaf. İnsan yalan söyler ama azcık kabul edilebilir bir şey olur. Keşke yapsalardı. Ne kadar sevinirdim. Ben yenilerini yapardım eğer öyle olduysa. Tabi bütün Eskişehirliler bunları duyuyor gülüyorlar. Yutturmaca, aldatmacayla gerçekleri örtemezsiniz. Şimdi bakın Opera binası, 8 tane tiyatro binamız var, Ankara’da bile yok İstanbul’dan sonra en çok sahnesi olan, ilk tiyatroyu da hatırlıyorsunuz tarihteki, geçmişteki tiyatrolardan vazgeçtim Haller Gençlik Merkezinde Tepebaşı sahnesini kurduk. Sonra her sene sahneler kura kura en son ne yaptık Atatürk Kültür, Sanat ve Kongre Merkezi diye en modern sahneyi en modern sahneleri olan bin 500 kişilik bir salon yaptık, doluyor, tıklım tıklım. Önünde kuyruklar oluyor. Müzeler öyle, galeriler öyle, nereden güzel sanatlardan bir sürü gençler yetişti. Üniversitelerin katkısı çok fazladır. Tiyatro hikayesine gelelim. Tepebaşı ayrı tiyatro kurdu. Odunpazarı ayrı tiyatro kurdu. Burakın Büyükşehir Belediyesindeki 8 sahnede 7 tiyatronun her gece perdelerini açmasını ve önceden bilet bulmanın mümkün olmadığı bir şehrin olmasını. Bunu herkes biliyor”

YALANLA GERÇEĞİ AYIRT EDEBİLİRLER

Büyükerşen, “AK Partililerin termik santralin yapılmaması konusunda samimi olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusunu “Düşünmüyorum. Çünkü o söz kaynak olarak herhalde kendilerinden menkul olsa gerek. Mahkemeler devam ediyor hala, o mahkemeler sonuçlanınca durum ortaya çıkacak. Yoksa seçim arifesinde biz termik santralden vazgeçiyoruz diye bir beyanın geçerliliği söz konusu olamaz. Hükümetçe bize tebligatın yapılması lazım. Biz vazgeçtik demesi lazım. Şu an öyle bir şey yok. Bunun bir küçük zaman ayarlamasıyla seçim arifesinde küçük bir aldatmaca ya da şaka olduğunu düşünüyorum” şeklinde yanıtladı. Konuşmasını Eskişehirlilere mesaj vererek bitiren Büyükerşen, “Sevgili hemşerilerim benim hayatımı çok iyi bilirler. Beni çok iyi tanırlar. Beni benden daha iyi tanıyan Eskişehirlilerdir. Ben Eskişehirlilere son derece güveniyorum. Eskişehirliler son derece kültürlü, doğruyla eğriyi, yalanla gerçeği çok iyi ayırt edebilecek hemşerilerimdir. Siyasete atıldığım günden beri, ondan öncede tabi rektörlüğüm ve akademi başkanlığım dönemlerinde de, benim neleri yapıp neleri yapamayacağımı gayet iyi bilirler. Siyaseti çok iyi özümserler. Değer yargıları çok önemlidir. Ben çok saygı duyarım değer yargılarına. Bu seçimlerde de ne yapacaklarını Eskişehirliler fevkalade iyi bilmektedirler. Son zamanlarda kırsal kesiminde öyle bildiğine inanıyorum. Başta Eskişehir olmak üzere memleketimiz için hayırlı bir seçim geçirmemizi diliyorum. İnşallah bu seçimlerin sonucu Türkiye’deki belki bir genel seçime doğru gidişin başlangıcı olabilir yeniden ve çok daha önemlisi o genel seçimden sonra yeni bir referandum doğar da Türkiye’de Cumhuriyetin kurulduğundan bugüne kadar 2023’te yüzüncü yılını kutlayacağımız demokratik parlamenter hukuk sisteminin yeniden geçerli hale gelecek bir referandumun yapılmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

1000
icon
Başkan Haklı 31 Mart 2019 12:44

Sayın başkanı tvde dinledim ve son sözlerine katılıyorum.Önümüzdeki dönemde genel seçimlerin yapıldığı ve ülkemize hergeçen gün zarar veren başkanlık sisteminden bir an önce kurtulacağımıza inanıyorum.

1 5 Cevap Yaz
Şafak 30 Mart 2019 17:58

Allah malum rantçılara,beton aşıklarına fırsat vermesin.İstanbula acımayan,eskişehire hiç acımaz.Kendileri söylüyorlar"İSTANBULA İHANET ETTİK"diye...

11 20 Cevap Yaz
istanbul 30 Mart 2019 15:35

istanbulu mezarlık haline getirdiler. insanlar nefes alamaz hale geldi. o yüzden eskişehiri ele geçirip burayı da nefes alamaz iğrenç dandik toki binalarıyla doldurmak istiyorlar.

14 29 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat