Yeşiltepe niye günah keçisi?

Videoyu Aç Yeşiltepe niye günah keçisi?
A
a

1999’da geldiğimde Kentpark’ın yapıldığı alanı yeşil alan ilan ettik. Sonra gidip Hoca’ya ‘Bak biz burayı yeşil alan ilan ettik. Burası büyük bir alan 350 dönüm. Burayı park yapalım” dedim. Arkasından Şeker Fabrikası’nın Sosyal Tesisleri’nin alanını yeşil alan ilan ettik. 400 dönüm... İtiraz edilince doğal SİT alanı ilan ettirdim. Bir çırpıda 750 dönüm yeşil alan kazandırdık.

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, ES TV’de Murat Taşkın, Arif Anbar ve Cihan Yıldırım’ın konuğu oldu. Ataç, iki bölümden oluşan programın ilk bölümünde termik santralin zararlarını ve belediyenin temiz çevre için yaptığı hizmetleri aktardı. İkinci bölümde Yeşiltepe’deki imar sorununa ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in ‘iddialarına’ yanıt verdi. Ataç, sözlerine “Keşke Yılmaz Hoca o programı yapmasaydı veyahut Yeşiltepe’ye gitmeseydi. Bazı duyumlar alıyorum çok da üzülüyorum. Orada provokasyonlardan falan bahsetti. Bazı noktalarda benim adımı ifade ediyormuş, söylüyormuş. Benim öyle bir şey yapmayacağımı çok iyi bilmesi lazım ama demek ki zaman zaman ağzından kaçıyor böyle bir şeyler. Ama ben yine öyle bir şey söylemediğine inanıyorum. Bugün buraya gelmemin bir nedeni de o programın bana bir söz hakkı çıkıyor. Çünkü orada bana dolaylı olarak, belediyeme, belediyemizdeki çalışan arkadaşlarımıza bazı üstü kapalı suçlamalar geliyor. Bunlarda çok üzdü beni” diyerek başladı.

İmarı bilen üç kişi varsa biri Erdoğan
Büyükerşen’in ES TV’ye konuk olduğu zaman söylediği sözleri video izleterek hatırlatan Ataç, şöyle konuştu: “Şu sözler çok ağır sözler. O iki imardan sorumlu diye bahsettiği Yılmaz hocamızın şahıslar biri Erkan Uçkan diğeri Erdoğan Aydoğmuş. Erkan Uçkan ile sekiz buçuk yıl beraber çalıştı Hoca. Eğer böyle marifetleri varsa o zaman niye bunları halletmedi? Niye bu çalışmalarını sekiz buçuk yıl devam ettirdi? Ben şunu çok net söyleyeyim. Gerek Erkan Hoca gerek Erdoğan benim gerçekten inandığım ve yıllardır Erkan Hoca 2009’dan beri bizde Erdoğan ise 1999’dan beri beraber çalışıyoruz. Erdoğan imar konusunda Türkiye’de imarı bilen üç kişi varsa biri Erdoğan’dır. Hem bilgisi hem dürüstlüğü hem de bu konuları çok iyi bilmesi açısından çok farklı bir insandır. Erdoğan’ın böyle bir şey yapması mümkün değil. Erkan Hoca’nın böyle bir şey yapması mümkün değil.”

O projelerin dışında proje yok zaten
Ataç, şöyle devam etti: “Erkan Hoca Büyükşehir’de çalışırken biz birçok projeleri birlikte yaptık. Ve bugün Eskişehir’de baktığınızda o projelerin dışında proje yok zaten. Bir tanesi Fabrikalar Bölgesi. 100 hektarlık bir alan ve çok özel bir alan. İki Anemon Otel’in olduğu yer. 280 dönüm buğday tarlasıydı orası. Orada bir kent doğdu. Üçüncüsü Zincirlikuyu Projesi. Orası çok özel bir proje. Şimdi orada daha yeni yeni imar başladı. Şöyle bir uygulama yaptık, Türkiye’de ilk bir uygulamadır. Örneğin 100 dönüm tarlan var. Bunun 55 dönümünü belediyeye bağışlayacaksın, 45 dönümünü imarlı olarak geri alacaksın. Bu 55 dönümün içinde zaten 18 uygulamasından dolayı yüzde 40’ını veriyorsun kalan yüzde 15’te oradaki yapılacak bütün kamulaştırmaları onun içine katıyorsun. Yani yol, hastane, okul yapılırken bir daha kamulaştırma çıkmayacak. Türkiye'de böyle bir uygulama yok. Orası 600 hektarlık bir alan ve 35 bin kişinin yaşayacağı bir alan. Bunlar hep Erkan Hoca’nın Büyükşehir’de bizim tabi orada Büyükşehir Belediye Başkanı olarak yılmaz Hoca’nın da imzası var. Böyle güzel projeler yapıldı. Tepebaşı durup dururken bu hale gelmedi arkadaşlar. Tepebaşı 99’da benim göreve geldiğimde Tepebaşı’nda bir tane spor sahası yoktu. Tepebaşı ihmal edilmiş, geri bırakılmış, köhne bir bölgeydi. Ama bugün Tepebaşı bu projeler sayesinde gerçekten sıçradı. Tepebaşı bugün Türkiye’nin özendiği bir bölge haline geldi. Bu o dönemde Büyükşehir ve Tepebaşı’nın başarılı çalışmalarıyla oldu. Büyükşehir ve Tepebaşı meclislerinin çalışmasıyla oldu.”

Tepebaşı Belediyesi kötü bir iş yapmamıştır
Ataç, şunları da kaydetti: “Ayrıca 99’da ilk geldiğimizde şu an Kentpark’ın olduğu yer hatırlarsınız dönemin başbakanı Süleyman Demirel’in orada bir AVM ve konut için temel atılmıştı. Ruhsatsız bir olay olmuştu. TOKİ alanıydı o zamanda... Tepebaşı’nda o zaman meclis üyeleri Doğruyol’un belediye başkanı vardı meclis üyesi sayısı DSP’nin fazlaydı. Onların açtığı davalarla iptal edildi. 99’da geldiğimde burayı o haliyle kucağımızda bulduk. Ve o alanı yeşil alan ilan ettik. Tepebaşı Meclisi’nde... Sonra gidip Hoca’ya ‘Bak biz burayı yeşil alan ilan ettik. Burası büyük bir alan 350 dönüm. Burayı park yapalım. Burayı istediğin bir şey yap. Ama karşılığında Sıraevler’in olduğu yerin imarını verelim. Onun karşılığında da sana burayı kullanma haklarını versinler. Arkasından Şeker Fabrikası’nın Sosyal Tesisleri’nin alanını yeşil alan ilan ettik. 400 dönüm... Genel Müdürlük itiraz etti, mahkeme iptal etti. Bunun üzerine Kurul’dan doğal SİT alanı ilan ettirdim.  Halen orası doğal SİT’tir. Bir çırpıda 750 dönüm yeşil alan kazandırdık. Böyle yapmasak Şeker fabrikası çoktan özelleşecekti. Bunlar kolay işler değil. Tepebaşı Belediyesi kötü bir iş yapmamıştır.”

Gitsinler ama gitsinler ile bitmiyor ki
Büyükerşen ile karşı karşıya geldiği diğer konuları da anımsatan Ataç, “Baksan’da kentsel dönüşüm olduğunda rezerv alanı olması için Satılmışoğlu’na küçük sanayi istedik. Sorunun Tepebaşı’nda çözülmesini istedim. Benim esnafım niye gitsin? 99’da geldiğimizde mahalle arasında koltukçular vardı, galeriler vardı. Bunların hepsini tamam hocam gitsinler. Gitsinler ama gitsinler ile bitmiyor ki. ESTİM’e gitsinler... Şimdi burada zehir saçıyor da ESTİM’de zehir saçmayacak mı? Burası çok kıymetli bir alan da orası kıymetsiz mi? sonra Tepebaşı deyip geçmeyin. Çukurhisar’da tepebaşı. Çukurhisar’dan ESTİM’e gidebilmek için 60 kilometre gidecek insanlar. Tepebaşı 30 ilden büyük bir ilçe halinde. Ee bir küçük sanayisi olmaz mı arkadaş ya” diye konuştu.

Niye saklandılar? Niye yoklar?
Ataç, Yeşiltepe konusunda AK Partililere şöyle yüklendi: “AKP’li meclis üyeleri Cuma günleri cami önünde açıklama yapıyorlardı. Yeşiltepe’ye kat verilsin diye... Orada propaganda yapıyorlardı. Neredeler? Büyükşehir’de çoğunlukları var. Getirsinler önergelerini versinler, geçirsinler. Niye saklandılar? Niye yoklar ortada?”

CHP’nin meclis üyeleri tarafından da...
Ataç’a sohbet sırasında “Engelleniyor musunuz başkanım“ diye soruldu. Ataç, soruyu “Yüzde 100. Ama zaman zaman CHP’nin meclis üyeleri tarafından da engelleniyoruz bunu açıkça söyleyeyim” diye yanıtladı.
 
Yeşiltepe niye günah keçisi oldu
1989’da Yeşiltepe’deki 3-4 kat rejimi iki kata indiriliyor. Niye? Kamulaştırmaları daha ucuza olsun diye. Orada Yeşiltepe’nin imar hakkından geriye dönüşü var. Hak kaybı var, hak derken biz bunu kast ediyoruz.

99 Depremi’nden sonra Tepebaşı’ndaki 15 mahallede kat indirimi yaptık. Bu mahalleler 2006 veya 2007’de tekrar eski rejimine döndürüldü. Yeşiltepe 89’da iki kata indirildi, depremden sonra 3-4 kata dönmedi?

Biz ilk defa böyle bir şeyle suçlanıyoruz. Çok ağırımıza gitti bizim. Ben hiçbir şeyi oy için yapmadım. Benim adım Ahmet Ataç. Beni bütün Eskişehir bilir. Ama bazılarına biz kendimizi tanıtamamışız demek ki.

Yeşiltepe’nin imar durumuyla ilgili Büyükerşen ile karşı karşıya gelen Ataç, meseleye şöyle bir giriş yaptı: “Niye Yeşiltepe bir günah keçisi oldu? Eskişehir imarındaki sıkıntıları Yeşiltepe üzerinden çözemeyiz. Baktığınızda 1986’da ilk nazım plan ilan ediliyor. 1987 beş binlik... 87, 88 ve 89’da etaplar halinde binlikler oluşuyor. 89’da o zaman sayın hocam rektör. Üniversitenin büyümesiyle ilgili rektör, belediye başkanı Sezai Aksoy ve dönemin muhtarı üçü bir araya geliyorlar. Yeşiltepe’deki 3-4 kat rejimini iki kata indiriyorlar. Niye? Kamulaştırmaları daha ucuza olsun diye. Orada Yeşiltepe’nin imar hakkından geriye dönüşü var. Hak kaybı var, hak derken biz bunu kast ediyoruz. Oradaki kaçak binaların hakkının olmadığı söyleniyor. Böyle bir şey de yok arkadaşlar. Turgut Özal 1983’te ıslah imar planını çıkarıyor. 94’te Yeşiltepe ve civarında 10/C maddesi uygulanıyor. Yani orası artık yasallaşıyor.”

Odunpazarı’nda yok mu?
Ataç, şöyle devam etti: “Beş binlik plana baktığımızda 10 metrenin altında sokak gözükmüyor. Ama binlik planda birkaç sokak var 10 metrenin altında. Bilgeç Caddesi 20 metre, Alınca Caddesi 20 metre, Fatih Bulvarı 30 metre... Şimdi burada Islah İmar planı geçtiği için buradaki mülkiyetler tamamen kamunun eline geçmiştir. Burada bir istimlak yapacağınız zaman sadece enkaz bedele ödersiniz. Bakın burada doğru dürüst bir istimlak yapılmadı. 18 sene geçti. Ve deprem geçti. Niye burada bir önlem alınmadı. Şirintepe de aynı konumda... Niye orası iki kata indirilmedi de Yeşiltepe indirildi? Niye Sütlüce, Esentepe yapılmadı da Yeşiltepe yapıldı? 99 Depremi’nden sonra Tepebaşı’ndaki 15 mahallede kat indirimi yaptık. Odunpazarı’nda yapılmadı. Niye yapılmadı... O zamanki belediye başkanı Hoca ile ters düştüğü için yapmadılar. Ha yapmadılar da cezalandırıldılar mı? Yoo... Bu mahalleler 2006 veya 2007’de tekrar eski rejimine döndürüldü. Eski haline döndürülürken sosyal donatılarda artırım falan yapılmadı. Niye o zaman Yeşiltepe 89’da iki kata indirildi, depremden sonra 3-4 kata dönmedi? Niye bir tek Yeşiltepe böyle olsun? Bunu söylediğimde Bağlar’dan bahsediyor, şuradan bahsediyor buradan bahsediyor. Odunpazarı’nda yok mu? Niye onlardan birinden bahsetmiyor? Tramvay diyor... 1/25 binlik planda, ulaşım ana planlarında Yeşiltepe’den zaten tramvay geçmiyor. Eskişehir’in yerinde dönüşümü bitmek üzere. Eğer böyle bir düşüncen vardı 1/25 binlik planda niye Yeşiltepe’yi kentsel dönüşüme sokmadılar. Normal konut... Kentsel dönüşümü yapabilmek için planda muhakkak onun önlemini alman lazım.”

Plan göstermedi, hep maket gösteriyor
Büyükşehir’in Gündoğdu Projesi’nden de bahseden Ataç, “Gündoğdu başka bir şey. Gündoğdu’da yeşil alanı gösteriyor. Hoca orada bir tane plan göstermedi ki hep maket gösteriyor. Oradaki yeşil alan tamamen askeriyenin istediği yeşil alan. Onu yapmazsa zaten askeriyeden onay çıkmaz. O zaman hızla akıp giden bu mevcut plan durdurulsun. Bundan sonra zaten dönülmez hale geçiyor. Kentsel dönüşüm falan yapılamaz. Çamlıca, Şirintepe bitiyor... Kumlubel’de Esenli Sokak’a gittim, tanıyamadım. Bir senede dönüştü. Adam Yeşiltepe’nin bitişiğindeki Şirintepe’yi görüyor üç dört kat, Sütlüce’yi görüyor üç dört kat... Ha bundan bir rahatsızlık varsa planların durdurulması lazım. Sonra apartmanla uygar şehir olunmaz arkadaşlar. Bir de mahalle kültürümüz var. Biz yaptığımız planın arkasındayız. Çünkü biz 1/25 binlik planın ruhuna uygun olarak revizyon yaptık. 2012’de gönderdiğimiz planı ‘beğenmedik, uygun değildir’ diyerek geri iade ettiğini söylüyor. Değil... Bize yazdıkları bir tek yazı var. Planı da iade etmediler. 25 binlik plan yapılacak biraz bekleyin dendi” dedi.

Sosyal donatılar fersah fersah yetiyor
Ataç, Yeşiltepe’deki sosyal donatıların iki buçuk kilometre uzağa taşınmasıyla ilgili eleştiri için “Sosyal donatılarla ilgili ilginç şeyler göstereceğim. Devlet Hastanesi’nde ANATEM yani madde bağımlılığıyla ilgili bir bina yapılmak isteniyor. Yer rekreasyon alanı. Buraya yapmak istiyorlar, yapsınlar. İtirazımız yok. Bu rekreasyonu alıyorlar 16 kilometre ötede Tepebaşı bölgesinde bir noktaya atıyorlar. Bizim 2,5 kilometre ile alay ediyor hocam. Ve inanın esasında öyle bir ihtiyaç da yok. Yeşiltepe’nin mevcut sosyal donatıları fersah fersah yetiyor. Çok ileride çok ihtiyaç olursa ve Sakintepe’yi de planlayabilmek adına sosyal donatıları oraya attık” diye konuştu.

Herkese hakaret etti
Ataç’a, Büyükerşen’in modern ve sağlıklı yapılar istediği aktarıldı. Ataç, şöyle konuştu: “Hoca çok çağdaş da biz de köyden gelmedik arkadaş. Mizansen oraya itfaiye sokulmuş. Bu dar sokaklar dünyanın her yerinde var. Adam küçücük itfaiye yapmış, onu sokuyor. Küçük çöp kamyonları koymuş onunla önlüyor. Bunun çözümleri var. Viyana’da birçok sakak var daracık sadece bir tramvay geçer tramvayın arkasından lastik tekerlekli araçlar gider. Yani dar sokak sadece Yeşiltepe’de yok ki. Büyükdere’de var, orada da var, burada da var. Benim üzülerek söylemek isteğim şey bu konuda Yeşiltepe’nin günah keçisi olması. Vur abalıya... Yani sadece Yeşiltepe’ye kentsel dönüşüm yapacaksan Eskişehir’i kurtulacaksa yapalım. Arkadaş o insanlara hakları verilecek. İnan evleri çöktü çöküyor o kadar kötü ki insanların durumu. Adam ’18 yıl geçti niye bana bir şey yapmıyorsunuz’ diyor. Haklı değil mi? Bize hakaret etti, Yeşiltepeli’ye hakaret etti, gazetecilere hakaret etti, herkese hakaret etti. Dolayla bize de giydirdi. Giydirebilir büyüğümüzdür. Her zaman söylüyorum Hoca söyler eder ama ben yanlışları düzeltmek mecburiyetindeyim. Biz kötü bir şey yapmadık. Bunu bu derece sinirlenecek, kızacak bir şey yok bunda. Eskişehir’de bekleyen çok ciddi imar konuları var. Sekiz mahallede kentsel dönüyüm var. Sadece bir maket yapıldı. Orada millet kan ağlıyor. Alamıyor, satamıyor. Dondu kaldı. Vatandaşın bu kadar uzun süre mağduriyeti güzel bir şey değil. Orada da benim memnuniyetsizliğim var. İTÜ’de de dile getirdim...”

Kafandan esip ben burayı kentsel...
Ataç, şöyle devam etti: “Büyükşehir Meclisi’ndeki o oylamalar tamamen kasıt. Tepebaşı’na bir şey yaptırmamak üzerinden yapılan çalışmalar. Açıkça söyleyeyim. Hak etmediğimiz bir şeyi söylesek... Ama ikisi de bizim malımız sadece lejand değişikliği olacak. Engelliyor ama vatandaşın işini yapıyor. Daha anlatsam çok şeyler var. Ama Yeşiltepe bu konuda günah keçisi olmasın. Orada kentsel dönüşüm yapacaksanız 1/25 binlik plan yeni geçti koyardınız oraya elin rahatlardı, yapardın. Kafandan esip ben burayı kentsel dönüşüm yapıyorum diyemezsin.”

Lütfen savcılığa teslim etsin onu
Ataç, “Bundan sonra ne olacak” sorusunu “Böyle kalacak. Bizim yaptığımız planı anlamsız, geçersiz, saçma sapan buluyorlar. Ama yapılan plan son derece doğru” diyerek yanıtladı. Ataç, “Konuşmuyor musunuz dediniz. Evet konuşmuyoruz. Konuşacak ortam yok. O kadar ağır şey olur mu? İnanın ikisi de günlerce kendine gelemedi. Bu adamların kentin planları üzerinde çok büyük emekleri var. Kaç plan yaptık, saydım. Onların dışında plan var mı? 99’dan beri yapılan... Bizim birbirine inanmış bir ekibimiz var. Dürüst, bilgili insanlar... Biz ilk defa böyle bir şeyle suçlanıyoruz. Çok ağırımıza gitti bizim. Bilen biri varsa lütfen savcılığa teslim etsin onu. Ben hiçbir şeyi oy için yapmadım. Benim adım Ahmet Ataç. Beni bütün Eskişehir bilir. Ne olduğumu çok iyi bilir. Ama bazılarına biz kendimizi tanıtamamışız demek ki” diye konuştu.
 
1000
icon
eskişehirli 20 Ocak 2018 00:37

seçimlermi yaklaşdı acaba eskişehirin gerçek sorunları çözüldü çözülmedi tartışmalar yoğunlaştı yıllardır sorunlar görülmüyormuydu

0 3 Cevap Yaz
Ataç 19 Ocak 2018 21:29

Ataç beyin dediklerini yıllardır söylüyor diğer partiler. Ataç söyleyince mı danketti milletin kafası

2 0 Cevap Yaz
Zafer mahallesi 19 Ocak 2018 19:55

Başkanım Zafer mahallesine de bi el atarsanız iyi olacak.Şehrin ortasında çöküntü vaziyette kalmış 40-50 senelik evler de yaşıyoruz.Çevre mahalleler(kumlubel,tunalı,fatih,ömerağa)gelişti evleri yenilendi modern yapılar yapıldı.Fakat zafer mahallesi çöküntü biçimde kaldı.Başkanım Zafer mahallesi sizden çözüm bekliyor.Saygılar.

2 2 Cevap Yaz
Haklısın Ahmet bey 19 Ocak 2018 13:30

Sonuna kadar katılıyorum Ahmet bey size.Hoca suçlamaktan başka bir şey yaptığı yok.Herkese hakaret etsin bağırsın çağırsın insanları hakir görsün küçümsesin fakat suçlu siz olun..Şaka gibi bir durum ortaya çıkıyor.Siz canınızı sıkmayın başkanım vatandaş her şeyi görüyor anlıyor.HOCA ANLAMIYORLAR ZANNETSEDE...

2 4 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat

CHP Eskişehir Milletvekili Adayları
CHP Eskişehir Milletvekili Adayları