alexa
Hatipoğlu-WEB

Türkiye'nin can damarında korkutan görüntü!

Videoyu Aç Türkiye'nin can damarında korkutan görüntü!
A
a

Türkiye'nin ikinci büyük nehri olan Sakarya Nehri kurumaya yüz tuttu. MHP Ankara Büyükşehir Meclis Üyesi Mahir Özel, “Milyonlarca balık yok olmuştur. Ekolojik dengeyi mahvediyoruz” dedi. 

Türkiye'de yıldan yıla yaşanan kuraklık, yağış azlığı ve düzensizliği ve sulanabilen alanların artmasıyla birlikte Polatlı'da 2007'den bu yana tarımda ciddi ölçüde su sıkıntısı yaşanıyor. Bunların yanında beşeri etkenler de su sorununu günden günden tetikliyor. Polatlı'daki bu soruna bir nebze çözüm olabilecek İlyaspaşa Barajı'nın bitmesi Sakarya Nehrini ve Sakarya Nehrinden sulama yapan Polatlı çiftçisi için büyük bir önem arz ediyor. Sakarya Nehri'nin kuruması ve burada uygulanan yanlış politikalara dair önemli açıklamalarda bulunan MHP Ankara Büyükşehir Meclis Üyesi Mahir Özel, “Ankara'da yapılan planlamalara göre Güney ve Kuzey Sakarya Sulama Projesi adı altında iki proje uygulanmakta. Bu proje ile buradaki kullanıcılara, tarla sahiplerine, DSİ tarafından izinler verilmektedir. Metre kare cinsinden ya da dönüm cinsinden alanlara göre izinler verildiği söylenmektedir” ifadelerini kullandı.

“Milyonlarca balık yok olmuştur. Ekolojik dengeyi mahvediyoruz”

Bazı vatandaşların kullanım için izin verilen alanın dışına çıkarak bilinçsizce sulama yaptığını vurgulayan Özel konuşmasına şöyle devam etti:

“Hemen kenarda 20 dekarlık bir arazi için izin alan kullanıcısının çok daha büyük bir motorla bunu 5 km, 10 km, 15 km ilerideki başka sahaları da suladığı söylenmektedir. İkinci olarak bu atılan, gönderilen suyun buradaki vatandaşın vahşi sulama diye tabir ettikleri, salma sulamayla yapıldığı görülmektedir. Maalesef ülkemizde sulamanın yüzde 91'inin salma sulamayla, yüzde 8 kadarının fıskiye sistemi dediğimiz sistemle ve yüzde 1'inin ancak en verimli metot olan damlama metoduyla yapıldığını görüyoruz. Salam sisteminde bu nehirden son derece büyük motorlarla alınan ve uzak yerlere verilen izinler dışında da çekilen hatlar nehrin bu hale gelmesinin en büyük sebeplerinden birisidir. Bir diğeri tabiat şartlarının dengesiz mevsimsel akışların olmasıdır. Yani bazı mevsimlerde çok yavaş alıyor bazı mevsimlerde hiç almıyor. Sebeplerinden birisi de budur. Diğeri ise bu nehir üzerine kurulacak barajların çeşitli etkenler yüzünden zamanında bitirilememesidir. Planlama yapılmıştır. 40 yıl önce planlaması yapılan barajlar vardır. Maalesef hala bitirilememiştir. Diğer etken de insanlarımızın bu sistemi bir türlü uygulamaya sokamamalarıdır. Ben özellikle bu kullanıcı vatandaşlarımızın eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerektiğini öneriyorum. Buradaki sulamada bu nehri kullanan vatandaşlarımız mutlaka eğitilmelidir. Damlama metodu ya da fıskiye metoduyla çok daha fazla suyun uygun ve verimli kullanılacağı söylenmektedir. Şu hale gelen nehir ekolojik denge bakımından bir felakettir. Burada bütün tabiat varlıları, bütün canlılar halk tabiriyle kurt kuş buradan su içmektedir. Milyonlarca balık yok olmuştur. Ekolojik dengeyi mahvediyoruz. Bunun içine biraz bencilik ve ego giriyor. Sıkıntı büyüktür. İlgililerin buna hemen el atmalarında fayda görüyorum. Planlanana barajlar vardır. İlyas Paşa Barajı proje halinde. Bunun bir an önce bitirilmesinde fayda görüyorum. Son 10 yıldır, 15 yıldır kurak havalarda bu hale gelmiştir ve kullanıcılarımız, diğer ihtiyaç sahipleri zaruri duruma düşmüşlerdir. Türkiye'nini ikinci büyük nehrinin bu halde olması bir trajedidir. İnsanlarımız açısından, canlılar açısından ve bitki örtüsü açısından trajedidir. Biz de bu konuda ilgili yerlere ilgili müracaatlarımızı mutlaka yapacağız. Bundan iyi bir sonuç alacağımızı umut ediyorum”.

Nehrin birikmiş küçük su bölümlerinde ekolojik dengenin mahvolduğunun gayet açık bir şekilde görülebildiğinin altını çizen Özel, balıkların dar bir alana sıkışıp yaşam alanlarının yok olduğunu kaydetti. Ekolojik dengenin giderek bozulduğunu belirten Özel, “Birikmiş bu küçük su bölümlerinde ekolojik dengenin nasıl mahvolduğunu görüyoruz. Balıkların dar bir alana sıkışıp çaresizce oraya buraya ittiğini izledik. Burası tamamen bittiği takdirde onlar da tamamen yok olacak. Bu bize bu işlerin çözümünün bir an öne gerçekleştirilmesinin gerektiği konusunda bize alarm veriyor. Duyarlı olan herkesi göreve çağırıyorum. Kullanıcıların, tüketicilerin, ilgili arkadaşlarımızın el birliğiyle bu işin altından kalkmak için çözüm üretmelerini bekliyoruz. Buradaki köylü kardeşlerimizin çok güzel düşünceleri var. Her köy için Sakarya'nın hemen kenarında belirli havuzlar oluşturulmasını teklif ediyorlar. Herhangi bir kesilmede suyun bitmesinde o havuzlardan tabiattaki bütün canlı hayvanlar faydalanabilecek. Oradan ağacın sulamaları yapılabilecek, ihtiyacı olanlar ihtiyaçlarını görebilecek. Çünkü Porsuk üzerinde yaklaşık 180 km'lik havzanın üzerindeki köyle bu şekilde modifiye edilmiş yani köylerde, Porsuk Çayı'nın kenarında uygun şekilde havuzlar oluşturulmuş ve bu havuzlar suyun debisinin yüksek aktığı dönemlerde doluyor, su debisinin azaldığı ya da sıfıra indiği dönemlerde de devreye giriyor .Barajsızlığa bir çare olarak bu düşünülmüş. Bence de çok güzel bir düşünce olarak geldi. İlgililere bunu da teklif etmekte fayda var diye görüyorum” şeklinde konuştu.
 
1000
icon
Ukab UKABE 27 Temmuz 2018 21:34

Çok doğru bir tespit.nehrin servisinden fazla sulama kapasitesi var.Derhal cazibeli sulamadan vaz geçilmelidir.Su kaynağından km lerce uzaktaki alanlar suçlanmaktadır.Belki kısa vadede maddi kazanç sağlanmaktadır,ancak ekosistem hızla yok olmaktadır.Karasal şu ekosistemi çökmüş durumda.Hani bir slogan var ya, “Son balık öldüğünde, son nehir kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde beyaz adam paranın yenmediğini anlayacak.”

0 1 Cevap Yaz
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat